Annelerden sorular ve cevapları 6

0

auyku

 

 

 

 

 

 

 

 

Bebeğim 1 yaşında. Geceleri derin uyuyamıyor ve çok dönüyor. Neden olabilir?

Çocuklar dönebilmeye başladıkları andan itibaren sevdikleri pozisyonda uyumaya başlarlar. Bazen yatarken ilginç pozisyonlara da bürünebiliyorlar. Gündüz uyanıkken herhangi bir sorunu olmayan çocuklarda endişe etmeye gerek yok. Aslında artık kendini döndürebilen bebeğinizin hangi pozisyonda yattığının da çok önemi yok. Yatakta çok dönen bebeğinizin uykudaki bu hareketleri ortam ısısı, giysileri, yatağının rahatsız etmesi gibi sebeplere bağlı olabilir.
Bebeğinizin sağlıklı ve kaliteli bir uyku uyuması konusuna gelince, bir yaşındaki çocuklarda günde ortalama 13-14 saatlik bir uyku yeterlidir. Bu dönemde çocuğun uyku alışkanlığının bozulmaması için mümkün olan destek sağlanmalıdır. Örneğin uykusunun geldiği saatler göz önüne alınarak çocuğu uyanık tutacak gezmelerden uzak durulmalı, o saatlerden önce beslenmesi sağlanmalıdır. Çocuğun uyku düzeni yaşadığı gerginlik, sinirlilik, karnındaki kolik ağrıları, annesinden yeterince duygusal destek alamaması, onun yanında yüksek sesle konuşulması, gürültülü ortamlarda bulunması, yaşadığı ortamın aşırı sıcak olması, çocuğu paylaşan birden fazla kişinin olması gibi nispeten masum sebeplerle bozulabilmektedir.

Masum sebeplerin dışında çocukta var olabilecek bir enfeksiyon hastalığı, kansızlık, diş çıkarma, çocukta “uyku apnesi” dediğimiz uykuda soluğun durduğu rahatsızlığın varlığı, geçirilen epilepsi (sara) nöbetlerinin varlığı, annenin kullandığı bazı ilaçların anne sütü yoluyla bebeğe geçmesi, anne süt emziriyorsa ve aşırı kafein alıyorsa çocuğun süt yoluyla aldığı kafein, çocuğun kullanmak zorunda olduğu bazı ilaçlar, kabızlık, poposunda var olabilecek pişik, çocukta var olabilecek herhangi bir organik rahatsızlık gibi pek çok rahatsızlığın varlığında da çocuğun uykusu bozulmakta, çok sık uyanmakta, uykuya dalmasında problemler ortaya çıkabilmektedir.

Çocuğunuzu üzdüğü kadar anne-babayı da üzen bu duruma yol açabilecek tüm muhtemel sebeplerin incelenmesi gerekli. Size önerim çocuğunuzun uyku düzensizliğinin araştırılabilmesi için en kısa zamanda bir doktora başvurmanız.

Yeni doğum yaptım. Sağlıklı beslenerek nasıl kilo verebilirim?

Sizin kilo verdirecek şekilde bir beslenme anlayışı içinde olmanıza rağmen sütünüzün de kesilmemesi gerekli. Aslında eğer bebeği emiyorsa, emziren bir annenin kendi ihtiyaçları kadar beslenmesi, sütünün salgılanması için yeterli olacaktır. Protein, yağ ve karbonhidratlardan zengin, uygun miktarda vitamin ve minerallerin karşılandığı bir beslenme uygulamanız gerekli. Bu diyetin enerji düzeyinin aşırı olmaması ve sizin için yeterli düzeyde olması çok önemli. Yeterli beslenme aşırı beslenme değildir. Bu nedenle sütünüz gelsin diye çok miktarda beslenmeniz doğru değildir. Sadece günlük ihtiyaçlarla birlikte günde 3 litre kadar su içmenizin gerekli olduğunu belirtmeliyim. Çünkü anne sütünün yüzde 95’i sudan oluşur.

