Annelerden sorular ve cevapları 5

0

Screen Shot 2015-05-23 at 12.30.22 PM

 

Çocuğum kırmızı eti ağzına alınca çevirip duruyor ve en sonunda çıkartıyor. Ben de vitamin alsın diye her yemeğin içine et ve patates katıyorum; o da bol bol patates yiyor. Etin vitamini bu patatesin içine geçer mi?

Et yemeyi sevmeyen çocuğunuzun bu durumu ile ilgili çözüm üretmek önemli. Her ne kadar etle birlikte yemekte bulunan patates gibi besinler de ekstra besleyici özellik kazansalar da, et yemenin yerini tutmaz.
Bilindiği gibi 6. aydan sonra anne sütündeki demir miktarı azalır. Bu açığı kapatmak için demir ihtiva eden ek gıdalar bebeğe verilmelidir. Kırmızı et protein içeriği dışında özellikle küçük çocuklar için çok gerekli olan demiri bolca bulundurur. En iyi demir ihtiva eden gıda, kırmızı ettir. Ayrıca pek çok besinde dengeli miktarda bulunmayan iyot, taurin, vitamin B12, vitamin D gibi mineral ve vitaminleri de içermektedir. Çocukların fiziksel ve psikososyal gelişimlerinde demir çok önemli bir yere sahip olduğu için büyüme gelişmenin hızlı olduğu dönemlerde, kansızlığı engelleyecek besinlerle beslenilmesi gereklidir. Bu gereklilik içinde kırmızı et mutlaka çocuğun beslenmesine eklenmelidir. Mümkün olduğunca kaliteli protein içeren kırmızı ete çocuğunuzu alıştırmak gerekli. Yine de şimdilik kırmızı et vermeyip, yerini alabilecek diğer besinlerle çocuğunuzu beslemeniz en doğrusu olacaktır.

Bu tür besinlere karşı bir isteksizliği geliştirmemek için çocuk zorlanmamalı. Belli bir süre sonrasında değişik pişirme yöntemleri uygulayarak daha önce yemediği kırmızı eti çocuğunuza yavaş yavaş ve yeniden tattırmanızı öneririm. Zamanla yeni tatlara daha açık hale gelen çocuklarda, önceki yenmeyen besin öğelerinin istekle yendiği çok sık gözlemlediğimiz bir durumdur. Bu arada diğer protein kaynaklarından faydalanmak en doğrusu olacaktır. Kırmızı et dışında tavuk eti, balık, süt ürünleri ve yumurta gibi hayvansal protein kaynakları ile baklagiller (fasulye, nohut, mercimek, bezelye gibi gıdalar) gibi bitkisel protein kaynaklarından yararlanılmalıdır.

Bebeğim 8.5 aylık. Bu ayda hangi ek gıdaları verebilirim?

Hızlı büyüme gelişme döneminde olduğu bu dönemlerde sebze ve meyve türü yiyeceklerin miktarını azaltmamak şartıyla uygun miktarlarda et verilebilir. 6. aydan itibaren kahvaltıda haftada 2 kez yumurta sarısı verilebilir. Alerjik olabileceği için bir yaşından önce beyazı çok tavsiye edilmemektedir. Bir yaşından sonra yumurtanın tamamını gün aşırı gibi vermeye başlayabilirsiniz.

