Biz anneler ve ergen kızlarımız…

0

Ergenliğe giriş yaşı, genetik, kültürel, ırk, sosyal şartlar, ekonomik düzey, coğrafi şartlar ve beslenmeye göre değişiklik gösterir. Kızlarda 9–10 yaşında başlayan bu değişim, 18 yaşına kadar devam eder. Yeditepe Atlas Özel Egitim Merkezi’nden Psikolog – Davranış Bilimci Şeyma GAZEZOĞLU’nun söylediklerini dikkate alabilirsiniz.

Kızlar ergenlik dönemine, erkeklerden yaklaşık olarak iki yıl önce girerler. Bu büyüme ve gelişim sürecinin gerçekleşmesi, kişinin kendisinin hissetmesi ve hazırlamasıyla mümkün değildir. Vücut hazır olduğunda ve gelişim süreci tamamlandığında ergenlik de başlar. Kızlardaki ergenlikte, özellikle fiziksel değişimler göze çarpar. Vücut ağırlıkları artar, boyları uzar. Göğüsler belirginleşir; adet kanaması ve kıllanma başlar. Hormonal değişiklikler de başladığı için ciltte yağlanmalar ve sivilceler oluşur. Hormonların etkisiyle hızlı bir fiziksel gelişim gösterirken, duygu ve davranışlarında da değişimler yaşarlar. Küçük kız çocuğu kimliğinden çıkıp, genç kızlık kimliğine geçiş yapar.

Ergenlikle ilgili bilgilerin kaynağı

Bu yaşına kadar ergene, anne ve babasının bilgi vermesi gerekir. Ancak daha önce anne ve babasından bilgi alamayan, ergenlikle ilgili değişimleri konuşamayan genç, vücudundaki bu değişimleri yaşadıktan sonra, ergenlikle ilgili merak ettikleri soruları artık anne-babasına yöneltemez çünkü utanır. Merakını çeşitli yayın organlarından ve arkadaş çevresinden gidermeye çalışır. Ancak bu merakını çok da açık bir şekilde dile getiremediği için bunu gizli saklı yapmaya uğraşır. Oysa arkadaşların da, ergenlik hakkında onun bildiği kadar bilgisi vardır ya da hiç yoktur. Çünkü onun yaşadığı fiziksel ve duygusal değişimleri onlar da yaşamaktadır. O yüzden arkadaş bilgi almak için değil, paylaşmak için vardır. Ergenin bu konuyu hemcinsi ebeveyni ile konuşması, paylaşması daha doğrudur.

Anne- babalar da kızlarının ergenlik dönemlerinde kaygılı ya da endişeli olabilirler. Çünkü hem fiziksel, hem de duygusal açıdan kendi çocuklarını tanıyamaz haldedirler. Bu değişim ve gelişim, onların gözlerinin önünde olup, biter. Küçük kızları ellerinden kayıp giderken, yerine asi, hırçın, öfkeli, söz dinlemeyen, onları beğenmeyen bir genç kız gelir. Çok zor gibi gözükse de, bu dönem de geçecek. Ama ne kadar uzun süre sıkıntı yaşayacağınız size bağlı. Dönemin sihirli kelimeleri “korkmayın” ve “unutmayın”. Siz de bu evrelerden geçtiniz, ama öyle ama böyle. “Bizim zamanımızda…” dediğinizi duyar gibiyim. Zaman değişti. Evet, zaman her dakika değişiyor ve bizi de değiştiriyor ama hiçbir şey orijinden ayrılmıyor. Siz ne olma potansiyeliniz varsa o oldunuz; kızınız da, ne olma potansiyeli varsa o olacak ama sizin desteğinizle…

Ebeveynler Ne Yapmalı?

  • Öncelikle kızınızın büyüdüğünü fark edin. Artık her yere birlikte gittiğiniz, bütün sözlerinizi dinleyen kızınız yok. Eğer kızınızdan hayata eskisi gibi devam etmesini isterseniz; bu her iki tarafa da haksızlık olur.
  • Kızların ergenliğinde, onun yanında yer alarak, daha fazla yardımcı olacak kişi annedir. Bu dönemde anneye çok fazla görev düşer. Kızınıza arkadaş gibi yaklaşın ama çok meraklı görünmeyin. Her şeyi sorgulamayın ve olaylar karşısında sakin olun. Kızınıza güvenin ve onun da size güvenmesini sağlayın. Kızınız, bir sorunu olduğunda, “acaba babam duyar mı?”, “‘Annem kızar mı?”, “Tepkisi ne olur?” gibi düşünceleri olmadan, sorununu gelip size anlatabilmelidir.
  • Çatışmaya gidecek konularda kızınızla tartışmaya girmeyin. Onun yerine kararlar almak ve uygulamaya geçmek yerine, karar aşamasında kızınızın yanında olup, ona destek olun.
  • Kızınızla hiçbir zaman arkadaşları gibi ilişki kurmayı beklemeyin. Siz annesiniz. Ergenler de, bütün dertlerini, sıkıntılarını annelerine değil, arkadaşlarına anlatırlar. Çünkü paylaşmak için arkadaşları vardır. Bu durumda anlayışlı ve sabırlı olun. Sizin yapmanız gereken, kızınızla dost olmayı başarabilmek ve onun güven duygusunu kazanmaktır.
  • Kızınıza eleştirici tavırla yaklaşmayın. Yaptığı hatalar ve başarısızlıklar karşısında, “sen bunu yapamadın”, “sen başaramadın”, “sen kazanamadın” gibi söylemleri kullanmayın. Kızınızın kişiliğine saldırılarda bulunup, suçlamaya geçmeyin. Güçsüz yönlerini, başarısızlıklarını ortaya çıkarmak yerine, güçlü yönlerini görüp, başarılarını destekleyin ve onu ödüllendirin. Ama bunu da abartmadan, yerinde ve zamanında yapın.
  • Kızınızı sevdiğinizi ve ona değer verdiğinizi, belirli aralıklarla mesajlar halinde ona iletin.
  • Karşılıklı konuşurken, siz de kendinizden bir şeyler paylaşın ki, o da sizinle bir şeyler paylaşsın.
  • İnsanların hata yapabileceğini, bazı durumlarda ve konularda başarısız olabileceğini önce siz unutmayın ki, çocuğunuz da unutmasın.
  • Asla emir verici cümlelerle konuşmayın. Emir vermek yerine rica edin.

Share.

About Author

Leave A Reply