Annelerden sorular ve cevapları 1

0

baby-crying-in-crib

 

1 yaşındaki bebeğimde, 10 gündür anbiyotiğe dayalı ishal var. Doktorlar “bir şey olmaz” dedi ama biz çok korkuyoruz. Ne yapmamızı önerirsiniz?

Doktorlarınız ishale rağmen antibiyotik tedavisini kesmediklerine göre, bebeğinizdeki enfeksiyon şiddetli olmalı. Antibiyotik kullanımı sonrası ishal oluşması, aslında sıklıkla karşılaştığımız bir durumdur. Özellikle kuvvetli antibiyotiklerin kullanımı sonrasında, bağırsaklarda varolan yararlı bakterilerin, bağırsağın doğal florasından uzaklaştırılması, bu tür bir duruma yol açabilmektedir. İshalin varlığında antibiyotiklerin kullanımı ciddi olarak incelenmelidir. Çok büyük gereklilikler yoksa antibiyotik kullanımına, ishal tedavisi sonlandırılana kadar ara verilmesi mantıklı olacaktır. Eğer kullanılan antibiyotiklerin kesilmesi çocuk açısından daha büyük bir sağlık sorunu oluşturacaksa, antibiyotik ishalini azaltacak, bağırsak florasını güçlendirecek yardımcı tedavi yöntemleri denenmelidir.
İshallerin çok büyük çoğunluğu, doğru bir tedavi yaklaşımı sonucunda, genellikle bir haftalık süre sonunda şiddetlerini kaybeder ya da tamamen geçerler. Çok az sayıda ishal ciddi hastane tedavisi gerektirir. İshalin kanlı olması, dışkıda bol miktarda mukus olması, ishalle birlikte aşırı sıvı kaybı ve ateşin birlikteliği, ağızdan beslenmeye ve sıvı alımına engel olabilecek kusmaların varlığı, çocuğun genel durumunun kötüleşmesi, orta ve şiddetli sıvı -elektrolit kaybı, ishalin bir hafta-on günden uzun sürmesi gibi durumlarda, var olan ishali yeniden ve hemen değerlendirmek gerekli. Genel durumunun çok kötü olmamasına rağmen ishalinin on günden beri sürmesi ve hissettiğiniz korkular nedeniyle bebeğinizin yeniden değerlendirilmesinin uygun olacağını düşünüyorum.

Bebeğim yaklaşık 20 gündür, aralıklarla aniden ağlıyordu. Diş çıkardığı için huzursuz olduğunu düşünüyorduk ama bu sabah kalktığında, kulağının aktığını fark ettik. Ne yapmalıyız?

Bebeğinizin en kısa zamanda muayene edilmesi gerektiğini söylemeliyim. Yirmi gündür aralıklarla ve aniden ağlamasının nedeni sizin de düşündüğünüz gibi diş çıkarma nedeniyle hissettiği ağrı ve huzursuzuk olabilir. Ancak bebeğinizde var olması muhtemel bir orta kulak iltihabı, kabızlık, poposunda var olabilecek pişik, idrar yolu enfeksiyonu, gıda intoleransı, geniz eti büyümesi ve iltihabı gibi muhtemel sebeplerin varlığında da çocuklarda huzursuzluk ve ağlama oluşabilmektedir. Kulak akıntısının varlığı, elbette öncelikle orta kulak ve dış kulak yolu iltihaplarını düşündürmelidir.
Ayrıca bir yaşlarından itibaren kendi otonomisini kazanmaya başlayan ve kendini dünyanın merkezine koyan çocuklarda duygusal anlamda, bireyselleşme anlamında büyük değişimler yaşanır. Ve bu nedenle yemek yeme, uyuma, tuvalet eğitimi konularında anne babayla ters düşebilir. Hatta ters düşmek için inatlaşır, söylenenlerin değil kendisinin doğru söylediğini, kendisinin bir birey olduğunu anlatmaya çalışır davranışlarıyla. Bebeklik çağında öfke ve saldırganlık durumu genelde engellemeler nedeniyle oluşur. Bu öfke halini ise giderek kendisine has bir şekilde bağırarak, tepinerek, ağlayarak belli etmeye başlar.
Tüm bu bilgiler ışığında, bebeğinizin aniden ağlama davranışının temelinde orta kulak iltihabı ve diş çıkarmanın olabileceğini öncelikle düşünmek gerekli. Bebeğinizin yapılacak muayenesi ile bu durum net olarak belirlenecektir. Bebeğinizin sabah kulağından gelen akıntı, tüm insanlarda var olan ve kulak kiri olarak bilinen buson bile olabilir. Yine de 0-3 yaş arasındaki çocuklarda sıklıkla gözlemlediğimiz orta kulak iltihabında da ani ağlama nöbetlerinin olması, aşırı huzursuzluğun varlığı, bebeğinizin en kısa zamanda muayenesini gerektiriyor.

