Bebeklerin de beden dili var!

0

Annesinin karnında yaklaşık 9 ay 10 günde gelişim sürecini tamamlayan bebek, dünyaya geldiğinde, tek tanıdığı, bildiği, hatta daha da ileri gidersek tek ihtiyaç duyduğu kişi annesidir. Mentalist Danışmanlık Merkezi’nden Uzm. Pedagog Elif KOCA EROL anlatıyor.

Bebeğe yardımcı ve ona iyi bir anne olabilmek için onu hissetmek gerekir ki, genelde anneler bebeklerini hissederler. Ne zaman, neye ihtiyacı olduğunu, ağlamalarının sebebini herkesten daha iyi tahmin ederler. Bebeklerse her ihtiyaçları için farklı tınılarda ağlayarak annelerine yardımcı olurlar.

Bebekler kendilerini nasıl ifade ederler?

Konuşma ifade ediliş şekli olsa da, araştırmalar bebeklerin konuşamadıkları dönemde de, kendilerini ağlama ve mırıldanmalarındaki ses tonları ile ifade ettiklerini ortaya çıkarmıştır. Buna göre, sağlıklı bir bebek günde ortalama 1 ila 4 saat ağlıyor. Doğuştan sağlık problemi olan bebekler ise ya daha fazla ağlıyor ya da aşırı şekilde sessiz kalıyor. Bu ağlamalar, bebek acı çektiğinde keskin bir feryat, acıktığında düşen ve yükselen ses tonuyla kısa kısa ağlamalar ve yorulduğunda müzikal bir ağlama sesi olarak duyuluyor. Araştırmalarda dikkat çeken bir diğer nokta, bebeklerin farklı hislerine göre ağlama türleri geliştirmesi. Acıktığı zamanki ağlama tınısı ile altını ıslattığı zamanki ağlama tınısı ya da ilgi beklediği zamanki ağlama tınısı arasında farklar var ve dikkatli anneler bu farkları algılayıp, ona göre bebeklerinin ihtiyaçlarını giderebiliyorlar. Bebeklerin bu şifreli ağlama türlerinin bilinmesi annenin de işini kolaylaştırıyor.

Anneye bağlanma

Bebek dünyaya emme refleksiyle gelir ve dünyaya geldiğinde tüm enerjisini emmeye harcar. İlk 3 ayda annesiyle yoğun ilişki içerisinde olan bebeğin emme enerjisiyle dikkat kapasitesi gelişir; bu da zamanla önce memeye sonra anneye bağlanmasına sebep olur. Süreci sağlıklı geçiren bebekler, annelerini görünce heyecanlanır, güler, bacaklarını hızlı hızlı sallarlar. Kollarını yana ve öne açma hareketi gösterirler. Bu gösteri anne ile bebek arasında, bebeğin başta ruh sağlığı olmak üzere pek çok gelişimini etkileyecek bağlanma kapasitesinin oluştuğunu gösterir. Bu bebekler annelerini çok hızlı içselleştirirler. Bağlanmanın yansımaları annede de benzer şekilde olur aslında. Bebeğini uykudan uyanmış gören annenin içgüdüsel olarak gülümsemesi, aynı odada olmasalar bile uyandığını, acıktığını hissetmesi sık görülür ki, bu da annenin bebeğini aklında tutabilmesi demektir. Annesinin aklında olduğunu hisseden bebek ise kendini son derece güvende hissederek gelişimine devam eder. Bebeğin anne karnındaki gibi huzurlu olabilmesi için annenin, bebeği hissedebilen bir ilişki içerisinde olması gerekir. Acıkma, üşüme, alt ıslatma durumlarını hemen fark edip, müdahale etmesi bebeğin iyi hissetmesini sağlar. Bu nedenle asıl olan, annenin olabildiğince ilişkisini doğal yaşaması ve özellikle ilk aylarda bebeğinden başka meşguliyetlerin içine hızlı girmemesidir.

Bebeklerin ağlama türleri

Acı çektiğinde: Bebek acı çekiyorsa keskin bir feryat ya da nefes almadan devam eden kısa periyodik bir çığlık atabilir ve içe doğru çekilerek ağlayabilir.

Acıktığında: Düşen ve yükselen ses tonuyla kısa kısa ağlayan bebek acıkmış olabilir. Bebekler böyle durumlarda parmaklarını emer, yanaklarına vurur, annesi tarafından kucağa alınıncaya kadar da ağlamayı kesmez.

Yorulduğunda: Bebeğin uykusu geldiği zaman yumuşak şekilde, tıpkı şarkı söyler gibi ritmik bir şekilde ağladığı gözlenmiştir.

Sıkıldığında: Yankı yapan bir ses tonuyla ağlayan bebek sıkılmış olabilir. Bu durumda bebek, ağlamasını kucağa alınıncaya kadar kesmez.

Rahatsız olduğunda: Bebek huysuz ve aksi bir ses tonuyla ağlıyorsa, bu ağlama türünde bebeğin altını ıslattığı, üşüdüğü, terlediği mesajları alınabilir.

Global beden hareketleri

Yetişkinlerde olduğu gibi bebeklerde de kendini ifade ediş şekilleri farklılık gösterir. Belirli global beden hareketlerinin benzer özellikleri olsa da, esas hassas olunması gereken, annenin kendi bebeğine olan duyarlılığı ve dikkati olmalıdır. Bu global beden hareketleri ve anlamlarını şöyle sıralayabiliriz:

Mutlu heyecanlanma hareketleri

  • El ve kollar yandan öne doğru uzanır, hızlı hızlı çırpınır, ayaklar koşma hareketi yapar ya da topuktan yere vurur.
  • Ağızda salyalanma olur.
  • Gözler açılır.
  • Göz teması kurar, karşısındakinin mimiklerini taklit etmeye çalışır.
  • Dudaklarını değişik şekillere sokarak (uuu, ayn ayn, iiii…) konuşmaya çalışır.

Mutsuz, heyecanlanma ve gerginlik hareketleri

  • El, kol, bacaklar yere vurma hareketi yapar.
  • Kafa sağa sola sallanır.
  • Tüm beden dışa doğru sıçrama, germe hareketi yapar.
  • Tüm bedeniyle dönmeye çalışır.
  • Alnını buruşturur, gözlerini kısar ya da kapatır, yüzünü ekşitir, isteksizlik hareketleri yapar.

Gaz sancısı hareketleri Bacaklarını karnına çeker, yüzü kızarır, zaman zaman nefesini tutar, zorlanma hali gösterir, acı çektiği için isteksizdir.

 

Share.

About Author

Leave A Reply