Çocuklarda öfke kontrolü

0

Öfke bir duygudur. Öfke hayatın bir parçasıdır. Tıpkı sevincimiz, üzüntümüz, hüznümüz gibi öfkemiz de bir duygudur. Nasıl ki bizi sevindiren, üzen, hırçınlaştıran, mutlu eden bir durum varsa, öfkelendiren bir durum da vardır.

Annemiz bizim bir yere gitmemize izin vermezse öfkeleniriz. Annemiz izin verir de babamız vermezse ona öfkeleniriz. Arkadaşlarımızla gideceğimiz bir toplantıya eşimiz çocuğa bakmadığı için gidemeyiz ve öfkeleniriz. Engellenince öfkeleniriz.

Biz dersi çok iyi anlattığımızı düşünmemize rağmen öğretmen bir başkasını daha yüksek notla değerlendirince öfkeleniriz. Kardeşimizin yaptığı yaramazlık için biz cezaya kalırsak öfkeleniriz. İyi bir tatili hak ettiğimizi düşündüğümüz sırada kardeşimizin notları iyi olmadığı için evde oturuyorsak öfkeleniriz. Eşimizle ortak karar alarak bir çocuğumuz olduğu zaman tüm gün ve gece ve de her zaman onunla ilgilenmek bize kalıyorsa öfkeleniriz. Haksızlığa uğrayınca öfkeleniriz.
Çocuklar yaramazlık yapınca, anne onlara “akşam baban gelsin sana sorar” dediği zaman çocuklar öfkelenirler. ”Yemeğini bitirmezsen televizyon yok” denildiği zaman çocuklar yine öfkelenirler. Tehdit edilince öfkeleniriz.
Çocuklarımızla olumsuz davranışları karşısında konuşmak ve derdimizi anlatmak yerine, onları döversek çocuklarımız öfkelenir. Çok sevdiğimiz biri tarafından şiddete uğrayınca öfkeleniriz. Fiziksel incinme, saldırı öfke yaratır.
Verilen örnekler çoğaltılabilir. Buradan bir tek sonuç çıkarabiliriz: Öfkelendiğimizde beş boyut eş zamanlı olarak aktif olur. Biliş, duygu, iletişim, etkileniş ve davranış. Biliş, bize yapılan hareketi o andaki algılamamızdır. Duygularımız bize yapılan davranışa karşı hissettiklerimizdir. Hissettiklerimizi çevremize yansıtmamız da iletişimimizi belirler. Öfkeli olduğumuz zaman sadece biz varızdır ve kör noktalarımız çok fazladır. Bu da ne kadar etkilendiğimizi gösterir. Öfkeli olduğumuzda karşımızdakine gösterdiğimiz davranış da bizi belirler.

Peki nasıl oluyor da bu sıraya göre davranıyoruz ve o sırada vücudumuza neler oluyor? Öfkelendiğimizde stres ve gerginlik başlar. Vücudumuzdaki adrenalin artar. Ellerimizi yumruk yaparız. Başımız ısınır. Daha iyi çalışsın ve karar alsın diye kan beynimize daha hızlı pompalanır. Buna bağlı olarak kan basıncımız artar yani tansiyonumuz yükselir. Akıl karar verir: ”Ya kaç ya da savaş”. Bu komut karşısında karar alınmalıdır. Alınan karar ne olursa olsun kişi sonuçlarına katlanır. Bu sırada olan sağlığımıza olmuştur. Midemiz ağırır. Başımız ağırır. Solunumumuz sıklaşır, sık sık nefes alırız. Sinir sistemimiz alt üst olur. Var olan fiziksel rahatsızlıklarımız artar. Bununla yaşamak zorunda mıyız? Tabii ki değiliz. Kendini bilen ve kendinin farkında olan herkes öfkesini kontrol eder. Yani öfke kontrol edilebilir.
Öfke kontrolü için bizi delirten olayı tanımlamalıyız. Olayı tanımlarken alternatif düşünceler üretebiliriz. Belki de durum bizim ilk anda algıladığımız gibi değildir. Sonra da vücudumuzu dinlemeliyiz ve kendimize “değer mi?” diye sormalıyız. Öfkemizi kontrol etmenin en sağlıklı yolu tabii ki iletişim. Öfkemizi iletişimle kontrol edebiliriz. 

Öfkemizi iletişimle kontrol edebilmek için kendimizi ifade etmeliyiz. Önce anlatmalıyız, sonra da anlamaya çalışmalıyız.Yani dinlemeliyiz. Eleştiri ve özeleştiri yaparken bunu laf olsun diye değil, gerçekten inanarak yapmalıyız. Özür dilemek erdemdir. Dikkat edin, “ben geri adım atmam” diyenler, kendini bilmezlerdir. Kendini bilen ve kendine güvenenler gururun aptal yansımasından arınmışlardır. Karşımızdakine ”galiba ben yanıldım” demek çok zor değil. Karşımızdakine “bunu sonra konuşalım, şimdi kırmayalım birbirimizi” demek hiç zor değil. Öfkeli olduğumuzda ne yaptığımızı bilmeyiz. O zaman önce ne yaptığımızı bilmeye çalışalım ve pişman olacağımız bir şey yapmayalım. Ne karşımızdakini ne de kendimizi yıkıma uğratmamalıyız. Bunun için yine geldik hep dediğimiz şeye, davranışımızı değiştirmeye. Davranış değiştirmeliyiz. 

Öfke bir hitabet sanatı değil, bir problemdir. Öfke bir problemse o zaman tıpkı bir probleme yaklaşırmış gibi yaklaşmalıyız:

  • Neden öfkeleniyoruz?
  • Hangi durumlar bizi öfkelendiriyor?
  • Bunu nasıl çözebilirim?
  • Görmezden gelsem daha mı iyi olur?
  • Hatamı kabullenip özür dilemeliyim!
  • Bana haksızlık yapıldığını düşündüğümü aktarmalıyım!
  • Kabullenmeliyim!
  • Kendimi ifade etmeliyim. 

Öfke de tıpkı diğer duygu ve davranışlar gibi değiştirilebilir ve yönetilmesi öğrenilebilir, kontrol edilebilir. Öfkemiz nedeni ile kimleri kaybettiğimizi, kimleri üzüp de yaraladığımızı, yeşerememiş ne çok sevgiyi bozduğumuzu düşünelim. Belki de hayatın anlamını öfkemize takarak dağıtıp gidiyoruz. “Çocuklardan hiç söz etmedin. Onların öfkeleri ne olacak?” diye sordunuz sanırım. Çocuklarımızın bizden öğrendiklerini unutmayalım. Evde öfke olmayınca öfkenin nasıl bir duygu olduğunu nereden öğrenecekler?

Share.

About Author

Leave A Reply