dreamstime_m_33724583

Bebeğim 7 aylık. Yumurta sarısı, peynir, pekmez ve devam mamasından oluşan kahvaltı karışımını yemek istemiyor. Yumurta sarısını başka nasıl verebilirim?

Yumurtayı gün aşırı vermeyi deneyin derim. Bu şekilde de veremezseniz, yumurtanın içine karıştırıldığı pişirilmiş uygun yiyeceklerle bu sağlanabilir. Zaten mutlaka yumurta ile kahvaltı yaptırmanız gerekli değil. Gün içinde gerekli proteini alabileceği başka bir besin çeşidi ile besliyorsanız hiçbir sorun olmayacaktır. Ve mamaların çoğunda yumurtaya eşdeğer temel besinler vardır.
Bebeğiniz altıncı aydan sonra her türlü besini yiyebilir hale gelir. Altı aylıktan sonra hemen hemen tüm yiyecekleri yiyebilir hale gelen çocukların beslenmelerine, bir yaşından sonra, temel besinler olan süt ve süt ürünleri, unlu nişastalı besinler, et, balık, yumurta, baklagiller, sebze ve meyveler katılmalıdır. Bir yaşından önce yüksek fosfor ve tuz oranı nedeniyle önermediğimiz inek sütü bir yaşından sonra yarım litreyi geçmemek üzere çocuğun beslenmesine eklenmelidir. Bunun dışında özellikle kalsiyum oranı yüksek olan peynir (beyaz peynir, çökelek gibi) verilmelidir.
Kırmızı etin içindeki demir çocuğun kansız kalmasına engel olarak kaliteli protein ihtiyacını da karşılayacaktır. Özellikle taze balığın çocuklara verilmesi önemli. Çünkü balığın içindeki omega-3 yağ asitleri, çocuğun beyninin ve zekasının gelişimine oldukça önemli katkılarda bulunacaktır. Aynı zamanda balık yemeyle, D vitamini de alan çocuğun iskelet gelişimi hızlanır. Bu şekildeki bir beslenme ile gerekli protein ihtiyacı yumurtaya hiç gerek kalmadan da karşılanabilir. Bu aydan itibaren balık, tavuk ve kırmızı etin ezilmiş şekilde verilmesi halinde rahatlıkla bu besinleri sindirebilir.
Günde bir iki kez sebze ve meyve verilmelidir. Bu şekilde alacağı vitaminler, mineraller ve antioksidanlar ile sağlıklı bir gelişim mümkün olacaktır. Sebzeler çok iştahla yediği çorbalar içinde küçük parçalar halinde de verilebilir. Baklagillerin hangisi olursa olsun beslenme listesine alınmalıdır. Üç dört dilim ekmek, unlu ürünler tüketilebilir. Sadece aşırı tatlı ürünlerden mümkün olduğunca uzak durmak yararlıdır. Çünkü bu tür gıdalar çocuğun iştahını olumsuz etkileyen gıdalardır.