Ek gıdalara alışan bebeklere, balık ve kıymalı yağsız sebze yemekleri de verilebilir. Günde bir-iki kez sebze ve meyve verilmelidir. Bu şekilde alacağı vitaminler, mineraller ve antioksidanlar ile sağlıklı bir gelişim mümkün olacaktır. Özellikle taze balığın çocuklara verilmesi önemli. Çünkü balığın içindeki omega-3 yağ asitleri, çocuğun beyninin ve zekasının gelişimine oldukça önemli katkılarda bulunacaktır. Aynı zamanda balık yiyerek D vitamini de alan çocuğun iskelet gelişimi hızlanır.
Baklagillerin hangisi olursa olsun beslenme listesine alınmalıdır. Üç-dört dilim ekmek, unlu ürünler tüketilebilir. Sadece aşırı tatlı ürünlerden mümkün olduğunca uzak durmak yararlıdır. Çünkü bu tür gıdalar çocuğun iştahını olumsuz etkileyen gıdalardır. Hatta sebzeleri bile meyvelerden önce vermek, meyvenin tadını alan çocuğun sebzeye olan ilgisinin azalmasını önlemede etkin bir yöntemdir.
8.5 aylık bir çocuğun yiyeceklerine örnekler verecek olursak, acısız tarhana çorbası, pirinçli yoğurtlu çorbalar, mercimek çorbası (çorbalara küçük kıymalar eklenebilir), meyve püresi rahatlıkla verilebilir. Bu ayın sonunda yani dokuzuncu aydan itibaren de bu yiyeceklere ilaveten iyi pişmiş nohut ve mercimek yemekleri, patates, kabak, taze fasulye, pazı, ıspanak gibi sebze yemekleri, balık, köfte, et yemekleri, etli veya mercimekli dolmalar, ekmek ve soyulmuş meyve parçaları, makarna ve pilav verilebilir. Gördüğünüz gibi çocuğunuz hemen her türlü gıdayı yiyebilir şu anda. Bir yaşına kadar bebeğiniz için sakınmanız gereken gıdalar inek sütü, bal, tuz, çay ve yumurta beyazıdır.

dreamstime_s_27960714

3 yaşındaki çocuğumda geniz eti varmış. KBB doktoru ilaç vererek bekleyin dedi ama endişeleniyorum. Bu konuda bilgi verir misiniz?

Geniz eti büyümeleri ve iltihaplanmaları, çocuklarda soluk alma zorluğu, ağız açık uyuma, ağızdan soluma, genizden konuşma, horlama, hırıltılı soluma, ağız kuruluğu, burun tıkanıklığı ve akıntısı, uyku bozuklukları, uykudan sıçrayarak uyanma, sık yineleyen orta kulak iltihabı, işitme kaybı, iletişim bozuklukları, çene ve yüz kemiklerinde gelişim bozukluğu, sinüzit, baş ağrısı gibi pek çok rahatsızlığa yol açabilmektedir. Oluşturduğu rahatsızlıklar nedeniyle çocuklarda iştahsızlığın görülmesi de mümkündür. Dolayısıyla geniz eti iltihaplanmaları ve büyümeleri sonucunda, çocukta büyüme ve gelişme geriliği oluşabilir. Genellikle on yaşından sonra ergenlik ile birlikte geniz etinde küçülmeler yaşandığından, geniz eti büyümeleri daha çok on yaşından önceki çocukluk çağında önemli sağlık sorunlarına yol açar. Bahsettiğim sağlık sorunlarını oluşturma ihtimali nedeniyle, çocuk hangi yaşta olursa olsun geniz eti büyümeleri iyi incelenmeli, tedavi şekli ona göre belirlenmelidir.
Geniz eti büyümelerinde öncelikle tıbbi tedavi yolu denenmelidir. Bu şekilde rahatlayan, semptomların giderildiği çocuklarda ameliyat düşünülmemelidir. Yine de ciddi solunum güçlüğü yaratan burun tıkanıklığı durumlarında, horlama ve uyku apnesinin (uykuda soluğun belli bir süreyle durduğu bir rahatsızlıktır) varlığında, çok sık tekrarlayan orta kulak iltihaplarının ve sinüzitin varlığında, işitme kaybına kadar varan bazı kulak rahatsızlıklarında ameliyat gereklidir. Genellikle dört yaşından sonra önerilen bu ameliyat ciddi durumlarda doğumdan sonraki herhangi bir yaşta uygulanabilir. 3 yaşındaki çocuğunuzun, geniz eti büyümesi nedeniyle ameliyat olmasının gerekip gerekmediğine karar verebilmek için muayene olması, ameliyat gerekliliklerinin araştırılması ve var olan şikayetlerin ilaçlı tedavi ile giderilememesi gereklidir. Size önerim kulak burun boğaz hastalıkları konusunda uzman olan, çocuğunuzun tedavisini düzenleyen bu doktor arkadaşımızla sıkı bir iletişim içinde olmanız.

