Annelerden sorular ve cevapları 7

0

Tonsilitis

 

 

 

 

 

 

 

 

Çocuğum 4 yaşında. Bademcikleri çok büyük ve ameliyat olması gerekiyormuş. Yaşı uygun mu? Çok korkuyor, onu ameliyat fikrine nasıl alıştırabilirim?

Bademcik ameliyatlarının 3-4 yaşın altında yapılması çok arzu edilmez. Bademcikler, lenfoid doku dediğimiz bağışıklık sisteminde önemi olan dokulardır. Özellikle ilk 3 yaş içinde hava yolu ile gelecek mikroplara karşı savunmada rol oynarlar. 3 yaş ve üzerinde yapılan bademcik ameliyatlarının, bahsettiğim vücut savunma sistemi ve sağlık üzerinde olumsuz bir etki yapmadığı bilinmektedir. Bu nedenle bu ameliyatı en azından üç yaşından sonra yapmak en uygunudur. Aynı zamanda üç yaş altı bademcik ameliyatı olanlarda ameliyat sonrası hava yolu tıkanması komplikasyonu biraz daha fazla görülmektedir. Yine de gereklilik hallerinde bademcik ameliyatları daha erken yaşlarda bile yapılabilir.

Çocuğunuzun ameliyat korkusuna saygı duyup, ona neden ameliyat olması gerektiği doğru kelimelerle anlatılmalı. Ve bu işi yaparken gerekirse ameliyatı yapacak olan doktorla konuşturup, güven duygusu yaratılmalı. Ameliyat sonrası çok daha sağlıklı olacağı, hızlı büyüyeceği, hayatının çok daha güzelleşeceği, zaten ameliyat esnasında hiçbir şey hissetmeyeceği telkinleri yapılmalı. Çocuğunuz tüm bunları reddedebilir. Yine de sabırla konuyu olumlu kılmanın yolu bulunmalı. Çoğu çocuk için olduğu gibi, hemen hemen tüm insanlar için ameliyat ürkütücü bir gerçektir. Ama tüm insanlar gibi çocuğunuz da çaresi kalmadığı anda bu durumu kabullenecektir.

Bebeğim 1 yaşını doldurdu. Biberonla su içiyor ancak sütün tadını alınca geri çeviriyor. Sütü nasıl sevdirebilirim?

Bana aktardığınız bilgilere göre, bebeğinizin şu an inek sütünün tadına karşı açık bir tepkisi mevcut. Bu aralar bu konuda çok fazla üstüne gitmeyin. Bir süre sonra çok az miktarda ve sevdiği bir meyve ile karışık inek sütünü tattırabilirsiniz. Zaman içinde süte alışacağını düşündüğüm bebeğinize dengeli bir şekilde süt vermelisiniz. Biberonla uyuma alışkanlığı, süte şeker karıştırma, sürekli meyve suları ile karışık verme, çocukların diş gelişimi üstüne olumsuz etkide bulunabilir. Şekerli süt karışımları diş çürüklerinin kolay ve erken gelişmesine neden olabilir. Bu gerçekler ışığında başlangıçta meyve ile (örneğin muzla) karışık verebileceğiniz inek sütünü, bebeğiniz süte alıştıktan sonra sade olarak vermeye çalışın.
Çocukların yeni gıdalara alışması zaman alabilir. Bu konuda sabırlı olmak gerekli. Var olabilecek muhtemel alerjiye karşı yeni gıdalar azar azar ve aralarla verilmeli, tadına alışması için yemekten önce tattırılmalıdır. Eğer herhangi bir şekilde verilen besine tahammülsüzlük oluşursa, bu besine karşı ilgisizlik ve red mekanizması gelişmişse, çocuğun üzerine gidilmemesi gerekli. Aksi halde çocukta stres oluşturan bu durum, çocuğun diğer besinlere ilgisinin azalmasına dahi neden olabilir.

Zamanla bebeğinizin süte alışacağını, eğer laktoz intoleransı (süt içtiğinde karın ağrısı, kramplar gibi belirtilere yol açan durum) yoksa, sütü sindirmede sorun yaşamayacağını söyleyebilirim. Sütü akşamları değil gün içinde uyanık olduğu saatlerde vermeniz, oluşabilecek reflü nedeniyle zorluklar yaşamasını engelleyecektir.

Bıldırcın yumurtası çocuklar için faydalı mıdır ve çocuklara günde kaç defa yedirilebilir?

