Kış geliyor, hastalıklara dikkat!

0

Havaların birdenbire soğumasıyla birlikte kış hastalıkları yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Üst solunum yolu enfeksiyonları tehlikeli mi? Zatürrenin ilk belirtileri neler? Akut bronşit tedavi edilmez ise ne olur? Prof. Dr. Levent Tabak ve Dr. Elif Altuğ Kolsuk anlatıyor.

GRİP
İnfluenza virüsünün neden olduğu bir solunum yolu enfeksiyonudur. 3 tip influenza virüsü olup, bu virüsler A Tipi, B Tipi ve C Tipi olarak adlandırılmaktadır. A ve B Tipi virüsler çok şiddetli olmakla beraber, bu virüslerin yapıları sürekli değişmekte ve her yıl farklı tipleri ile belirebilmektedir. Vücudun doğal savunma sistemi, bu değişikliklere ayak uyduramadığı için grip aşısı her yıl tekrarlanmaktadır. Çok hafif olan C Tipi virüsler ise yakınmaya neden olmadığı gibi halk sağlığını tehdit eden özelliklere de sahip değildir. Yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar ile bağışıklık sistemi zayıf kişilerde hastalık ölümcül olabilmektedir.

Belirtileri: Grip belirtileri, soğuk algınlığında görülen belirtilerden daha şiddetli olup, belirtiler aniden başlamaktadır. Erişkinlerde belirtiler, yüksek ateş, öksürük, baş, boğaz, vücut ve kas ağrısı, halsizliktir. Okul çağı çocuklarındaki ve gençlerdeki yakınmalar, erişkinlerdekilere benzer ancak bebeklerde tanı koymak zordur. Çünkü belirtiler, diğer virüslerin neden olduğu enfeksiyonlar gibidir. Hastalığın seyri İyileşme süreci 1-2 hafta içerisinde tamamlanır. Özellikle yaşlılarda halsizlik, kuvvetsizlik gibi yakınmalar, iyileşmenin ardından da uzun süre devam edebilir.

Tedavisi: Etkili bir tedavi ile hastalık süresi kısaltılır ve yaşam kalitesi arttırılabilir. Parasetamol, dekonjestan ve antihistaminik kullanımı, oral sıvı ve beslenme desteği ile yatak istirahati rahatlatıcı tedavi yöntemleridir.

Hastalıktan korunma: En iyi korunma yöntemi grip aşısı olmaktır. Aşı için en uygun uygulama zamanı ekim başı ile kasım ortasındadır. Grip aşısı, her yıl tekrarlanmalıdır.
• 50 yaş ve üzerindekiler
• Huzurevinde yaşayan veya kronik bakım altındaki kişiler
• Kalp ve akciğer hastaları ile astım gibi kronik hastalığı olanlar
• 6 ay–18 yaş arasında uzun süreli aspirin tedavisi gören çocuklar
• Kronik hastalık nedeniyle son 1 yıldır hastanede yatan veya tedavi görenler
• HIV pozitif virüsü taşıyanlar
• Kalabalık ortamlarda yaşayan öğrenci ve askerler ile diğer meslek gruplarındakiler aşılanmalıdır.

Komplikasyonları: Hastalığın en yaygın komplikasyonu, zatürre gelişimine neden olmasıdır. Nefes darlığı ve öksürükle birlikte göğüs ağrısı görülmesi durumunda, ayrıca sarı yeşil renkte veya kanlı bir şekilde balgam geliştiğinde, mutlaka doktora danışılmalıdır.

ZATÜRRE (PNÖMONİ)
Akciğerdeki hava keselerinin iltihap ve sıvı ile dolması neticesinde kana oksijen ulaşamadığı için vücut hücreleri düzenli çalışamaz. Akciğerlerde ciddi bir enfeksiyona yol açması nedeniyle zatürre ölümcül sonuçlar doğurabilir.

Nedenleri
• Bakteriler, virüsler ve mikoplazmalar ile iltahaba sebep olan mikroplar
• Mantar vb. çeşitli kimyasal maddeler

Belirtileri
• Ani ve şiddetli ataklarla gelen kuru öksürük
• Ateş ve titreme
• Bulantı ve kusma
• Halsizlik

Tedavisi: Genç, bağışıklık sistemi güçlü kişiler ile erken tanı konulan vakalarda ayrıca enfeksiyonun lokal olduğu kişilerde tedaviye yanıt alınmaktadır. Doktorun önerisiyle uygun antibiyotik belirlenerek, hastalığın seyrine göre kullanılmaktadır. İyi bir terleme ve gereken durumlarda oksijen alımı ile destek tedavisi sağlanır. Yakınmalar 7 ile 10 gün içerisinde azalsa da, tamamen iyileşme sağlanması haftalar sürebilir. Hastalığın tekrarını önlemek için yeterli sürede istirahat gerekmektedir.

AKUT BRONŞİT

Bronşit, bronş adı verilen hava yolarında salgı artması ve diğer değişimler ile ortaya çıkan inflamasyondur. En sık rastlanan tipleri, akut ve kronik bronşittir. Akut bronşit hava yollarının salgı zarlarının yangısıdır.

Nedenleri: Akut bronşit çoğunlukla bakteriler ve/veya virüslere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Genellikle günlük aktiviteleri kısıtlamayacak şekilde hafif seyreder ve tamamen geçer. Akut bronşit, üst solunum yollarının viral enfeksiyonlarından ya da soğuk algınlığından sonra ortaya çıkar. Kronik sinüzit ve/veya alerjisi olan hastalarda da görülmekte olup, hastalığın ardından zatürre gelişebilir.

