Korkulu rüya, hiperaktivite!

0

Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği Sendromu, gelişen teknoloji ile birlikte çocuklarda daha fazla görülüyor. Bu durum da ebeveynlere sıkıntılı dönemler yaşatıyor. REEM Nöroloji Merkezi’nden Nöroloji Uzm. Dr. Mehmet YAVUZ anlatıyor.

Hiperaktif çocuklar, genellikle sürekli kıpırdanırlar ve vücutlarının bir parçası sürekli hareket halindedir. Bir yerde oturamaz, eşyalarını unutur ve kaybederler. Başladıkları işi bitirmeden bir diğerine başlarlar. Müdahaleci ve rahatsız edicidirler. Sıra bekleyemezler. Cevapları soruları beklemeden ağızlarından kaçırırlar. Ebeveynler, çocuklarının sanki normalüstü bir zeka ve yeteneğe sahip olduğunu düşünerek, bundan çok memnun olurlar. Halbuki çocuklarını bekleyen tehlikeden tamamen habersizdirler. Bu nedenle, 2 yaşından küçük çocuklara kesinlikle televizyon izlettirilmemeli, 3 yaşındaki çocuk en fazla 1 ya da 1,5 saat, 4 yaşındaki ise en fazla 2 saat kadar ekran başında durmalıdır.

Hiperaktivite belirtileri

Ebeveynler, hiperaktivite belirtilerini gözlemledikten hemen sonra bir uzman hekime başvurmalıdır. Bu çocuklarda görülen davranış bozuklukları şöyledir:

Düşünmeden tehlikeye atılırlar. Normal faaliyetleri “sıkıcı” bulurlar. Özelikle okul öncesi dönemde, ev içinde koşuşturur, yükseklere tırmanır, dolap tepelerinde gezerler. Bir kısmı bu derece hareketli olmayabilir ancak uzun bir süre aynı yerde oturmaları ya da sakin bir şekilde oynamaları çok mümkün değildir.

  • Genellikle bebeklik dönemindeki huysuzlukları, az uyumaları ve yememeleri, anne-babayı fazlasıyla yorar.
  • Tepkilerinde abartılı ve bazen acımasız olabilirler. Korkusuzca davranmaları çeşitli tehlikelerle yüz yüze gelmelerine neden olur. Örnek vermek gerekirse, çıkılmayacak yüksek bir yere çıkar, evden çok uzaktaki yerlere yalnız başına gider ya da kesici aletle oynayabilirler. Tüm bu belirtiler çocuğun sosyal uyumunu bozar. Kısacası bu çocuklar kendilerini kontrol etmedeki güçlükleri nedeniyle nerede durmaları gerektiğini bilemezler.
  • Diğer çocuklarla ilişkilerinde geçimsiz olabilir ve bu nedenle arkadaşları arasında istenmeyen çocuk ilan edilirler.
  • Hiperaktif çocuklar, sonradan pişman olacakları hareketleri, sonunu düşünmeden gerçekleştirirler. Özellikle başkalarına söz ya da fiille sataşır ve huzursuzluk çıkarabilirler.
  • Öğretmenler, sıklıkla dersi dinlemediklerinden ve arkadaşlarını rahatsız ettiklerinden ya da onların dikkatlerini dağıttıklarından söz ederler.
  • Sınavlarda dikkatsizlik nedeniyle çok basit hatalar yaparlar. Cevabını bildikleri sorulara dahi yanlış cevap verirler. Soruyu sonuna kadar okuma sabrını gösteremedikleri ve test sınavlarından çabuk sıkıldıkları için soruları okumadan cevaplarlar.
  • Yanlarında biri olmadan ödevlerini kendi başlarına yapamazlar.

Nasıl başa çıkılabilir?

“Hiperaktivite’li çocukların hastalığından kaynaklanan davranışları, yaramazlık olarak kabul etmek, son derece büyük bir hatadır. Böyle çocukların, gerek ailesi gerekse çevresi tarafından, bilgisizlikten dolayı boş yere azarlandıkları ve hatta maalesef darba maruz kaldıkları da bir gerçektir. Hastanın yakınlarının ve öğretmenlerinin hiperaktivite konusunda eğitimli olması ve hastalıkla en iyi nasıl baş edilebileceklerini bilmeleri gerekir. Davranış tedavisi, danışmanlık ve psikoterapi, aile ve grup tedavileri de bir tedavi şeklidir. Ayrıca bir çocuk psikiyatrisinin gözetiminde uygulanacak ilaç tedavisi de, hiperaktivite sendromunun kontrolünde başarı sağlayabilir.

Dikkat eksikliği sendromu

Özellikle okul çağında, çocuğa ve ebeveyne oldukça sıkıntı yaşatan dikkat eksikliği sendromu, her bireyde kendisini değişik biçimde gösterir. Bu sendromu yaşayan tüm çocuklar, dikkatlerini yoğunlaştırmakta ve başladıkları işleri bitirmekte zorlanırlar. Zorluk, çocuktan çocuğa değişir ve ders dinleme ile konsantrasyonun gerekli olduğu okul hayatında sorunlara yol açar. Birkaç belirti olarak da, ödev yapmamak, dinlemekte ya da direktiflere uymakta zorluk çekmek, çevredeki en küçük olayda dikkatin dağılması gibi örnekler verilebilir.

 

 

Share.

About Author

Leave A Reply