Her şeyin başı beslenme!

2

Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması ve yetişkin dönemde ortaya çıkabilecek bazı sağlık sorunlarının önüne geçilebilmesi için, oyun ve okul çağındaki beslenme çok önemli. Oyun döneminde çocuğu bu konuda denetlemek çok daha kolay ama okul çocuğunun beslenme düzenini aile dışında etkileyen pek çok faktör var. Ataşehir Memorial Tıp Merkezi’nden Dyt. Şefika Aydın yazdı.

Beslenme insanın yaşına, cinsiyetine ve özel durumlarına göre ihtiyacı olan besin öğelerini vücuduna almasıdır. Sağlığın korunmasında ve iyileştirilmesinde beslenme çok önemli bir rol oynar. İnsanların beslenme alışkanlıkları çocukluk çağında başlamaktadır ve yerleşen bu alışkanlıkların ileriki dönemlerde değiştirilmesi daha zordur. Örneğin küçük yaşta meyve yeme alışkanlığı kazanmamış, sadece meyve suyu tüketmiş bir çocuk, daha ileriki dönemlerde meyve yemeyi reddedecektir. Aynı şekilde çocukluktan itibaren düzensiz yemek yiyen, yemek saatleri belli olmayan bir insanın da ileriki dönemlerde üç öğün düzenli ve sağlıklı yemek yemesi beklenemez. Küçükken süt içme alışkanlığı kazanmamış bireylerin daha ileriki yaşlarda süt içmesi çok zordur. Bu sebeplerle başta şunu belirtmek gerekir: Ağaç yaşken eğilir. Ailelerin çocuklarına verebilecekleri en güzel ve en değerli hediye, onlara doğru beslenme alışkanlıkları kazandırmalarıdır.

Okul çağı dönemi, başta fiziksel büyüme ve gelişmenin arttığı, kemik oluşumunun hızlandığı, yaşam boyu sürecek davranışların kazanıldığı, beslenmeye bağlı ortaya çıkabilecek bazı kronik hastalıkların temelinin atıldığı ve besin öğelerine gereksinimin yükseldiği dönemdir.

Ne var ki bu hassas dönemde bazı olumsuz durumlar ile de karşılaşabiliriz. Şişmanlık, zayıflık, demir eksikliğine bağlı anemi, Raşitizm, iyot yetersizliği ve diş çürükleri bunların başında gelir.

Okulda ne yiyor?
Çoğu zaman, ebeveynler çocuklarını okula gönderdikleri zaman beslenme konusunda daha rahatladıklarını düşünürler. Oysa ki, okula başlayan çocuğun dersleri kadar beslenmesi de ailenin denetimi altında olmalıdır. Öğün atlayıp atlamadığı, çıkan yemeklerden ne seçtiği, kantin tüketiminin olup olmadığı, arkadaşlarından etkilenip etkilenmediği, su içip içmediği gibi beslenme ile ilgili tüm ayrıntıların konuşulması gerekmektedir. Eğer çocuk okuldan gelince aile evde olamıyorsa, evdeki besin tüketimi bile okul çağı beslenmesinde önemlidir. Okulların yemekhane ve kantinlerinde sunulan yemek alternatiflerinin genellikle yağ içeriği yüksektir. Yapılan bir araştırma, çocukların günlük beslenmesinin %37’sini okuldan karşıladıklarını ve bunun bile çocuklardaki obezite riskini arttırdığı göstermiştir.

Çoğu okulun aylık menüsü önceden planlanır. Aileler bu menülerde bulunan yemekleri ve içeriklerini çocuklarına anlatarak daha doğru tercihler yapmalarına yardımcı olmalıdırlar. Çoğu zaman öğle yemeklerinde çocuklar sebze yemeklerini ve salatayı tüketmek yerine pilav, makarna ve börek gibi karbonhidratlı gıdaları daha çok tercih ederler. Bu noktada aileye düşen görev, çocuklarına sebze yemeklerinin ve salatanın da yenmesi gerektiğini, pilav ve makarnanın karın doyuncaya kadar çok miktarda yenmemesi gerektiğini anlatmaktır.

Ara öğünler önemli!
Çocuğunuzun beslenme çantasına, okulda verilmiyorsa kahvaltıdan öğle yemeğine kadar ve öğleden akşam yemeğine kadar ara öğün koyma alışkanlığı kazandırın. Yapılan çalışmalar ara öğün yemeyen çocukların atıştırmaları daha çok tükettiğini, ana öğünleri de kimi zaman atladığını göstermiştir. Özellikle öğleden sonra eve erken gelen çocuklar genellikle sık atıştırmalar yapar. Doğru ara öğün yiyen çocuk ana öğününü atlamaz ve düzenli yer. Yapılabilecek en güzel tercihler, taze veya kuru meyveler, fındık, ceviz, badem, 1 kutu süt veya ayran, 1 dilim evde yapılmış kek veya kurabiye olabilir. Akşamdan sonra 1-2 porsiyon meyve veya sütlü tatlılar veya süt ihmal edilmemelidir.

