Küçük oğlum ergen oluyor…

0

Ergenlik, insanlarda meydana gelen yetişkinliğe atılan ilk adım evresidir. Bireyin çocuksu tutum ve davranışlarını bir tarafa bırakıp, yetişkin tutum ve davranışlarını sergilemeye başladığı, cinsiyetinin oturduğu dönemdir. Özetle işiniz zor demektir. Yeditepe Atlas Özel Egitim Merkezi’nden Psikolog – Davranış Bilimci Şeyma GAZEZOĞLU’nun söylediklerini dikkate alabilirsiniz.

Erkekler kızlara göre birkaç yıl daha geç ergenliğe adım atarlar. Kızların boyunda gözle görülür bir uzama fark edilirken, erkeklerde bu uzama görülmez. Erkek ergenler kızları birkaç yıl daha geriden takip ederler. Erkeklerde vücut ağırlıkları 7–20 kg. arasında bir artış gösterir. Boylarında 10- 30 cm. uzama görülür. Sesleri çatallaşmaya ve kalınlaşmaya başlar. Ciltte yağlanmalar, sivilceler oluşmaya başlar. Kas dokuları artar, bu da ergenin vücuduna iri ve erkeksi bir görünüm kazandırır. Vücudunda erkekliğe has bir şekilde kıllanmalar meydana gelir. Androjen hormonu bu dönemde salgılanmaya başlar; bu salgıla zirvede olduğu için de genital organlar da artık olgunlaşmaya başlamıştır. Karşı cinse ilgi duymaya başlar, onların ilgisini çekmek için ellerinden geleni yaparlar. Erkeklerdeki fiziksel değişimler kızlardaki gibi psikolojik açıdan bir gel- git sorunu yaşamalarına sebep olmaz. Vücutlarındaki fiziksel değişimleri erkekler daha çabuk kabullenirler. Bu değişim ve gelişim erkeklerin hoşlarına bile gider. Toplumun da bunda payı çok büyüktür. Ataerkil bir toplumdan geldiğimiz için, erkekteki fiziksel değişimleri gören çevre, erkek çocuğunu en üst seviyeye çıkarır ve ödüllendirir. Bu durumda erkek ergenin kendini kabul etmesi de hiç zor değildir. Çocukluk çağında gelişmeyen sosyal toplum bilinci gelişir. Bir toplumun parçası olma, toplum tarafından kabul edilme, grubun parçası olma ihtiyacı ortaya çıkar.

Duygusal değişimler

Erkek ergen duygusal yönden de bazı değişimlere uğrar. Duygularını çok yoğun ve coşkulu yaşarlar. Asi ve hırçındırlar. Ortada bir sebep yokken aniden sinirlenip, bir öfke patlaması yaşayabilirler. Ergen “benmerkezcidir”, kendisi önemlidir, kendisinden başkasını düşünmez. Kendisi için en iyi ve en güzelini, onun bildiğini düşünür. Çocuk bu dönemde anne-babasının fikirlerini beğenmez, onları küçük ve değersiz görmeye başlar. Endişelenmeyin, bu çocuğunuzun sizi sevmediği anlamına gelmiyor. Sadece ergenlik dönemine özel bir durum ve şunu unutmayın ki, çocuğunuz sizi sevdiği için, kendisine en yakın kişiler olarak sizleri gördüğü için bütün bunları size yapıyor. Ona karşı biraz anlayışlı olun. Ergen yalnız kalmak ister; odasına çekilip odasından çıkmak istemez. Elleri, kolları, bacakları uzamaya başlar. Ani uzama sonucu da, kendilerini çok yorgun hissederler ve uyumaya karşı ayrı bir hassasiyetleri vardır.

Ders çalışma istekleri yoktur; çalışmayı da gereksiz bulurlar. Kendilerince onların ders çalışmaktan daha önemli sorunları ve problemleri vardır. Ergenlerin bu problemi de okul başarılarını etkiler, derslerinde başarısız olabilirler. Çocukluk çağına göre daha dağınık ve düzensiz yaşam tarzını benimserler. Odaları ne kadar dağınık olursa olsun, bu durum onları rahatsız etmez. Unutmayın orası onun odası ve orada o yaşıyor. Bırakın nasıl rahat ediyorsa odasında öyle yaşasın. Bu dönemde merak duyguları da çok gelişmiştir. Her şeyi merak ederler. Yeni arayışlar, yeni meraklar içerisindedirler. Yeni şeyleri denemek hoşlarına gider. Farklı şeyler yapmak, yaşamak isterler. Yeni saç stillerini, farklı kıyafet tarzlarını deneyip, kendi stillerini ortaya koyarak ilgileri kendi üzerlerine çekmek isterler. Bugüne kadar markaya hiç dikkat etmeyen ergen, artık markaya çok önem verir. Arkadaşları arasında farkında olmadan marka savaşı çoktan başlamıştır da, onların haberi yoktur. Arkadaş gruplarında kullandıkları farklı sözcükleri, günlük dillerine taşıyıp kullanmaya başlarlar. Bugüne kadar dinledikleri müzik tarzında da köklü değişimler vardır.Farklı aksesuarlar takarak, anne-babalarına özgürlüklerini, bağımsızlıklarını ilan edip, büyüdüklerini gösterirler. Kendilerinden sonra ilk gelen değerli kişinin kim olduğunu merak ediyorsanız hemen söyleyelim, tabii ki arkadaşlarıdır. Arkadaşları onlar için büyük bir önem taşır. Arkadaşları tarafından beğenilip, önemsenmek ve onların gözünde ulaşılmaz bir kişi olmak içindir aslında bütün bunlar.

Paniğe kapılmayın, sabırlı olun!

Bütün bu değişimlerin karşısında anne-babanın paniğe kapılmasına hiç gerek yok. Siz yeter ki sakin olun. Bir gerçek var ki, artık oğlunuz büyüdü. Küçük oğlunuz gitti yerine genç, delikanlı oğlunuz geldi. Oğlunuz kabul etti büyüdüğünü; kabul etme sırası artık sizde. Bu derece önemli değişkenlikler gösteren ergenin bütün bu hallerini, inişli-çıkışlı duygu patlamalarını onunla birlikte yaşayan anne-babalardır. Onu en iyi anlayacak olan kişi de sizlersiniz. Bu noktada anne-babaya düşen en büyük görev, sabırlı olmaktır. Anne, erkek ergenin ne kadar yakınında olursa olsun, ne kadar onu anlıyor gibi davranırsa davransın, hiçbir zaman baba kadar etkili olamaz. Şüphesiz erkek ergenin bu dönemini en az hasarla atlatabilmesi için babaya daha fazla ihtiyacı vardır. Bugüne kadar kendine model aldığı erkek, babasıdır. O yüzden, bu dönemde babanın desteğine çok ihtiyacı vardır. Ne olursa olsun, baba oğluyla konuşurken asla sesini yükseltmemelidir. Baba her şeyden önce oğluyla dost olmayı başarabilmelidir. Ergenle arkadaş olmak, çocuğu sınırsız özgür bırakıp, ona “sen ne istersen yap” demek anlamına gelmiyor. Elbette sınırlamalar olmalı ve kurallar konulmalı ki, çocuk da nerde durması gerektiğini bilsin. Diğer önemli bir nokta da, aileyi ilgilendiren, özellikle de onu ilgilendiren konularda, hep birlikte oturup, fikir alışverişi yapmaktır. Onun fikirlerini almak bu dönemde önemlidir. Kendisini değerli ve işe yarar hisseder.

 

Share.

About Author

Leave A Reply