Daha çok sebze ağırlıklı, aşırı yağlı ve tatlılardan uzak bir yeme alışkanlığıyla kilo verebilirsiniz. Beslenme şeklinizi olabildiğince balık, beyaz et, sebze ve meyve ağırlıklı bir şekle çevirdiğinizde ve bu beslenme düzenine düzenli egzersizi de kattığınızda yavaş yavaş kilo verebilirsiniz.
Çevrenizde söylenen kandırıcı diyetlerden lütfen uzak durun. Çok hızlı kilo verdiren diyetler sağlık için zararlı olduğu gibi, verilen kilonun aynen (hatta daha fazla bir şekilde) geri alınmasıyla sonuçlanırlar. Ayda bir ya da bir buçuk kilo vermeyi hedefleyin. Bu da sizi hedeflediğiniz kiloya yavaş yavaş yaklaştıracaktır. Önemli olan verilen kiloların diğer ay geri alınmaması felsefesini benimsemektir. Bu şekilde yavaş yavaş da olsa yaklaşık yılda 12-18 kilo verebilmeniz mümkündür.

dreamstime_s_27026507

Bebeğim 3 aylık ve göbeği çok şiş. Doktorumuz “göbek fıtığı olabilir ancak 2 yaşına kadar bekleyin” diyor. Acaba başka tedavi yöntemleri var mı?

Anne ve karnındaki bebek arasında her türlü ihtiyacın sağlandığı bebeğin göbeğindeki damarlar, doğum sonrası belli bir sürede büzüşerek kapanırlar. Göbekteki kapanan bu halkanın içinden karın içindeki bağırsakların bir kısmının, yağ dokunun dışarıya doğru şişkinlik yaratmasına göbek fıtığı denilmektedir. Göbek halkası çocuk büyüdükçe karın duvarının gelişmesi ve güçlenmesi sonucu kendiliğinden de kapanabileceği için, göbek fıtığı da kendiliğinden kaybolabilir. Bu nedenle diğer fıtıkların aksine genellikle iyi huylu bir seyir izleyen göbek fıtıkları için iki yaşına kadar izlem önerilmektedir.

Doktorunuz bebeğinizin göbeğindeki şişliğin sebebi olarak göbek fıtığı teşhisini net olarak koyabiliyorsa, bu rahatsızlık ile ilgili olarak iki yaşına kadar beklenmesi gerektiğini söylemesi doğru bir yaklaşımdır diyebilirim. Çok büyük ihtimalle bebeğinizin göbek fıtığı bu süre içerisinde kendiliğinden iyileşecektir. Eğer bebeğinizin göbeğindeki şişlik çok artarsa, şişlik itildiğinde içeri girmiyorsa ve bunlara, bebeğinizde aşırı huzursuzluk, kusma, kakasını yapmama, gaz çıkaramama gibi belirtiler de eşlik ediyorsa, hiç vakit kaybetmeden, en kısa zamanda bebeğinizi izleyen doktorunuza ya da bir çocuk cerrahisi uzmanına başvurmanızı öneririm. İki yaşına kadar bekleyeceğiniz bu dönemde, göbekteki şişlik üstüne para gibi düz ve sert bir cisim bağlanması iyileşmeyi etkilemeyen bir yaklaşımdır. Toplum içinde çokça önerilen bu yöntemlere başvurmanıza gerek olmadığını da hatırlatmak isterim.

Çocuğum 8 yaşında. Yaz kış, elleri ve ayakları çok terliyor. Bu konuda ne önerirsiniz?

Çocuğunuzdaki bu aşırı terlemenin çoğu çocukta normal olarak görülebileceğini ve önemli hiçbir sebebe bağlı olmadığını söyleyebilirim. Doğuştan, bazı insanların elleri, ayakları ya da tüm vücudunda herhangi bir hastalığa bağlı olmadan da aşırı terleme görülebilmektedir. Bu kişilerde hem ter bezlerinin sayısı hem de aktivitesi artmış durumdadır. Yine de hemen hemen tüm enfeksiyon hastalıklarının seyri esnasında (ateşli hastalıklar, bruselloz, tüberküloz gibi kronik enfeksiyonlar), kistik fibroz, hipertiroidi dediğimiz tiroid bezlerinin aşırı çalıştığı rahatsızlık, şeker hastalığı, küçük yaşlarda vitamin eksikliği (özellikle D vitamini yetmezliği), aşırı sıcak ortamlar ve kalın giysilerin giyilmesi, aşırı stresin varlığı gibi pek çok muhtemel sebebin varlığında da aşırı terleme görülebilmektedir. Bazı fizyolojik ihtiyaçların tam giderilememesi halinde bile (çocukta zorlayıcı bir kabızlık ve gazın varlığı gibi) zorlanılan anlarda terleme oluşabilmektedir.

