Çocukların yüz ifadesi ne anlatır?

0

İletişim, insanlığın varoluş sürecinde en önemli etkenlerden birisidir. Milletlerin, toplumların, grupların varoluş sürecini bu derece etkileyen iletişim, aileler, anne-babalar için de sağlıklı bir ortam oluşturabilmek için oldukça önemlidir. Uzm. Psikolojik Danışman Canan Taş anlatıyor.

Anne-babalar, çocuklarıyla her zaman verimli iletişim kurmak isterler. Çocuklarla iletişim halinde kalabilmenin önemi ve ihtiyaçları üzerinde durulur. Aile içinde iletişim halinde olmak, genellikle anne-babaların çocuklarının hayatlarıyla ilgili tüm olan bitenleri ve çocuklarının duygu ve düşüncelerini bilmeleri olarak tanımlanır. Tüm anne-babalar, çocuklarını anlamak ve çocuklarının da onları anlamalarını isterler. Çocukları, doğru anlayabilmek, onlarla verimli iletişim kurmanın ilk basamağıdır. İletişim, duygu, düşünce ve davranışların, bilinçli-bilinçsiz ve sözlü-sözsüz mesajlarla aktarımıdır. Anne-babaların, çocukların duygu düşüncelerini doğru anlayabilmeleri, onların gelişimlerini her yönlü destekleyebilmeleri açısından çok önemlidir. Çocuklar büyüme süreçlerinde yaşadıkları duygu ve düşüncelerle nasıl başa çıkacakları, bu duyguların nasıl yaşanması gerektiği ve yaşatabileceği sonuçlar üzerine deneyimsizdirler.

Aile içi iletişimde, anne-babaların kendi duygu, düşünce ve deneyimleri çerçevesinde, iletişimde kör noktalar çok sık yaşanabilmektedir. Çocuklar gereksinimlerini ve duygularını açıkça ifade ettiklerini düşündükleri halde, ailelerinin onları anlamadıklarını sıkça düşünürler. Yetişkin ve deneyimli taraf olarak, öncelikle anne-babaların, çocuklarından aldıkları mesajları doğru anlayabilmeleri ve fark edebilmeleri gereklidir.

Çocuklar, kendilerini sözlü iletişimden çok, sözsüz iletişim olarak tanımladığımız beden dilleriyle anlatırlar. Deneyimleri ve birikimleri yetişkinler kadar değildir. Sözel ifade becerileri de yetişkinler kadar gelişmediği için kendilerini aynı zamanda beden dilleriyle anlatırlar. Bu nedenle çocukların içinde bulunduğu yaş ve gelişim özelliklerine göre beden dillerini anlamaya çalışmak iletişimi daha verimli kılacaktır.

İlk beden dili: Ağlıyorum, çünkü acıktım
Dünyaya yeni gelmiş bir bebeğin temel ihtiyaçlarından biri anlaşılmaktır. Bilinçsiz olarak sergilediği davranışların geri dönüşleri, kendisini ifade etmesi için bir iletişim aracı haline dönüşür. Ağladığı zaman doyurulması, ellerini öne uzattığı zaman kucağa alınması, eline geçen bir şeyi ağzına alıp merak duygusunun tatmin edilmesi, kulaklarını kapattığı zaman sesten korktuğunun anlaşıp, ona güven duygusunun verilmesi onun ilk beden dilidir. Bebeklikte tek iletişim aracı olan beden dili büyüdükçe sözel iletişimle de desteklenir.

Bebeklikten sonra ise çocukların en sık kullandıkları beden dili, yüz ifadeleridir. Din, dil, ırk, yaş, cinsiyet fark etmeksizin, aslında insanların yaşadığı temel duygular, temel yüz ifadeleriyle anlaşılırlar. Yetişkinler duygularını yüz ifadelerine yansıtmakta daha kontrollü olabilirler. Oysa çocukların yaşadıkları duyguları yüz ifadelerinden hemen anlayabilirsiniz. Çocuklar daha masum ve deneyimsiz bireyler olarak kendilerini oldukları gibi yansıtırlar. Yetişkinler için de geçerli olan bu ifadeler, çocukların daha iyi anlaşılabilmeleri ve iletişimin sağlıklı bir şekilde desteklenmesi yönünde oldukça önemlidir.

