Kızlar ve erkekler…

0

kızerkek

 

Kız çocuklarla erkek çocuklar için eğitim süreçleri içinde, anne ve babanın davranışı farklı mı? Evet farklıdır.

Anneler de, daha erkek çocukları bebekken bile, ona karşı düşkünlük içindedirler. Ben uzman değilim, bilemeyeceğim ama pipi düşkünlüğü daha sonraki yıllarda da, yani çocuk “erkek” olarak büyüyünce de, biz kadınların (anne, kızkardeş, arkadaş ve eş ) derdi olarak kalır. Erkek çocuk doğunca, baba ve tarafı ayrıca sevinir. Soyadları devam edecektir. Zira bilinen bir gerçek var ki, kadının soyadı yoktur. Kız çocuk doğduğu zaman, erkek tarafı çok da tantana yapmaz. Ama erkek bebek için durum farklı. Pipisi olan kazanır! 4-5 yaşlarına kadar, kızlar babaları ile pek de iletişim kurmazlar. Ama 4-5 yaşında kızlar, annelerinin yerini almak isteyip de, babalarına kur yapmaya başladıkları zaman, babalar vurulur kızlarına. ”Prenses”lerine toz kondurmazlar ve nazlı kızlarını daha da nazlandırarak şımartırlar. Erkek çocukları için ise beklerler. Evde atçılık oynamak tamam da, maça gidilecek kıvama gelene kadar, soyadlarını sürdürmelerinin ötesinde, erkek çocuklar babalara pek bir şey ifade etmez.

Oyunlar da farklıdır. Erkek çocuklar evcilik köşesinde illa da baba olmak zorundadırlar. Neden? Bebeğin altını değiştiren bir baba da göremezsiniz evcilik köşesinde. Hep eve gelir ve karısına “ne yemek var?” diye sorar. Doktorculuk oyunlarında da, erkek çocuklar, doktorluğu kızların karnını muayene etmek için kimseye bırakmazlar. Kızlar köşelerde sakin sakin oynarlarken, erkekler ellerine geçirdikleri her şeyle birbirlerine ve ötekine ateş ederler. Kızlar bebekleri giydirmeyi ve onlara yemek yedirmeyi severlerken, erkekler bebeklerin kollarını koparıp, içinde ne var diye bakarlar. Aslında bu davranışlara, bu davranış kalıplarına çocuklarımızı sokanlar bizleriz. Kız çocuk gaz çıkarınca “aaa , çok ayıp” deriz. Erkek çocuk aynı şeyi yapınca onunla birlikte kikirderiz.

Erkek çocuklar konuşmaya başlayınca ,küfür öğrenmişlerse mutlaka büyükler tarafından tekrar edilir ve ettirilir. Kızlar bunu yaparsa “aaa, çok ayıp” olur. Erkeklere asla pembe giydiremezsiniz. “Ben kız mıyım?” diyerek hemen itiraz eder. Oysa bu renk ayrımını nereden biliyorlar? Bizden!

Erkek çocukların pipisi kesilirken kıyamet kopar ve tüm tanıdıklar bugüne, “oğlumuz erkek oluyor” diye davet edilir. Kız çocuklar regl oldukları zaman kimselere söylenmez. Oysa onlar için de düğün düzenlenmeli “kızım büyüdü ve doğurganlık kazandı” diye. “Aaa, çok ayıp!”

Kızların etekleri kısa olursa veya erkekler kızların bacaklarına bakar veya eteklerini kaldırırlarsa, çok “komik “olur. “Gördün mü keratayı, bak babasının oğlu” denir.Kızlar erkeklerin pantolonunu indirince “aaa, çok ayıp.” Kızlar derslerinde başarılı olmak zorundadırlar ve de olurlar. Onlar için mazeret yoktur. Erkek çocuklar başarılı olamazlarsa “biraz havai de… dikkati, dağınık… ” gibi mazeretler bulunur.

Hele evde iki kardeşten büyük olan kız ise erkek kardeşinin nöbetçi annesi olmaya mahkumdur. ”Koş oğlanın oyuncağını getir”, ”kardeşine bak”, ”sen ablasın ona göre”, ”şimdi olmaz kardeşine bakıyorum.”… Delikanlılık zamanı gelince de erkek çocuklar arkadaşlarına gidebilirler, sokaklarda daha çok zaman geçirebilirler, kızlarla elele yürüyebilirler. Ama kızlar arkadaşlarına gidemezler, sokaklarda gezemezler, erkek arkadaşlarıyla el ele dolaşamazlar.

Tüm bunlar neden oluyor? Bu davranış farklılığının sebebi ne? Tamamen cinsiyetçi bakış açısı. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanamadığı durumlarda, kadınlar hem özel hayatlarında hem de kamusal alanda fırsat eşitliği içinde olmayacaklardır. Toplumun alışkanlıkları da bunu tetiklediği zaman ailenin davranışları, oyuncaklar, okullarda ders kitaplarında da yapılan cinsiyetçi yaklaşımın, belki de hiç farkında olmadan bizi nasıl sarıp sarmaladığını göreceğiz. Davranışlarını onaylamadığımız, sert bulduğumuz veya kolay iletişim sağlayamadığımız erkeklerin de bir zamanlar bebek olduklarını ve onları yetiştirenlerin de kadın olduklarını unutmayalım. Ne yapmalıyız? Toplum tarafından geliştirilen bu cinsiyet ayrımcılığının anne ve baba olarak tarafı olmamalıyız. Evde işleri kız işleri ve erkek işleri olarak ayırmamalıyız. Erkekler de sofra kurarlar, erkekler de mutfağa girerler, kızlar da anneleri ile alışverişe giderek geç kalabilirler. Kızların da erkek arkadaşları eve gelerek anne ve baba ile tanışabilirler.

Kısaca zor işler bu işler. Ama olmayacak işler değil. Yeter ki biz çocuklarımızı yetiştirirken onlardan keyif almaya ve hayatımıza katmaya özen gösterelim.

Share.

About Author

Leave A Reply