Oğlum 4 yaşında. Boyu 99 cm, ağırlığı ise 15 kg. Acaba neden kilo alamıyor?

4 yaşındaki erkek çocuklarının 92-114 cm arası boya, 12.3-21.1 kg arası bir kiloya sahip olması normal kabul edilmektedir. Oğlunuzun boyu ve kilosu, ortalamanın bir parça altında olsa da, çok da kötü değil. Bebekler, doğdukları senenin sonunda, pratik olarak doğum kilolarının üç katına, ikinci senenin sonunda ise dört katına ulaşırlar. Aslında çocukları, uzun dönem araştırmalardan sonra ortaya çıkarılmış olan, aylara ve yaşa göre büyüme gelişme eğrilerinden yararlanarak takip etmekteyiz. İkinci yaştan sonra, artan aktiviteye bağlı olarak enerji gereksinimi artmasına rağmen, oyun çağı çocuklarında genelde beslenmedeki düzensizlikler nedeniyle, kilo alımında duraklama ve kilo kaybı görülebilmektedir. Gördüğünüz gibi oğlunuz yaşındaki çocuklarda kilo alamama ya da kilo kaybının en büyük sebebi yine yetersiz beslenmedir. Bunun dışında ilgi eksikliği nedeniyle duygusal anlamda sıkıntılı çocuklarda, kronik hastalıklara sahip çocuklarda, demir eksikliğine bağlı kansızlığın varlığında, herhangi bir enfeksiyon hastalığı (orta kulak iltihabı, üst solunum yolları rahatsızlıkları, idrar yolu iltihabı gibi) varlığında, tiroid bezlerinin fazlaca hormon salgıladığı bir durum olan hipertiroidi denen hastalıkta, bağırsaklarda besinlerin emilimi ile ilgili birtakım hastalıklarda, yurdumuzda çok sık rastlanan paraziter hastalıklarda (kıl kurdu, bağırsak solucanı gibi) çocuklarda kilo alamama ve zayıflama durumu ortaya çıkabilmektedir.

4 yaşındaki çocuğum, sanki uzun yıllar sigara içen insanlar gibi öksürüyor. Ne yapmalıyım?

Öksürük, solunum yollarının, kendini çeşitli olumsuz etkilerden koruyan koruyucu bir mekanizmasıdır. Ama elbette öksürüğe yol açan sebebin tamamen ortadan kaldırılması ile öksürük refleksi de giderilebilir. Geçirilen bir alt solunum yolları rahatsızlığı nedeniyle balgamlı öksürük oluşması mümkündür. Çocuğunuzdaki öksürüğü de sık tekrarlayan akut bronşit rahatsızlığına bağlayabiliriz elbette. Yine de bu tür enfeksiyon hastalıkları ile birlikte var olabilecek bir alerji, bronsektazi dediğimiz bronşların genişlediği rahatsızlığın varlığı atlanmamalı. Çocuğunuzda eğer hem enfeksiyon hastalığı hem de örneğin alerjik bir durum mevcutsa, antibiyotik bitmeden öksürüğü yeniden başlayacaktır. Çünkü burada öksürüğü başlatan sebep bu sefer enfeksiyon hastalığı değil, alerjidir.