Bu gerçekler ışığında çocuğunuzda terleme yapması muhtemel tüm bu rahatsızlıkların incelenmesi en doğrusu olacaktır. Size önerim çocuk sağlığı ve hastalıkları konusunda uzman olan bir doktor arkadaşımıza başvurmanız.

dreamstime_s_25204083

Çocuğum 3 yaşında ve bir yıldır kreşe gidiyor. İletişimi kuvvetli bir çocukken kreşe başladığından bu yana televizyon meraklısı oldu. Oyun bile oynamak istemiyor. Acaba sorun ne olabilir?

Konuşkan ve iletişim kuran bir çocukken, kreşe başladıktan sonra televizyon meraklısı haline gelmesi, oyun bile oynamaması çocuğunuzda belirgin bir duygu durum değişikliği olduğunu gösteriyor. Bu tür durumlar çocuğunuzun henüz kreşe hazır olmamasına ya da kreşte yaşadığı olumsuz bir duruma bağlı olabilir. Çocuğunuzun kreşe hazır olup olmadığını anlamanın en önemli göstergelerinden biri anne babadan ayrıldığında sorun yaratmaması, kısa sürelerle de olsa evden ayrılmaya istekli olmasıdır. Oyun oynayan çocukları izlemek bile grup yaşantısına hazır olduğunun göstergelerindendir. Bunun dışında çocuğun kendisinin bazı ihtiyaçlarını giderebilecek seviyede olması istenilen bir olgudur. Kreşe başlama yaşı ile ilgili yapılan araştırmalar sonucunda pek çok ülkede çeşitli başlangıç yaşları belirlenmiştir. Çocuklar arasında kişisel farklılıklar olmakla birlikte kreşe başlama yaşı olarak 3 yaş seviyesi kabul gören bir yaklaşımdır. Hatta bazı uzmanlar bu yaşın 4 olması gerektiğini savunmaktalar. Çocuğunuzun yaşı ve psikososyal gelişimi kreş icin henüz uygun olmadığı halde kreşe başlaması sevdiklerinden ayrılma korkusunu, isteksizliği, mutsuzluğu oluşturabilir. Duygusal anlamda yeterince doyurulmaması da (kreş sonrası evde beklediği sevgi ve şefkati hissedememek gibi) çocukta duygusal bir karmaşaya yol açabilir. Şu anda okula gitmek istemeyen çocuğunuzun ana sorunu kreşe hazır olmaması olabilir diyebiliriz.

Çocuğunuzun kreşe hazır olup olmadığını öğrenmeye çalışmak çok önemli. Onunla neden kreşe gitmek istemediği konusunu konuşmalısınız. Eğer anlamlı bir cevap alırsanız bu yönde ilerleyip, onun kreş sonrası değişimini değerlendirmek çok daha kolaylaşacaktır. Henüz kreşe hazır olmadığını hissediyorsanız, onu kreşe götürmeyeceğinizi ifade etmeniz sonrası onda olumlu değişim olup olmadığını da gözlemlemeniz önemli. Size önerim en kısa zamanda çocuk psikiyatrisi ya da psikoloji konusunda uzman olan doktor ya da psikolog arkadaşlarımıza basvurmanız.

2 aylık bebeğim geceleri rahat yatamıyor ve inliyor. Acaba hasta mı?

Bebeğinizin rahat yatamaması ve iniltileri, açlığının iyi giderilememesine, var olan herhangi bir rahatsızlığına (yeni başlamakta olan bir enfeksiyon hastalığına, pişiğine vb.) bağlı olabileceği gibi bebeklerde sıklıkla gördüğümüz gaz sancısına da bağlı olabilir. Çocuklarda bebeklikten itibaren başlayan gaz sancısı da gerçekten önemli bir problem haline gelebilmekte. Üç aylıktan küçük çocuklarda gözlenen ve sıklıkla gaz sancısı diye ifade edilen bu duruma “Infantil kolik” adı da verilmektedir. Ve genellikle bebek 3-4 haftalıkken başlayıp, üç aya kadar sürer. Bazen daha da uzun sürebilirler. Nedeni net olarak bilinmeyen bu ağrılar, çocuğun gazının çıkarılmasıyla hafiflediği için gaz sancısı olarak da bilinirler. Çocuklarda gaz oluşumunu arttıran diğer sebeplerin en başında ise kabızlık gelmektedir. Bunun dışında, bulunulan ortamın aşırı sıcak ya da soğuk olması, bağırsakların hızlı çalışması, sindirimi sağlayan organların yeterince iyi calışmaması, yanlış beslenme tekniği nedeniyle hava yutma, bazı ilaçların kullanılması gibi nedenlerle karında aşırı gaz oluşabilmektedir.

