Çocukları ne zaman, nasıl ve ne kadar eleştirmeli?

0

Eleştiriye ne kadar açık bir toplumuz bilemeyiz ama yeni nesli eleştiriye açık yetirşirmemiz gerektiği bir gerçek. Ama onları doğru yetiştirmek için yapacağmız eleştirilerin de yerinde ve kıvamında olması gerekir. AGAPE Danışmanlık Merkezi Uzm. Psikolojik Danışman Nilgün Sarı öneriyor.

Eleştiri, bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit… Eleştiri deyince sıklıkla ilk aklımıza gelen olumsuz eleştiri oluyor. Genellikle olumlu eleştiri konusunda daha ekonomik davranırız nedense… Bir kişinin doğru, güzel, başarılı yönlerinden bahsetmeyi, çoğu zaman çeşitli nedenlerle gerekli görmeyiz. “Zaten olması gereken de bu”, “abartıyor muyum?”, “güzel sözler söylersem şımarır” gibi düşüncelerle olumlu eleştirileri dile getirmekten kaçınırız. Peki, eğer karşımızda bir çocuk varsa, onun doğru ve yanlışını nasıl eleştiririz? Çocukların daha kolay eleştirildiğini söyleyebiliriz. Yetişkinler, çocuğun doğru ve yanlış taraflarını çok da fazla sansürden geçirmeden, çocuk üzerinde bırakacağı etkiye çok da dikkat etmeden dile getirebilmektedirler. Ya da çocuklarına eleştirel yaklaşımda bulunmaktan çeşitli nedenlerle kaçınırlar. Oysa çocuğu geribildirimsiz bırakmak, adeta yerçekimsiz bir ortamdaymış gibi, kontrolsüz bir şekilde oradan oraya savrulmasına neden olur. Yaşımız ne olursa olsun, insan olarak iyi ve kötü yanlarımız, yapabildiklerimiz ve yapamadıklarımız, anlayabildiklerimiz ve anlayamadıklarımız gibi iki yönümüz vardır ve yaşam boyu gelişim, büyüme ve değişim halindeyizdir. Çocukluk yaşları ise gelişim, büyüme ve değişimin çok hızlı olduğu yaşlardır. Çocukluk yaşlarında yapılan tüm eleştiriler, ileriki yıllarda çocuğun yetişkin kimliğini oluşturacak ve çocuğun benlik algısını etkileyecektir. Çocuğun kendisi ile ilgili düşünebilmesi, kendisini geliştirebilmesi için bir çeşit “aynaya” ihtiyacı vardır. Öncelikle anne-babalar ve çocuğun eğitiminden sorumlu diğer yetişkinler, çocuk için “ayna” görevi görür. “Aynanın” doğru ve yanlış yönler konusunda “dile gelmesi” ama “uygun bir dil” kullanması gerekmektedir.

Çocukları eleştirirken
• Yapacağınız eleştiriler, çocuğunuzun büyümesine katkıda bulunacaktır.
• Çocuğunuzun kişiliğini değil davranışlarını eleştirin. “Beceriksiz, aptal, salak, sen zaten hep böylesin” gibi kişiliğine yönelik eleştiriler onu incitecektir.
• Çocuğunuzun doğru ve yanlış yönlerini eleştirmekten vazgeçmeyin.
• Yalnızca doğru yönlerine odaklanıp, olumsuz taraflarını ifade etmezseniz kendisini “mükemmel” olarak değerlendirerek, başarısızlık ve hatalara tahammülü olmayacaktır. Tam tersi devamlı olumsuz taraflarını söylemek de, kendisini “değersiz” hissetmesine neden olacaktır.
• Düşünce ve davranışlarını ortaya koymasını sağlayın.
• Çocuğunuzla aynı fikirde olmasanız da ifade etmesine fırsat verin. Düşüncelerini beğenmemek, yetersiz bulmak, küçümsemek onu sessizleştirebilir ve ifade edemediği bir kızgınlığa yol açabilir.
• Onun duygularını hissetmeye çalışın. Olumsuz eleştirilerinizi, anlayamayacağı bir zamanda yapmayın; daha sakin, huzurlu ortamları tercih edin. Olumsuz şeyler duymak kolay değildir.
• Eleştirirken kullandığınız dile, ses tonunuza dikkat edin. Ne çok kibar, kırılıp dökülerek, özür dileyerek konuşun, ne de sesinizle dövmeye kalkmayın.
• Gerçek duygu ve düşüncelerinizi söylediğinizden emin olun. Sözleriniz başka duygularınız başka bir şey söylüyorsa, çocuklar bu gibi durumları fark ederler ve çelişki içeren konuşmalar onların kafasını karıştırır.
• Olumsuz yanlarını başkalarının yanında eleştirmeyin.
• Çocuğunuzun olumsuz yanlarını düzeltebilmesi için zaman tanıyın. Değişmek zaman alır. Eğer çocuğunuz istediğiniz değişimi sağlayamıyorsa, bu durumu değerlendirmek üzere bir uzmandan yardım alabilirsiniz.

Share.

About Author

Leave A Reply