Çocuğunuz,
Kızgınsa: kaşları çatık, başı ileride, dudaklar kısık
Şaşkınsa: omuzlar geride, ağzı açık, gözler iyice açılmış ve baş öne doğru gelmiş
Üzgünse: gözler ve omuzlar düşmüş, baş aşağı eğilmiş ve dudakları aşağıya doğru sarkmış
Utanmışsa: gözler aşağıya bakar bir şekilde, omuzlar içe kapanmış ve baş öne eğilmiş
Korkmuşsa: gözler iyice açılmış, ağız açık ve omuzlar gergin
Mutluysa: gülümseyen dudaklar, hafif kısılmış gözler ve yanakları yukarı kalkmış

yüz ifadeleriyle kendisini anlatacaktır.

Yüz ifadeleri ve beden dili
Duygularını yüz ifadelerine yansıtmış bir çocuğun, bu duygularını destekleyen beden dili tepkileri de olacaktır mutlaka. Küskünlük, merak, hoşnutsuzluk, kaygı, korku, öfke, utanma, sevgi gibi duyguların çocuk üzerindeki etkilerini, yüz ifadelerine yansıyan temel duygu tepkimelerinden yola çıkarak anlayabilmeniz daha kolay olacaktır. Çocukların sözel olarak kendilerini ifade etmekte yetersiz kaldıkları durumlarda, yüz ifadeleri, beden dili tepkileriyle birlikte ele alınarak çok daha verimli iletişim kurulmasını sağlayacaktır. Örneğin, çocuğunuz size küstüğü zaman, temel duygusu üzüntüdür. Üzüntülü bir yüz ifadesiyle, gözleri hep sizdedir, ama kaçamak bakışlar yakalarsınız. Konuşurken yere bakarak ve omuz silkerek konuşur. Ses tonunda azalma hissedersiniz.

Çocuğunuz mutluysa, canlı bakışlar atar. Sürekli hareket halinde olması oyun oynamak istediği ve kendisine bir oyun arkadaşı aradığını anlatmasında bir yol olabilir. Şımarır; kontrolsüz ve neşeli tavırlar sergilerler. Gözlerindeki ışıltıyı fark edebilirsiniz

Korktuğu zaman, yüz ifadesinde korkusunu rahatça anlayabilirsiniz. Bunun yanı sıra, beden diliyle belli ettiği yakınlarınızda olmak, dokunmak ve sürekli iletişim halinde olmak isteme, gözlerini yetişkinden ayırmama gibi tepkilerinde de korkusunu daha iyi gözlemleyebilirsiniz.Öfkeli ve kızgınsa, her şeye itiraz eder. Suratı somurtkandır ve bağırarak konuşur.

Doğru adım atın!
Tüm bu ifadeler ve tepkiler, anne-babaların aile içi verimli iletişim kurabilmeleri için oldukça önemli verilerdir. Bu verileri anne-baba olarak iyice gözlemleyip, çocuğunuza anlaşıldığını hissettirmek, iletişiminizde ilk doğru adım olacaktır.
Farkına vardığınız duygu ve düşünceleri, sorgulamadan, yargılamadan ve yönlendirmeden ona yansıtmanız da atacağınız ikinci doğru adım olacaktır. Çocuğunuzun tüm duygu ve düşüncelerini kabul etmek ve onun niçin bu şekilde hissettiğini ve düşündüğünü anladığınızı belli etmek, onu sakinleştirecek, kendisini güvende hissetmesini sağlayacaktır. Çocuğunuz anlaşıldığını hissettiği sürece size güvenecek ve sizinle verimli iletişim kurabilme yönünde kendi üstüne düşenleri sergileyebilecektir.
Çocuğunuzun yüz ifadelerini iyi tanımanız, onu daha iyi anlamanız, tanımanız ve onun dünyasına her zaman eşlik edebilmeniz anlamına gelecektir.

Share.

About Author

Leave A Reply