Bebeğinizde gözlemlediğiniz rahat yatmama ve iniltilerin sizi ne denli huzursuz ettiğini anlayabiliyorum. Bebeğinizde çok olumsuz bir rahatsızlık yok gibi görünse de bu durumu netleştirmek önemli elbette. Bu gerçek ışığında bebeğinizin sağlık durumunun değerlendirilmesi için size önerim çocuk sağlığı ve hastalıkları konusunda uzman olan bir doktor arkadaşımıza başvurmanız.

dreamstime_s_30935434

Bebeğim 1 yaşında. Ateş düşürücü, ağrı kesici şurubunu onu rahatlatmak için de kullanabilir miyim?

Bu tür şurupları, bebeğiniz uyumadığı zamanlarda, onu rahatlatmak için kesinlikle kullanmayınız. Bebeğinizin ateşi yükseldiğinde bu durumun nedenini anlamak için doktora başvurana kadar mutlaka doktorunuzun önerdiği dozda bu ateş düşürücüleri kullanmalısınız. Ateş yükselmesi ve ufak tefek el kol çarpmalarına bağlı oluşan yumuşak doku travmalarında oluşan ağrı dışında bu tür ilaçları kesinlikle kullanmamalısınız. Bazı rahatsızlıklarda ağrıyı kesmek çok tehlikeli olabilir. Doktorlar hastada var olan ağrının derecesine göre hastalığın derinleşip derinleşmediğini, acil müdahale gerekip gerekmediğini sorgularlar. Eğer bazı acil müdahale gerektiren durumlarda ağrı kesici verirseniz, ağrı hakikaten kesileceğinden hasta iyileşmiş gibi zannedilir fakat hastalık derinleşerek çok ciddi bir forma doğru gidiyordur aslında. Örneğin basit kabul edilen karın ağrılarında hemen ağrı kesici verirseniz, karın ağrısıyla seyreden apandisit gibi ciddi ve yaşamı tehdit eden komplikasyonlara yol açabilen, acil ameliyat gerektirebilen bazı rahatsızlıkları atlayabiliriz. Bu nedenle doktorunuz önermediği sürece hiçbir ilacı kullanmamalısınız. Üstelik her türlü ilacın yan etkileri de mevcuttur. Gereksiz yere verilebilecek ilaçlarla vücudun dengeleri, karaciğer ve böbrek gibi çok önemli organları bozulabilir.

Bebeğim 10 aylık. Altta iki dişi var ama üstten hiç görünmüyor. Geç kalmadı mı?

Bebeklerin genellikle ilk çıkan dişleri alt ön iki diştir. Sonra üst ön iki diş çıkar. Sonra da sırasıyla alt dişler ve üst dişler yavaş yavaş çıkmaya başlarlar. Ortalama olarak ilk diş 7. ay ortalarında belirir. Yine de üçüncü aydan önce ve on ikinci aydan sonra diş çıkarma da normal kabul edilebilir. Dişler beslenme ve genetik faktörlerden etkilenmektedirler. Bu nedenle dengeli beslenen ve yeterli kalsiyum ve flor alan bebeklerde diş çıkarma da zamanında olur. Alt ön dişlerin zamanında çıkması nedeniyle bebeğinizin diş çıkarmasında beslenmeye bağlı bir sorun olmadığını düşünebilirsiniz.

dreamstime_s_8093839

Bebeğim 7 aylık. Kafasının üstüne düşünce hemen hastaneye götürdüm. Doktor bir sürü film istedi. Ancak filmi çekecek kişi bu kadar çok film çektirmenin zararlı olabileceğini söylediğinden vazgeçtim. Düştükten kısa bir süre sonra ağlaması durmuştu ve kusma olmadı zaten.

