15 adımda hamilelikte bulantı ve kusmayı azaltın

0

Gebelikte bulantı ve kusma oldukça sık rastlanan ve özellikle anne adayının hayat kalitesini azaltarak, iş yaşamını da olumsuz etkileyen bir durum. Alacağınız bazı önlemlerle hamilelikte bulantı ve kusmayı azaltabilirsiniz.

Hamilelik, her anne aday adayının heyecanla beklediği bir dönem. Ne var ki beraberinde getirdiği bazı etkilerden de çekiniyoruz. Bunların başında da bulantı ve kusma geliyor. Daha çok sabahları görülen bu bulantı ve kusmalar her gebelikte olmak durumunda değil. Hatta bir karının iki gebeliğinde bile farklılık gösterebilir. Daha çok aç olduğunuzda kendisini belli eder. O yüzden hamilelik döneminde çok aç kalmamaya dikkat etmeniz gerekir. Sebebi tam olarak bilinmese de bu durumu en aza indirmek biraz olsun elinizde. Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, hamilelikte bulantı ve kusmayı azaltacak yöntemleri sizler için yazdı:

Bulantının nedenleri
Hamileliğin oluşmasıyla birlikte HCG dediğimiz hamilelik hormonu, tiroit bezi hormonu ve kortizol gibi hormonların düzeylerinde değişiklikler başlar ve bu değişikliklerle beyinde bulunan kusmadan sorumlu merkezler uyarılır. Bu da bulantı ve kusma belirtilerinin ortaya çıkmasına sebep olur.
Sabah bulantıları gebeliğin erken dönemlerinde başlar ve oldukça yaygın bir şikayet olduğu için sıklıkla hekimler tarafından çok önemsenmez. Bazen de anne adayları, tedavide kullanılan ilaçların güvenirliğinden endişe duyduklarından, tedaviyi reddeder. Oysa bulantı ve kusmalar başladıktan sonra belirtileri kontrol etmek güçleşir. Erken dönemde uygulanan tedavi daha ciddi komplikasyonların ortaya çıkışını (hastanede yatmak gibi) önleyebilir.
Hafif olgularda diyet ve yaşam tarzını değiştirerek çözüm bulmak mümkündür, daha ciddi vakalarda ise etkili ve güvenilir tedavi seçenekleri bulunabilir. Maalesef kesin nedeni bilinmemektedir ama hormonal durum, gebeliğe adaptasyon ve psikolojik yatkınlık olası nedenler arasındadır. Mol gebeliği veya çoğul gebelik gibi plasenta hacminin arttığı durumlarda bulantı-kusma oldukça sık görülür. Belirtilerin şiddeti kişiden kişiye değişmekle beraber, 9. haftada en üst seviyeye ulaşır. Erken tedavi ve diyetteki düzenleme belirtilerin ilk 3 ayın sonuna doğru azalmasını sağlar. Nadiren 20. haftaya kadar devam edebilir. Bazen gebeliklerin bir kısmında ( yüzde 3 ila 0,3 kadarında ) durum gittikçe şiddetlenir ve bu süreç uzar. Gebeliklerin yalnızca yüzde 25’inde bulantıya rastlanmaz.

İlk üç ayda görülen bulantı ve kusma diğer aylarda çoğu zaman görülmez. Ancak hamilede, örneğin idrar yolu enfeksiyonu gibi bir enfeksiyonun veya gastrit, ülser, reflü gibi hastalıkların olması, hastada tiroit bezinin aşırı çalışıyor olması; dönem dönem veya tedavi edilmezse sürekli bir bulantı ve yanma yakınmasının devam etmesine ve bazen de kusmalara sebep olabilir.

Neler yapabilirsiniz?

  • Küçük miktarlarda sık sık beslenin, yağlı ve baharatlı gıdalardan uzak durun.
  • 2 saatte bir küçük öğünlerle beslenmeye çalışın, böylece asla aç kalmazsınız.
  • Son küçük öğün gece yatmadan olmalı ki sabah uyandığınızda mideniz bulanmasın.
  • Yiyecekleri yavaş ve iyi çiğneyin.
  • Kuru ve soğuk gıdalar tüketin (kraker vb)
  • Sıvı tüketimi öğün aralarında olsun. Limonata bulantınızı azaltacaktır. Alkollü ve kafeinli içeceklerden uzak durun.
  • Kokulardan uzak durun, mümkünse yemek yapmayın.
  • Kızarmış, yağlı yiyecekler yemeyin.
  • Yemek sonrası uzanırsanız, başınız yüksek olsun.
  • Bulantı ve kusmayı provoke edecek güçlü kokulardan, sıcaktan ve gürültüden uzak durun.
  • Dışarı çıkın ve temiz hava alın.
  • Sıvı kaybını, B vitamini takviyesi ve elektrolit dengesini düzeltin.
  • Zencefilin olumlu etkisi vardır, deneyebilirsiniz.
  • Elektrik uyarılı bileklikler ve akupunkturun etkinliği şüphelidir…
  • B6 vitamini yıllardır tedavide kullanılmaktadır. ABD’de 2013’te piyasaya yeniden çıkan Doksilamin+B6 vitamini kombinasyonu Diclectin adlı ilacın oldukça etkin olduğu bilinmektedir. Bu ilaç gece yatmadan önce kullanılmalıdır. Ondansetron da son dönemde etkili olarak kullanılabilen ilaçlar arasındadır. Tedaviye dirençli olgularda, hastaneye yatırılarak, düzenli sıvı ve kortikosteroid tedavisi de uygulanabilir.

Share.

About Author

Leave A Reply