Aman güneşe dikkat!

0

Evet güneş sağlıktır enerjidir. Ama bir o kadar da tehlikelidir. Yaz aylarında denizi ve güneşi en iyi şekilde değerlendirmek istiyoruz. Haklıyız da ama bunu yaparken dikkatli olmamız şart.

Güneş ışınlarının D vitamini sentezi gibi olumlu etkileri de vardır ancak burada söz konusu olan aşırı UV ışını maruziyetidir. Son 15-20 yıldır ozon tabakasının incelmesi nedeniyle deriye ulaşmakta ve kansere neden olmaktadır. Yine UVA ve UVB tamiri mümkün olmayan DNA hasarına yol açmakta dolayısıyla güneş ışını hasarı birikici olduğundan çocukluk çağından itibaren olumsuz etkisi başlamaktadır. Biliyor musunuz ki, deri kanserleri tüm kanserler arasında en yaygın görülenler arasında yer alıyor. Türkiye`de tüm kanserler arasında deri kanserleri yüzde 16.67 ile 4. sırada… İstanbul Florence Nightingale Hastanesi, dermatoloji kliniğinden, Prof. Dr. Sibel Alper, çocuklukta bir kez bile güneş yanığı geçirmek, ileri yaşlarda deri kanseri riskini 3 kat arttırdığına dikkat çekiyor…

Vücudunuzdaki değişiklikleri iyi analiz edin
Vücutta yeni çıkan veya doğuştan olan bir benin renk, ebat veya şekil değiştirmesi, kanaması, büyümesi, birden çok renkli olması, kaşınması durumlarında dikkatli olunmalıdır. Tüm bu değişikliklerin tehlikeli bir hastalığın habercisi olabileceği hatırlanmalı ve en kısa sürede bir dermatoloji hekimine başvurulmalıdır. Her kanserde olduğu gibi deri kanserlerinde de erken tanı ve tedavi büyük önem taşır.
Daha kanserleşmenin başladığı aşamada tanı koyabilmek amacıyla dermoskop, bilgisayarlı dermoskopi gibi görüntüleme yöntemleri geliştirilmiştir. Yine kişilerin bu cihazlarla ben haritaları çıkarılmakta, kaydedilmekte, düzenli kontroller sırasında en ufak değişiklik fark edilerek tehdit ortadan kaldırılmaktadır.

Peki nasıl korunalım?
Güneşten korunma deri kanserlerini önlenmesi, erken yaşlanma belirtilerini engellenmesi için en önemli etkendir. Korunmanın ilk basamağı mekaniktir, yani giysiler, şapka ile güneş teması minimize edilmelidir. Kumaşın cinsi bile korunmada etkili olmaktadır. Polyester ve yün, pamuklu kumaşlara göre UV ışınlarını daha çok emer. Kumaşın UV ışını emen kimyasallarla yıkanması korunmayı arttırır.
Mekanik korumaya ek olarak güneşten koruyuculardan yararlanılmalıdır. Ancak bu ajanların sürülüp kontrolsüz güneşte kalınması yarar yerine zarar getirecektir çünkü koruyucular belirli oranda ve sürelerde etkilidirler. Hiçbir koşulda saat 11:00 ve 16:00 arasında güneşte kalınmamalıdır. Koruyucunun uygun kullanılması koşuluyla etkinliği güvenilirdir. Güneş koruyucular m2 başına 20gr (cm2 ye 2 mg) olarak sürülmelidir. Birçok çalışmada kişilerin önerilen dozlarda güneş koruyucusu uygulamadıkları gösterilmiştir. Suya dayanıklı, geniş spektrumlu (UVA ve UVB), en az 30 faktörlü koruyucular önerilir.

Kremleri nasıl uygulayalım?
Dışarı çıkmadan yarım saat önce uygulanmalı, ortalama 4 saatte bir yenilenmelidir. Günümüzde deri tipine, sağlıklı veya dermatolojik sorunları olanlara göre ve değişik formlarda (krem, losyon, spray, renkli) koruyucular mevcuttur. Dermatoloğunuza danışarak ürün seçmeniz yerinde olacaktır. Güneş koruyucular içinde organik, inorganik (titanyum dioksit, çinko oksit) kimyasallar bulunabilmektedir. Ürün seçimi yaşa, amaca göre olmalıdır. Çok basitleştirecek olursak, eğer kişide 1 saat içinde güneş yanığı gelişiyorsa, SPF 15 koruyucu ile 15 saatte gelişir diye düşünülebilir (15 kat fazla sürede). Ancak burada alınan UV ışınının hep aynı dozda olması koşuldur. Oysa günün her saatinde bu doz değişmektedir. Yine güneşten koruyucunu hem UVA hem UVB’ye karşı koruma sağlaması idealdir. Çünkü UVA ışınları ani zarar vermemekte ancak DNA hasarı yaratarak yıllar içinde deri kanseri oluşumuna yol açmaktadır. Gözlerin gözlükle, dudakların da yine güneşten koruyucu ile korunması unutulmamalıdır.

Share.

About Author

Leave A Reply