Bana ne, ben yapıcam işte!

0

Küçük çocuğunuz artık kocaman bir çocuk oluverdi ve eskiden sizin yaptığınız her şeyi artık kendisi yapmak istiyor. İnatlaşması ise sabrınızı taşıracak seviyeye ulaşmış bile…

Güzel bir sabaha uyanıyorsunuz ve henüz tam olarak uyanamamış olan çocuğunuz bu sabahki kahvaltısının süt şişesini kendisi açmak istediğini söylüyor birdenbire… Bütün risklere rağmen kabul ediyorsunuz. Birkaç başarısız denemeden sonra ona yardım etmeyi teklif ediyorsunuz. Teklifiniz bu seferlik kabul ediliyor. Siz çocuğunuzun pes ettiğini sanırken, aynı sahneler günün geri kalanında bütün işler için tekrarlanmaya başlıyor: musluğu açmak, paltosunu iliklemek, yemeğin içine süt katmak, köpeğin tasmasını tutmak, teybin içine bir kaset koymak, dişlerini fırçalamak, giyinmek, saçlarını taramak vb. O gününüz çocuğunuzun kararlı bir ifadesiyle sona eriyor: “Ben kendim yapacağım; sen değil! Ben artık büyüdüm!
Bu ifade çocuğunuzun kendi bağımsızlığını ilan etme aşamasındaki başlangıç noktası yalnızca. 18 ay ile 3 yaş arasında iki büyük gelişme yaşanır çocuğunuzda; biri “kendini ifade etmeye başlama”, diğeri de “psikomotor becerilerinde inanılmaz bir artış.”

İstedikleri ve yapabilecekleri
Çocuğunuzun bu yaşlardaki en büyük hayali “otonomi kazanma”dır. Yapabildiği az sayıda psikomotor beceri sayesinde, bu kazancın zevkini ve tatminini yaşamakta. Gün geçtikçe çocuğunuzun 10 minik parmağının ne kadar beceri kazandığını ve ne büyük işler başarabildiğini göreceksiniz.
Çocuğunuzun, sizin için artık alışılagelmiş olan ve düşünmeden yaptığınız bazı becerileri yapabilmesi, onun kendine olan güveni için büyük bir adım. Her bir işi başarabildiğinde kendisiyle daha da fazla gurur duyacaktır. Tabii bazen yapamayacağı işlere kalkışması durumu da söz konusu. Bu durumlarda, yapamadığını görüp sizin yardımınızı reddetmesi, kızıp bağırması ve genellikle de ağlaması sabrınızı zorlayabilir. Unutmayın ki çocuğunuz tamamen iyi niyetli ama kendisi henüz bazı işleri yapabilecek becerilere sahip değil.

Onun yerine yapmalı mısınız?
Çocuğunuzun bu hassas döneminde ona yardımcı olmak için anlayış ve sabır kapasitenizi biraz daha arttırmanız gerekiyor. Amaç, otonomi kazanma döneminde onu rahat bırakarak kendi kendine gelişme göstermesine izin vermek ve size ihtiyacı olduğu durumlarda mutlaka yanında olmaktır.

Sizin birkaç saniyede yapacağınız basit bir beceriyi gerçekleştirebilmek için çocuğunuz belki 3, belki 5 dakika uğraşacak. Örneğin, 5 dakikanın sonunda hala ikinci çorabını giyemediyse de ona yardım etme içgüdünüzü bir kenara bırakın. “Böyle devam edersek geç kalacağız, bırak da ben yapayım” gibi bir cümleyi sarf etmeniz bile onun hassasiyetine büyük bir darbe vuracaktır.
Bir anne için “gerekli” olmayı bırakmak zordur. Üstelik artık dakika dakika yaşanan hayatta hızlı ve verimli olmak bile zorken bu başarısız denemelerle “vakit kaybetmek” daha da zor. İşte bu dönemin en zor yanı da bu. Her ne kadar çocuğunuz bağımsızlık alıştırmaları yapsa da, sizin fikriniz onun için her şeyden önemli. O yardımınızı kabul etse dahi yapacağı işi sizin onun yerine yapmanız çocuğunuzun gayret ve gelişme göstermesini engelleyecektir. Başarması için tek ihtiyacı olan, tekrar ve tekrar denemektir. Herhangi bir işi başardığında övgülerinizi ve kutlamalarınızı eksik etmeyin. Bir de yemeğin hazırlanması, tuvalet ihtiyacı, okul için giyinme gibi birçok günlük işiniz için normalden biraz daha fazla vakit ayırmayı ihmal etmeyin.

Geri çekilme ihtiyacı

Bütün büyüme gayretlerine rağmen çocuğunuz, ara sıra da olsa kendini bebek gibi hissetme ihtiyacı duyabilir. Gelişim asla düz bir çizgi takip etmez. Uzun ve yorgun, birçok yeni deneyimin yaşandığı bir günden sonra sizin kucağınızda oturup, sizin elinizden yemek yeme ihtiyacına saygı gösterin.
Çocuğunuzun bazı durumlarda geri çekilme ihtiyacı hissetmesi normaldir. O, gerçekte ne istediğini biliyor, emin olun…

 

 

Share.

About Author

Leave A Reply