Doğum sonrası depresyona dikkat!

0

Türkiye’de doğum yapan kadınların yarısı doğum sonrasında depresyona giriyor. Doğumdan sonraki ilk 4 ay ile 1 yıllık süreçte yaşanılan Doğum Sonrası Depresyonu’ndan kurtulmak için profesyonel yardım almak gerekiyor. Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı (TSÇV) Aile Danışma Merkezi Uzman Psikologu Özgür Duran Yurtsever gebelik ve doğumun getirdiği nöroendokrin ve psikososyal değişikliklerin depresyona neden olduğunu söyledi.

Doğum ve anne olmak harika bir his. Ne var ki hormonların etkisinin yanı sıra değişenyaşam şartları,  yepyeni ve bilinmedik bir sistem içine girmek beraberinde endişeleri de getiriyor. Hatta kimi zaman bu endişeler annenin ruh sağlığını ciddi anlamda olumsuz etkiliyor. Gebelik döneminde, kadının yaşamında bedensel, ruhsal, sosyal değişimler yaşandığını ve diğer birçok olayla kıyaslandığında neredeyse çok daha büyük değişikliklere neden olur. Doğum sonrasında 2 haftadan uzun süren bir duygusal zorlanma mevcut ise Doğum Sonrası Depresyonu’nu düşünmek gerekir. Çok rastlanan bir durum olmasına rağmen konu hakkında bilgili olmak ve gerektiğinden tedbir almak çok önemli. Böylece üstesinden de gelinebilir. Öncelikle lohusa depresyonunda olup olmadıınızı anlamak önemli. Bunun da belli başlı belirtileri var.

İşte o belirtiler;
Gülemiyor ve olayların komik tarafını göremiyorsanız,
Geleceğe hevesle bakamıyorsanız,
Bir şeyler kötü gittiğinde gereksiz yere kendinizi suçluyorsanız,
Nedensiz yere kendinizi sıkıntılı ya da endişeli hissediyorsanız,
İyi bir nedeni olmadığı halde, korkuyor ya da panikliyorsanız,
Her şeyin giderek sırtınıza yüklendiğini hissediyorsanız,
Öylesine mutsuzum ki uyumakta zorlanıyorum diyorsanız,
Kendinizi üzüntülü ya da çökkün hissediyorsanız,
Öylesine mutsuzum ki ağlıyorum diyorsanız,
Kendinize zarar vermeyi düşünüyorsanız.
ERKEN DOĞUM DEPRESYON RİSKİNİ ARTIRIYOR

Türkiye’de yapılan araştırmalar neticesinde yüzde elli oranına kadar seyreden Doğum Sonrası Depresyonu’nda; aşırı ağlama, sinirlilik, suçluluk, bebeğe ilgi eksikliği, yeme ve uyku alışkanlıklarında değişiklikler, konsantre olmakta sorunlar, umutsuzluk, annenin bebeğe veya kendine zarar verme düşüncesi ortaya çıkabiliyor. Doğum Sonrası Depresyonu’nun ciddi sıkıntılar yaratan bir rahatsızlık olduğunu ve anne ile bebeğin yaşam kalitesini ciddi anlamda düşürür. Annelerde; bebekleriyle başa çıkma konusunda beceriksiz veya yetersiz hissetme, derin düşüncelere dalma, alışılmış faaliyetlerde ilgi kaybı yaşama, değersiz hissetme, bebeğin sağlığı hakkında aşırı endişelenme gibi davranışlar görülebilir.  Doğum sonrasındaki süreçte gerçekleşen duygusal, düşünsel ve davranışsal zorlanmaların eşler arasında güvensizlik, iletişimsizlik, cinsellik gibi problemlere de yol açabilir. Bu gibi durumlarda profesyonel destek alınmazsa, sorunlar daha ağır ve çözümsüz algılanabilir.
Annelik hüznü veya Doğum Sonrası Depresyonu durumlarında, annenin aile içi desteği yeterli düzeyde hissetmesinin önceliklidir.  Özellikle partnerlerin eşlerini yoğun şekilde desteklemesini ve süreci aşmak için sahiplenici bir ortak olarak davranması da gerekir.

 

 

Share.

About Author

Leave A Reply