Hayvansal kaynaklı protein içeren besin türlerinin başında tavuk yumurtası gibi kanatlı kümes hayvanlarının yumurtası gelse de, bıldırcın yumurtası da bu tür besinlere iyi bir örnektir. İçeriğindeki yüksek enerji miktarı, protein, demir, fosfor, B1 ve B12 vitaminleri ile çocuklarınızın beslenmesine ek bir faktör olarak bıldırcın yumurtasını vermenizde bir sakınca yok. Özellikle çocukların büyüme gelişme çağlarında, zihinsel ve fiziksel gelişimine yaptığı söylenen olumlu katkıların, bağışıklık sistemini güçlendirici etkisinin, astım, öksürükle seyreden üst solunum yolları enfeksiyonları ve bronşit, alerji gibi rahatsızlıklardaki iyileştirici özelliğinin bilimsel olarak net kanıtlanamamasına rağmen, bıldırcın yumurtası, tavuk yumurtası gibi tüketilebilir. Sadece çiğ olarak tüketmemek, rafadan tüketime daha dikkat etmek öneriliyor. Elbette tavuk yumurtasının tüm kullanım türlerinde olduğu gibi de kullanılabilir. Bıldırcın yumurtasının çocuklar için tüketilmesi gereken miktarının çocuğun ihtiyacına göre ayarlanması en doğrusu olsa da, çocuklarda günde bir taneden fazla kullanılmaması gerektiğini söyleyebilirim.

balık

 4 yaşındaki çocuğuma kış dönemlerinde balık yağı veriyorum. Bunun bir sakıncası var mı?

Omega-3’ten zengin yağlı balıkların ya da E vitamini takviyeli balık yağı içeren ilaçların kullanımından çocuğun büyüme ve gelişimi olumlu etkilenmektedir. Bu tür temel yağ asitleri, beynin yapıtaşları olan nöronların gelişmesi ve büyümesi açısından çok önemlidir. Balık yağı, dikkat eksikliği ve özellikle hiperaktivite ile seyreden rahatsızlığı bulunan çocuklarda da yararlı bulunmuştur. Balık yağı kullanımı ile dikkat eksikliği giderilebilmektedir. Saymış olduğum tüm bu yararlı etkileri nedeniyle balık yağı kullanımı gerekli hallerde önerilmektedir. Sadece gelişimi normal, balık yağına ihtiyacı olmayan altı ayın altındaki çocuklarda çok gerekmedikçe balık yağını çok fazla önermiyoruz. Balık yağının gelişigüzel kullanımı, özellikle bu aylarda önemli yan etkilere yol açabilir. Çocuğun zayıflığı ve bir türlü kilo alamaması gibi endişelerle fazla miktarda balık yağı tüketimi sonucunda, balık yağının içinde bol miktarda bulunan D vitamini nedeniyle kemikler hızla büyümekte, kafa kemiklerinin çocukta hızlı bir şekilde kaynaması sonucu kafanın büyümesinin durmasına, ilerleyen zamanla birlikte beyin gelişimi ve zeka gelişiminin eksik kalmasına neden olmaktadır. Kafadaki bıngıldakların erken kapanması, yaklaşık beş yaşına kadar büyüyecek ve gelişecek olan beyin üzerine oldukça olumsuz etkiler yapabilmektedir. İçeriğindeki yüksek kalsiyum nedeniyle de zeka ve beyin gelişimi olumsuz etkilenebilmektedir. Tüm bu olumsuz özellikleri nedeniyle özellikle altı aylıktan önce balık yağını önermiyoruz. Bunun dışında çocuk için gerekliyse doktorun önerdigi doz ve sürelerle çocuklarda balık yağı yararlıdır. Ancak son dönemlerde balık yağı yerine omega-3 açısından zengin taze balık yedirilmesi daha çok önerilmektedir. Taze balık yine bebeklerde altıncı aydan sonra önerdiğimiz bir beslenme şeklidir.

Sonuç olarak çocuğunuz 4 yaşında olduğu için gerekli hallerde balık yağını kullanabilir. Ama mümkünse öncelikle taze balık tüketmesini öneriyoruz. Özellikle derin denizlerde yaşayan som balığı, sardalya, ton balığı, uskumru, alabalık, levrek başta olmak üzere tüm balıklarda omega-3 yüksek oranda bulunmaktadır. Çocuğunuzda balık yağını ne dozda ve sürede kullanmanız gerektiğini doktoru belirleyecek ve sizi bu konuda yönlendirecektir.

Bebeğim 20 aylık. Sabah uyandığında, öğle ve akşam uykusuna yatmadan önce ve gece her uyandığında meme emiyor. Özellikle gece uyanmalarını azaltmak ve tamamen bana bağımlı olmasından kurtulmak için, artık memeden kesmek istiyorum. Nasıl bir yol izlemeliyim?