Belirtileri
• Burun akıntısı
• Fenalık hissi
• Titreme • Hafif ateş
• Kas ağrısı • Boğaz ağrısı
• Başlangıçta kuru öksürük
• Daha sonraları balgam çıkarma

Tanısı: Akut bronşit tanısı, hastalığın öyküsünün alınması ve fizik muayene ile koyulmaktadır ancak tanıyı kesinleştirmek için aşağıdaki tetkikler de gerekebilir:
• Akciğer grafisi
• Kan tahlilleri
• Kandaki oksijen miktarının ölçülmesi
• Burun/boğaz salgısından kültür
• Akciğer fonksiyon testleri

Tedavisi: Tedavi, hastanın yaşı, genel sağlık durumu, tıbbi geçmişi, ilaçlara karşı toleransı ile hastalığın diğer hastalıklar üzerine oluşabilecek etkisi göz önünde bulundurularak düzenlenmektedir. Akut bronşit çoğunlukla virüs enfeksiyonlarına bağlı oluştuğundan, antibiyotik tedavisi genellikle gereksiz olup, destek tedavisi yeterlidir.

SİNÜZİT
Kafatasının daha çok ön bölümüne bulunan içi hava dolu boşluklar olan sinüslerin görevlerini normal olarak yerine getirebilmesi için kanalların açık, salgı yapısının normal ve bunları taşıyan tüylü hücrelerin de sağlıklı olması gerekmektedir. Sinüslerden biri, birkaçı ya da hepsinin iltihaplanması durumunda da sinüzit oluşmaktadır.

Belirtileri
• Yüzde ağrı
• Burun tıkanıklığı
• İltihaplı akıntı
• Koku alma bozukluğu
• Ağız kokusu
• Dişlerde ağrı
• Öksürük
• Ateş ve halsizlik
Bu belirtilerin hepsi ile her zaman karşılaşılmayabilir.

Sinüziti diğer hastalıklardan ayıran belirtiler
Sinüzit nadir olarak bronşit ile bir arada görülebilir. Hastalar, burun ve sinüslerdeki dolgunluk ve tıkanıklıkta olduğu gibi baş ağrısını da sinüzit olarak yorumlayabilmektedir. Günlük yaşamda karşılaşılan baş ağrılarının aslında küçük bir kısmını sinüzitler oluşturmaktadır. Sinüzite bağlı baş ağrıları, tipik olarak soğuk algılığı ile burun tıkanıklığının arkasından gelmektedir. Sinüzitte daha çok alın, göz çevresi ve yüzde ağrı oluşmakta ve ağrı yere eğilmekle birlikte artmaktadır. Sinüzitte, migrende olduğu gibi bulantı oluşmamakta ve ağrı krizler halinde gelmemektedir. Sinüzitte burun akıntısı, hem yapışkan hem de iltihap nedeniyle sarımsı yeşil renkte olabilir. Alerjik burun hastalıklarında ise akıntı, bol miktarda ve su gibidir. Sinüzit nadiren komşu olduğu göz ve beyinde enfeksiyonlara neden olabilir.

Nedenleri
Koruyucu mekanizmaların bozulması sonucu sinüzit oluşmaktadır. Bu mekanizmaların en önemlisi tüylü hücrelerin yaptığı temizliktir. Hücrelerin çalışması daha çok soğuk algınlığı denilen virüslerle bulaşan hastalıklar sırasında bozulmakta, bu esnada ayrıca sinüslerin içini döşeyen örtü de kalınlaşmaktadır. Bu durum, sinüslerin burunla bağlantısını sağlayan kanalların tıkanmasına yol açmaktadır. Tıkanıklığın ardından bakteriler sinüs içerisinde çoğalarak, sinüzite neden olmaktadır. Her zaman bakteriler ile oluşmayan hastalığa, virüsler ve mantarlar da neden olabilmektedir.

Sinüzitin sık görüldüğü durumlar
• Sıklıkla soğuk algılığı geçirenlerde
• Polipleri olanlarda
• Sigara kullananlarda
• Alerjisi olanlarda
• Salgı yapısı çok yapışkan olanlarda
• Septumlarda (Burun orta bölmesinin, sinüs kanallarının olduğu yerlerde çıkıntı yapması)
• Hava kirliliğinde Basit bir soğuk algınlığında görülen şikayetler ortalama 1 hafta sürmektedir. Bu süreden sonra devam eden şikayetler, doktora başvurmayı ve sinüzit tedavisini gerektirmektedir.

Tanısı: Özel durumlarda sinüs kanallarından gelen akıntı, bakteri araştırması için laboratuvara gönderilebilir. Şikayetlerin 2 ay kadar devam etmesi veya sık sık tekrarlanması durumunda ise kronik sinüzit söz konusudur. Bu durumda sinüslerin yapısını ve hastalık nedenlerini ayrıntılı olarak görebilmek için bilgisayarlı tomografi tetkiki yaptırılmalıdır.

Tedavisi: Sinüzit tedavisinde, sinüslerin havalanmasını kolaylaştıran dekonjestanlar (tablet, süspansiyon ve burun damlası şeklinde) ile antibiyotikler kullanılmaktadır. Eğer belirlenen durumun ilaçlarla tedavisi mümkün olmayacaksa, cerrahi tedavi önerilmektedir. Son zamanlarda yaygın olarak kullanılan Fonksiyonel Endoskopik Sinüs Cerrahisi ile (FESS) kronik sinüzitlerin tedavisinde eskiye oranla daha başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

Share.

About Author

Leave A Reply