Her zamanın derdi, alerji!

0

ksIS099-022

 

 

 

 

 

 

 

 

Son yıllarda gittikçe artan alerji sorunu ailelerin en büyük sıkıntılarından biri. Kimi zaman griple de karıştırılan alerji hakkında temel bilmeniz gerekenleri sizler için toparladık. 

Kaç çeşit alerji vardır ve bunlar nelerdir?
Bahar alerjilerinden en önemlileri mevsimsel alerjik rinit, alerjik astım ve polen alerjisi gibi alerjik hastalıklardır. Bu hastalıkların yanı sıra nezle, farenjit, bronşiolit ve krup gibi genellikle virüslerin sebep olduğu alt ve üst solunum yolu enfeksiyonları, çocukluk çağında görülen döküntülü hastalıklar ve yine virüslerin sebep olduğu ishallerde bahar aylarında çocuklarda oldukça rastlanır.

Mevsimsel alerjik rinit (bahar nezlesi/alerjisi): Halk arasında bahar nezlesi olarak bilinen mevsimsel alerjik rinit, genellikle nöbetler halinde tekrarlayan hapşırık, burun akıntısı ve tıkanıklık, kaşıntı, gözlerde sulanma ve kızarma, boğazda kaşıntı gibi bulgularla görülür. 15-20 kez tekrarlayan hapşırma ateş olmaksızın boğaz ağrısı, öksürük, geniz akıntısı birkaç hafta devam ediyorsa mutlaka alerjik hastalıklar düşünülerek hekime başvurulması gerekir. Bahar alerjileri en çok gençlerde görülse de bebeklerde ve ileri yaşlarda da görülebilir. Anne ve babadan birinde bahar alerjisi varsa çocukta görülme olasılığı yüzde 30, her iki ebeveynde varsa ise bu oran yüzde 60’tır.

Alerjik astım: Çocukluk çağında görülen astım yüzde 90 oranında alerjik kökenlidir. Ev içindeki alerji yapıcı maddelerin bronşlarda hassasiyet yaratması; sıcak-soğuk hava değişimi, egzersiz, solunum yolu enfeksiyonları, kimyasal kokular, hava kirliliği ve sigara dumanı gibi uyarıcılar temas astımın ortaya çıkmasına sebep olur. Bunların yanı sıra alerjik olunan maddeye aşırı maruz kalmak da öksürük, hırıltı, nefes darlığı belirtilerine yol açabilir. Üst solunum yolu alerjisi tedavi edilemeyen hastalarda alerjik astım hastalığı riski belirgin olarak artar.

Polen alerjisi: Polen alerjisi genellikle en yaygın mevsim geçişlerinde yaşanır. 5 ile 40 yaş grubu arası kişilerde görülür. Bu hastalığa yakalanan kişi sayısının günümüzde daha da arttığı görülüyor. Bahar aylarında bitkilerin çiçek açması, yaz sonunda çimenler ve pelinler polen miktarının arttığı dönemlerdir. Polenler, nefes yoluyla vücuda girdiğinde kişi alerjik bünyeli ise, göz ve burundaki dokular şişerek halk arasında saman nezlesi olarak bilinen bahar alerjisi ortaya çıkar.

Alerjilerin tedavileri var mıdır varsa nelerdir? Nasıl ilaçlar kullanılmalı?
Mevsimsel alerjij rinit tedavisi sırasında teşhis için hastalık belirtileri yeterlidir. Muayene ve alerji deri testleri ile tanı kolayca konur. Şüphelenilen hastalarda Şubat- Eylül ayları arasında bu testlerin yapılmasında fayda vardır. Bu aylarda vücuttaki alerjik cevap düzeyi artacağından tanı kolaylaşır. Alerji tespiti yapılan hastalar, antigribal antibiyotik ile ağrı kesici, öksürük şurubu gibi gereksiz ilaç kullanmaktan kurtulmuş olur.

Alerjik astım tedavisinde tüm alerjik hastalıklarda olduğu gibi birinci kural alerjik olunan maddeden mümkün olduğunca uzak durmaktır. Uygun önerilere uyularak çevre önlemleri alınabilir. Bu şekilde hastalık belirtileri ve bronşlardaki aşırı duyarlılığın yüksek miktarda azaltılması mümkündür. Önlemler yeterli gelmezse, ilaç tedavisinin uygun görüldüğü hastalarda bronşları tedavi eden sprey şeklindeki ilaçlar kullanılır. Bu spreyler alerjinin sebep olduğu bronş hassasiyetini azaltarak atakları önler. Ayrıca hastalığın şiddetlendiği durumlarda kullanılan bronş gevşetici spreyler de vardır. Son yıllarda astım tedavisinde kullanılan ilaçların birçoğunda kortizon bulunmaktadır. Bu kortizonların kana karışma oranı çok düşük olduğundan, uygun dozda kullanıldıklarında yan etkilere yol açmazlar.

Ancak unutulmamalıdır ki, bu ilaçlar hastalığı kökten yok etmez. Çoğu çocukta spreyler kullanıldığı sürece etkili olur. Kesildiğinde ise yeniden belirtiler ortaya çıkar. Alerjik astımda hastalığı kökten tedavi edecek ve doğal seyrini değiştirebilecek tek tedavi yöntemi alerji aşı tedavisidir.

Share.

About Author

Leave A Reply