20. ayında olan bebeğiniz için önerim yavaş yavaş emzirme sıklığı ve süresini azaltmaya başlamanızdır. Bebeğiniz uyandığında öncelikle ona katı gıda vererek besleyin. O istemedikçe emzirmeyin. Daha sonraki saatlerde emmeyi istese de, o an için uygun olmadığınızı belirterek daha sonra emzireceğinizi söyleyin. Emzireceğinizi söylediğiniz saatte de, öncesine nazaran daha az süreyle emzirin. Böylelikle çocuk yavaş yavaş annenin ayrı bir varlık olduğunu kavramaya başlayacaktır. Belirli dönemlerde emziriyorsanız, emzirme saatlerini birer kez atlayarak emzirin. Ya da emzirme saatlerinde onun yanında olmayıp, vakit geçirmekten hoşlandığı insanların (baba, babaanne, anneanne, dede gibi) onun beslemesini sağlayın. Sevdiği oyunlar, kalabalık ortamlar emzirme saatinin geçirilmesine yardımcı olacaktır. Emzirme mekanları için bazı kısıtlamalar getirmeye çalışın. Özellikle geceleri, annesinin göğsünde huzur dolu bir uyku uyumaya alışkın bir çocuğu, geceleri emzirmeden kesmek zor olacağından, geceleri sizin dışınızda sevdiği diğer insanlarla vakit geçirmesini sağlamaya çalışın. Emzirme fikrini düşündürecek derecedeki tensel temaslardan uzak durun. İlk başlarda öncelikle gündüz emzirmelerini azaltmaya çalışın. Çünkü gece emzirmelerinin bırakılması daha güçtür. Gündüzleri anne sütü yerine su ve taze meyve suyu da verilebilir.
Son olarak bu andan itibaren planlı hareket ederek, bebeğinizi tamamen memeden kesebilirsiniz. Bu sayede onun fizik ve psikososyal gelişimi de zarar görmeyecektir. Böylece geceleri sakin ve kaliteli bir uyku uyuması da mümkün olacaktır.

dreamstime_s_50522021

Çocuğum yumurta ve çikolata yediği zaman kaşıntıları oluyor. Doktoru kaşıntı için bir şurup verdi ama herhangi bir sonuç alamadık. Çocuğum yumurta ve çikolataya hasret kaldı. Bu sorunun çözümü ne olabilir?

Cevabımın sizi üzeceğini bilsem de, gerçek şu ki, çocuğunuz ne zaman yumurta ve çikolata yerse yesin alerijk şikayetleri tekrar başlayacaktır. Alerjinin oluşum mekanizması ve nedenleri hakkında günümüzde bile “neden, niçin, nasıl” sorularının cevaplarını bilmiyoruz. Bu nedenle alerjiyi tamamen tedavi edemiyoruz. Bugün yapılan tedaviler tamamen belirtilerin oluştuğu andan itibaren kaşıntı, kızarıklık gibi oluşumları tedavi etmeye yöneliktir. Belirtiler ortadan kalksa, bu anlamda iyileşme sağlansa bile alerjiyi oluşturan alerjenle karşılaşınca belirtiler yeniden oluşur. Bu gerçek nedeniyle nedeni bilinen alerjiler konusunda en etkili yaklaşım, o alerjenden uzak durmaktır. Yani çocuğunuzun yumurtaya ve çikolataya karşı alerjisinin oluşmaması için en etkili yaklaşım, çocuğunuzun yumurta ve çikolatadan uzak durmasıdır.
Kızım 7 yaşında. Boyu 110 cm, kilosu ise 19 kg. Yemek seçiyor; bu durumda ona düzenli ve sağlıklı yemek yeme alışkanlığı kazandırmak için ne yapabiliriz?