Akşam yemeği
Her güne farklı alternatifler koymakta yarar vardır. Et yemekleri (ızgara, fırında pişmiş veya sulu yemek şeklinde), kurubaklagil yemekleri, kıymalı veya tavuklu sebze yemekleri ana yemek olarak tercih edilebilir. Bu yemeklerden herhangi birinin yanına çorba veya zeytinyağlılar da eklenebilir.

Akşam öğünlerinde çok yemek çeşidi olmasındansa her güne farklı çeşit koymakta yarar vardır. Önemli olan akşam öğününde et grubunu, sebze grubunu, süt, yoğurt grubunu ve tahıl grubunu bulundurmaktır. Pilav ve makarna çocukların çoğu zaman öğle öğünlerinde bulunduğu için daha az sıklıkta pişirilebilir. Salatalara vitaminlerin emilimi için 1 tatlı kaşığı zeytinyağı koyulmalıdır. Haftada en az 2-3 gün balık tüketimine özen gösterilmelidir.

Ailelere pratik öneriler!

1. Çocuğun bilişsel gelişimi için iyot tüketimine özen gösterilmelidir. İyot tüketimi IQ seviyesini 13.5 puan etkilemektedir. En iyi iyot kaynağı iyotlu tuzdur. Yemeklere pişmeye yakın tuz eklenirse günlük yeterli iyot sağlanır.

2. Oluşabilecek kansızlık büyümeyi etkiler, dikkat ve algılamayı azaltır. Hastalık oluşma riskini arttırır. Demirden zengin gıdalar çocukların beslenmesinde muhakkak olmalıdır. Bunlar et, tavuk, balık, yumurta, kurubaklagiller, pekmez, tahin, kuru meyveler, koyu yeşil yapraklı sebzelerdir. Bu besinleri C vitamininden zengin turunçgiller, domates, biber ve sebzelerle beraber tüketirsek daha iyi emilim sağlanır.

3. Yemek zamanlarını aynı saatlerde olmasına özen gösterilmelidir.

4. Çocukların yemek tabaklarının ayrı olmasına özen gösterilmelidir. Bu hem çocuğun özgüvenini sağlar, hem de ne kadar yediğini kontrol edebilmede aileye yardımcı olur.

5. Yemeğin görünümü, kokusu ve sunumu çocuk için seçici bir özelliktir. Hiç sevmediği gıdaları bazen sevdiklerinin arasına karıştırıp, güzel bir sunumla yedirebilirsiniz.

6. Zorlamadan sakin ve rahat bir ortamda yemek yemelerine ayrı bir özen gösterilmelidir. Çocuk oluşabilecek sıkıntılardan daha çok etkilenir ve bu iştahta azalma ile sonuçlanabilir.

7. Çocukların aktivitesini arttırmak amacı ile haftalık düzenli egzersizler yapmaya yönlendirilmeleri gerekir. Çağın hastalığı obezitenin çocukluk çağında başladığı ve bu dönemde yağ hücrelerinin sayı ve hacimce arttığı unutulmamalıdır. Düzenli spor yapmaya alışmış çocukların obez olma riski daha düşüktür. Egzersiz, metabolizmalarını hızlandırır ve psikolojik açıdan çocuklara daha iyi gelir.

8. Çocukların sıvı alımını da takip etmek gerekir. Özellikle hazır meyve sularının çok tüketildiği şu dönemde çocuklarınızı taze sıkılmış meyve suyuna, süte, ayrana ve en başta suya alıştırmak en sağlıklısıdır. Ancak özellikle meyve suyu alışkanlığı kazandırırken, aşırı tüketiminin de obeziteye meyil oluşturabileceğini unutmayın. Yemek masasında asitli içecekleri gören çocuk ileriki dönemde bunu kendisine alışkanlık haline getirir. Unutmayın, sizin beslenme tarzınız ileriki dönemde çocuğunuzun beslenme tarzına muhakkak yansır.

9. Son olarak çocuğunuza olan sevginizi şekerleme, tatlı ve çikolatalarla göstermek yerine onlara vakit ayırarak, onlarla spor yaparak, alışverişe giderek, yürüyüş yaparak, bowling gibi zevkli oyunlar oynayarak yapın. Elbette ki çocuklar çikolata, tatlı ve fast food tüketebilirler. Önemli olan bunları ara sıra, alışkanlık haline dönüştürmeden tüketmesine izin vermektir.

Share.

About Author

2 yorum

  1. Pingback: Okula Dönüş | Beslenme | Pinik-Kuş | Ayça Oğuş Blog

  2. Verdiginiz degerli bilgiler icin tesekkur ederiz hocam.

    Cocuklarin 3 ogun yemek yemesi belirtilmis. (Yetiskinlerinde tabikide) bir bireyin saat kacta sabah kahvaltidi, ogle yemegi ve aksam yemegi yemesi gerektiginiz belirtebilir misiniz?

Leave A Reply