Bütün üst solunum yolları enfeksiyonları, akciğerleri tutan astım, bronsektazi, tüberküloz, zatürre, bronşit, iki yaşının altında bronsiolitler, alerjiler, sigara, kirli hava, kistik fibrozis dediğimiz doğumsal hastalık, bazı mide rahatsızlıkları, kalbi ilgilendiren bazı hastalıklar gibi pek çok sebep çocuklarda öksürüğe yol açabilmektedir. Çocuğunuzun geceleri üstünü açma eylemi bile hem sık hastalanmasına, hem de öksürüğünün tam olarak geçmemesine neden oluyor olabilir. Çocuğunuzdaki bronşitin sık tekrarlamasına neden olan tüm bu muhtemel sebeplerin incelenmesi gerekir. Bu nedenle size önerim çocuk sağlığı ve hastalıkları konusunda uzman bir doktor arkadaşımıza başvurmanız.

dreamstime_s_34891879

Bebeğim 13 aylık. Var olan alerjisi nedeniyle kaşıntısı olunca krem kullanıyoruz ancak buna rağmen vücudunun belli kısımlarında bulunan kırmızı renkteki lekeler geçmiyor ve kaşınıyor. Ne yapabilirim?

Bebeğinizin vücudundaki bu lekelerin muayene edilmesi önemli. Bu tür döküntülerin rengi, deriden kabarık olup olmadığı, birbirleriyle birleşme eğilimi, bulundukları vücut bölgeleri, üzerlerinde kabuklanma olup olmadığı, yaygınlığı gibi karakteristik özellikleri o cilt lezyonunu tanımlamamızda bize çok yardımı olan bilgilerdir. Bu nedenle çocuğunuzun muayene edilmesi gerekli. Onu muayene eden doktor arkadaşımız, alerji kökenli olduğunu ifade ettikleri bu lekeler için krem tarzı bir ilaç vermişler. Bu tür ilacın gereksiz ve yanlış kullanımı bazen gerçekten de olumsuz ve üzücü yan etkilere yol açabiliyor. Ama özellikle alerjik cilt lezyonlarının tedavisinde (atopik dermatit, egzema gibi) doktorun önerdiği doz ve süreyle kullanımı ile belirgin bir yan etki oluşmadan kullanımı da mümkün. Bu gerçekler ışığında bu ilacı doktorunuzun önerdiği şekilde (çok az miktarlarda, gece yatmadan sürülmesi gerektiği gibi) kullanmanızın, çocuğunuza zararı değil yararının dokunacağını düşünüyorum. 

Oğlum 1 yaşında ve 11 kg ağırlığında. Emzirmeye devam ediyorum. Günlük tüketmesi gereken et ve süt miktarı nedir?

Henüz bir yaşında olan ve boyunu belirtmediğiniz oğlunuzun kilosunu göz önüne alarak, şu an normal kabul edebileceğimiz bir gelişime sahip olduğunu söyleyebiliriz. 12 aylık erkek çocuklarının 7.4-12.5 kg arası bir kiloya sahip olması normal kabul edilmektedir.
Bir yaşından önce yüksek fosfor ve tuz oranı nedeniyle önermedigimiz inek sütü, bir yaşından sonra günde yarım litreyi geçmemek üzere çocuğun beslenmesine eklenmelidir. Bunun dışında özellikle kalsiyum oranı yüksek olan peynir (beyaz peynir, çökelek gibi) verilmelidir.
Altı aylıktan sonra hemen hemen tüm yiyecekleri yiyebilir hale gelen çocukların beslenmelerine, bir yaşından sonra süt ve süt ürünleri ile birlikte et de katılmalıdır. Kırmızı etin içindeki demir, çocuğun kansız kalmasına engel olarak, kaliteli protein ihtiyacını da karşılayacaktır. Etin miktarı çocuğun isteği doğrultusunda belirlenmelidir. Hızlı büyüme gelişme döneminde olduğu bu yaşlarda, sebze ve meyve türü yiyeceklerin miktarını azaltmamak şartıyla uygun miktarlarda et çeşitleri verilebilir.

dreamstime_s_23331290

Çocuğum 3 yaşında. Kahvaltıda yumurta ve sürülebilir çikolata dışında hiçbir şey yemiyor. Ne yapabilirim?