7 yaşındaki kız çocuklarında boyun normal sınırları 108 -131 cm, kilonun normal sınırları ise 15.3-39.0 kg’dır.Gördüğünüz gibi kızınızın boyu alt sınırlara yakın olsa bile normal diyebileceğimiz bir gelişime sahip.
Aslında okul çağında olan çocuğunuza dikkatli bir yaklaşımla doğru yemek yeme alışkanlığı kazandırmanız mümkün. Yemek yememe ya da yemek seçme gibi davranışların pek çok sebebi vardır. Yemek saatlerinin öncesinde çocuğun çikolata, şeker, pasta, kolalı içecekler gibi fazla besleyici özelliği olmayan besinleri tüketmesi iştahsızlığa, yemek yememeye yol açabilir. Bunun dışında aşırı ilgi sonucunda çocuğun kendi besinini seçmesine engel olmak, çocukta bir karşı çıkma içgüdüsünü harekete geçiriyor olabilir. Yemeğin çok sıkı bir disiplin içinde yedirilmeye çalışılması, çocuğun yaşadığı duygusal sorunlar (okulda başarısızlık, çeşitli nedenlerle oluşan kırgınlık, kızgınlıklar gibi), bazı rahatsızlıkların varlığı (viral ya da mikrobik enfeksiyon hastalıkları gibi), çocuğun hoşlandığı tarzda besinlerin düşünülmüyor olması, çocuğun sevmediği besinleri yemesi konusunda inatlaşmalar, herkesin birlikte olduğu saatler olan akşam yemeklerinde aile bireyleri arasında ortaya çıkan huzursuzluk ve çatışmalar, yemek masasında çocuğu yargılamak ve cezalandırmak, çocuğun ayrı bir birey olduğunu unutup bazen öğün atlamasının bile normal sayılmasının unutulması, kız çocuklarında özendiği yaşam şekillerine ve popüler mankenlere bakarak yanlış öğrendiği beslenme alışkanlıklarını uygulamaya çalışması, yeme davranışı bozukluklarının varlığı (cocuk şişman olduğu gerekçesiyle yemeklerden uzak durur) gibi pek çok sebebin varlığında çocuklarda yemek yeme alışkanlığının bozulması ve yemek seçme gibi davranış değişiklikleri gelişebilmektedir.
Size önerim düzenli yemek yenmesinin neden gerektiği konusunda kızınızla olumlu bir havada konuşmanızdır. Bunun dışında zararlı beslenme alışkanlıkları konusunda da hafif uyarılarda bulunulmalı. Kızınız sağlıklı bir kiloya sahip. Eğer yetersiz beslenmeye bağlı bir sağlık sorunu da yoksa, çocuk yemek yeme konusunda zorlanmamalıdır. Yemek masasında yaratılacak olumlu bir hava ve aile büyüklerinin her yemekte kızınızla ilgili olarak olumlu konuşmaları ile yemek saatleri özendirici kılınabilir.

aşı

Hepatit A aşısı gerekli bir aşı mıdır? Kızım 2,5 yaşında, ona aşı yaptırmalı mıyım?

Hepatit A aşısı, Hepatit B gibi doğum sonrası uygulanması kesin gerekli aşılardan biri olmamakla birlikte, özellikle çocuk yuvaları, kreşler ve okullar gibi Hepatit A’nın bulaşma ihtimalinin yüksek olduğu yerlerde bulunan çocuklara yapılması önerilmektedir ve gereklidir.
Hepatit A hastalığı, çocuklarda Hepatit B hastalığı gibi sağlığı ciddi şekilde bozacak bir seyir izlemediği için aşısının uygulanması zorunlu değildir. Yine de bu hastalıktan korunmak için aşının yapılması sağlık açısından olumlu bir yaklaşım olacaktır. Hepatit A hastalığından korunmak için aşılanmak en etkili ve güvenilir yoldur. Hepatit A aşısı kimyasal yöntemlerle etkisiz hale getirilmiş virüsten yapılmıştır. Hepatit A aşısı, Hepatit A virüsü parçaçıklarından oluşmuş olup kendisi hastalığa yol açmaz. Aşı yapıldıktan yaklaşık 15 gün sonra etkili olur. Son yıllarda yapılan çalışmalarda aşının 0, 6 ya da 0, 12 ay gibi iki kez uygulanmasının yeterli bağışıklığı oluşturduğu bildirilmiştir. Etkin bağışıklığın, yaklaşık 20 yıl devam ettiği yapılan çalışmalarla ortaya konmuştur.

Hepatit A aşısı, genellikle iki yaşından sonra önerilen bir aşı olup, bebeğinizin bu aşıyı altı ay arayla iki doz vurulmasıyla, hastalığa karşı bağışıklanacaktır. Bir yaşından itibaren önerilen aşı türleri de mevcuttur. Bu aşı iki yaşından sonraki herhangi bir yaşta da vurulabilir. Sadece 15 yaş sonrasında uygulanacak aşının ilk dozundan sonraki tekrar dozunun çocuklarda olduğu gibi altı ay sonra değil, altı aydan onikinci aya kadar olan herhangi bir sürede uygulanması önerilmektedir.

 

Share.

About Author

Leave A Reply