Film çekimi konusunda yaşadığınız zihinsel kargaşayı, bebeğinizi korumak amacıyla filmleri çektirmemenizin nedenini anlıyorum. Yine de bu konudaki bilimsel açmazı en iyi ortaya koyabilecek kişinin, filmleri isteyen doktor arkadaşlarımız olduğunu düşünüyorum. Kafa travmalarında belirli protokol yaklaşımları uygulamak, belirli bir muayene sistemi içinde bebeğinizi değerlendirmek çok büyük önem taşımaktadır. Yani kafatası içindeki beyin ve eklerinin (damar, sinir, beyin zarı, kemik oluşumları gibi) zarar görüp görmediğini değerlendirebilmek için iyi bir muayene sonrasında gerekli tetkikleri istemek gerekli. Bu tetkikler de baş-boyun bölgesindeki olası patolojileri değerlendirmememizi kolaylaştıracak olan röntgen fimleri ile tomografi gibi tetkiklerdir çoğunlukla. Başvurduğunuz doktor arkadaşımız, karşısında ağlamayan, kusmayan bir çocuk görünce bebeğinizin genel durumunu iyi kabul etmiş ve bu durumu netleştirmek için hemen ilgili tetkikleri istemiş de olabilir. Bebeğinizin kafa travması olgusuna bu pencereden baktığımda başvurduğunuz doktor arkadaşımızın doğru bir yaklaşım içerisinde olduğunu söylemek çok yanlış olmaz.

Bu tür olgularda ilk zamanlarda ortaya çıkmayan bir patolojinin, 48 saatlik bir sürede yavaş yavaş ortaya çıkması da mümkündür. Çocukta sonradan da bulantı, kusma, uykuya meyil, dalgınlık gibi kafa travmasının ciddileştiğini gösteren bulgular oluşabilir. Bu durumda bebeğinizin filminin tekrar çekilmesi bile gerekebilir. Yaşamsal ciddiyet gereken durumlarda öncelik çocuğun gelişmesinden yana değil yaşamdan yana kullanılır. Tüm bu gerçekler ışığında filmleri çekecek olan görevlinin size verdiği bilgiler doğru bile olsa, bebeğinizi yaşamsal öneme haiz bir tetkikten uzaklaştırdığı için yanlış bir tutum içinde olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca hiçbir doktor arkadaşımızın çocuğunuza zarar verebilecek düzeyde radyasyon içeren tetkikler isteyeceklerini de sanmıyorum. Bebeğiniz yaşadığı bu kafa travmasından hiç etkilenmemiş de olabilir, etkilenmiş de olabilir. Bu gerçeği göz ardı etmeden bebeğinizi tekrar beyin cerrahisi konusunda uzman olan bir doktor arkadaşımıza götürmenizi öneriyorum.

Çocuğum 2 yaşında. Özen göstermeme rağmen çok sık üşütüyor. Ne yapmalıyım?

Çocukların sık hastalanmalarının pek çok sebebi vardır. Çocuğun bağışıklık sisteminin doğuştan az çalışması, beslenme yetersizliği, kansızlığın varlığı, kalabalık ortamlarda bulunma zorunluluğu, tüm çocuklarda viral ve mikrobik enfeksiyonların oluşma sıklığını arttırmaktadır. Özellikle mevsim geçişlerinden en fazla çocuklar etkilenmektedir. Gündüz gece sıcaklığı arasındaki farkın fazla olduğu günlerde, çocukları hem evde hem ev dışında korumak güçleşmektedir. Yine de bu konuya büyük özen gösterilmelidir. Gündüz kıyafetleri ve gece kıyafetleri büyük titizlikle seçilmeli, aşırı terletmeden, üşümemesini sağlayacak giysiler seçilmelidir. Durduğu yerde durmayan çocuklarla bunu başarmak ancak bir anne mahareti gerektiriyor elbette.

Çocukların sık hastalanmamasını sağlayabilmenin yolunun hastalıkların oluşmasını kolaylaştıran bu tür sebepleri ortadan kaldırmak olduğunu da bir kez daha belirtmek isterim. Yani çocuğunuzun örneğin iyi beslenmesi, kansızlığının giderilmesi, iyi uyuması, kalabalık ortamlarda uzun süreli tutulmaması (kreş gibi) çocuğunuzun sık hastalanmasına engel olabilecek önlemlerdir diyebiliriz. Gece üstünü açma problemi için formüller geliştirilebilir.

 

Share.

About Author

Leave A Reply