Yemek yememe ya da yemek seçme gibi davranışların pek çok sebebi vardır. Her beden tipinin de kendisini uyaran besin tipi var. Ve farklı fizyolojik yapıları, farklı hormonları var. Bu yüzden bazıları et yemezse, bazıları makarna ya da pilav, bazıları da sütlü yiyecekler yemediğinde doyamıyor. Çünkü kişileri etkileyen, uyaran, hormonları harekete geçiren bu yiyecekler. Dolayısıyla bu yiyecekler olmadan yemek masasına oturulmuyor. Çocuklarda da bu gerçekler geçerli. Yine de yemek yememe ya da yemek seçmeyi oluşturabilecek pek çok başka sebep de mevcut.

Üç yaşındaki çocuğunuzun dikkatini çekecek şekilde, yemekleri onun algılayacağı gibi methederek, çocuğunuzu yemek masasına bağlamaya çalışmalısınız. Ona bir birey gibi davranmalı, ayrı tabağında yerken çoğunlukla onu serbest bırakmalısınız. Çocuğunuzun yemek masasında tedirgin olmasını sağlayacak uygulamalar olan sert konuşmalar, bireyler arasındaki yüksek tondaki sözler, sevmediği yiyecekleri yemeğe zorlamak şeklinde tavırlar gibi durumları oluşturmamaya gayret etmelisiniz. Unutmayınız ki, karşınızdaki, algı kapıları sonuna kadar açık duran bir insan. Bu nedenle çocuğunuzun yanındayken dikkatli konuşmalı ve dikkatli hareket etmelisiniz. Eğer çocuk acıktıysa yemek zamanından önce yemek verilmelidir. Yemek öncesi şekerlemeler, tatlılar, çikolatalar gibi iştahını azaltacak besinler yedirilmemeli, yemeği dilediği miktarda tüketmesine izin verilmeli, çocuğun yemek yedirilen diğer kardeşine hissedebileceği kıskançlık nedeniyle ona karşı daha özenli ve şefkatli davranılmalı, çocuğun yiyebileceği miktarın daha altında bir yemeğin tabağına konulması ile çocuğun yemeğini bitirip, yemek istemesi sağlanmalı, sofra adabı konusunda sıkıcı ikazlarda bulunulmamalıdır. Bu tür yöntemlerle çocuğun yemek yemesi sağlanmaya çalışılmalıdır. Fazla baskıcı olmadan, yemek masasında özgür bırakarak, sevdiği yiyecekleri gözeterek, uygun besin maddelerini eklediğiniz bir beslenme tarzıyla çocuğunuzun iştahı geri gelecek, düzenli yemek yemeye başlayacaktır.

Bebeğim 8 aylık. 12 kg ve 78 cm. Sütüm azaldı, hala emzirmeli miyim?

Bebeğinizi iki yaşına kadar emzirmeye devam etmenizi öneririm. Dokuz aylıktan sonra besleyici değeri çocuğun gelişimine yetmemekle birlikte, anne sütünün içinde bulunan yararlı maddelerin, çocuğun gelişimine çok olumlu katkısı vardır. Anne sütünün oluşumu, çocuğun anne memesini emmesi ile tetiklenir. Bu fizyolojik gerçeklere göre emzirmeye ara verdiğiniz an, çok azalan sütünüz kesilebilir. Dolayısıyla sütünüz az da olsa emzirmeye devam etmelisiniz. Altı aylıktan sonra hemen hemen tüm yiyecekleri yiyebilir hale gelen çocukların beslenmelerine bir yaşından sonra, temel besinler olan süt ve süt ürünleri, unlu nişastalı besinler, et, balık, yumurta, baklagiller, sebze ve meyveler katılmalıdır.

 

Share.

About Author

Leave A Reply