Çocuğum 3 yaşında. Artık gündüz bez bağlamıyoruz ama kakası gelince “bana bez bağlayın” diyor. Tuvalete yapması için ısrar edince beş güne varan kabızlık sorunuyla karşılaşıyoruz. Bu durumdan nasıl kurtulabiliriz?

Size önerim en az bir hafta bu eğitime ara vermenizdir.

  • Başlangıçta anne-babasıyla tuvalete girmesine, sifonla oynamasına izin verin.
  • Oyun oynadığı alana oturak koyup, oturağın onun olduğunu algılamasına yardım edin ve günde bir kez giyinik olarak çocuğunuzun oturağa oturmasını sağlayın. Eğer oturağa oturmak istemezse asla zorlanmayın.
  • Çocuğunuzun kakası geldiğinde istediği bezini ona verin. Bezine kakasını yaptıktan sonra bezindeki dışkıyı onun gözleri önünde oturağına dökün. Böylece çocuk dışkı kontrolü, bez ve oturak arasındaki ilişkiyi kavramaya başlayacaktır.
  • Bu eylemi gerçekleştirirken çocuğunuzla sevecen, sabırlı ve onu öven konuşmalar yapın. Kaka ya da çiş ile ilgili “ne kadar pis kokuyor degil mi?” gibi kötüleyen cümleleri asla söylemeyin. Özellikle tuvaletini oturağa yapmasının anneye-babaya duyduğu sevginin göstergesi olduğu yönünde imalarda asla bulunmayın.
  • Çocuğunuzun tuvaleti geldiğinde bezini bağlayıp, yine oturağına oturtmaya çalışın. Yavaş yavaş ve doğru bir biçimde bezi olmadan oturağına oturması ile ilgili teklifte bulunun.
  • Oturağına ya da bezine yaptığı her dışkılama sonucunda çocuğunuzu başarısından dolayı tebrik edin. Kişisel olarak başarılı olduğu duygusu içinde olan çocuk tepkilerini gevşetmeye başlayacaktır.
  • Oturağına oturmaya başladığında kısa sürelerle oturtun ve zamanla oturduğu süreyi arttırın. Başlarda oturaktan kalktıktan sonra tuvaletini yapabilir. Bu durumu bir başarısızlık olarak ona hissettirmemekle birlikte siz de böyle görmeyin. Sabırlı olun. Bu tür kazalar hep olacaktır.
  • Çocuğunuza kakasının ve çişinin nereye gittiğini doğru bir şekilde anlatmaya çalışın. Kakasını döktüğünüz tuvalette sifonu çekerken “güle güle” diyerek kakasının nereye gittiğini görmesini sağlayın.
  • Eğer tuvalete düşme ve suyla birlikte kendisinin de gideceğini sanma gibi korkuları varsa yine biraz ara verip birkaç gün içinde korkularının yersiz olduğunu algılatmaya çalışın.
  • Bu süreç zarfında tuvaletini yaparken önceleri mutlaka beraber durun, onunla şarkılar söyleyerek huzurlu olmasını sağlayın. Oturağına oturmaya istekli davranmaya başlayan çocuğunuzu tuvaletinin gelebileceği zamanlarda tuvalete götürün.

dreamstime_s_19300672

8 aylık bebeğim 4 gün önce ateşlendi. Doktor antibiyotik ve ateş düşürücü verdi. 2 gündür ateşi düşmüştü ancak bugün yüzünde kızarıklıklar gördüm. Yeni başladığımız meyve alerji yapmış ya da kızamık olabilir mi?

Ateşin düşmesi ya bebeğinizdeki muhtemel mikrobik hastalığın verilen ilaçlara duyarlı olduğunu ya da bebeğinizde var olabilecek viral bir rahatsızlığın oluşturduğu ateşin kendiliğinden düşmesine bağlı olabilir.
Bebeğinizin yüzünde ve alnında oluşan kızarıklığı muayene etmek, karakteristik özelliklerini araştırmak gerekli. Ayrıca bu döküntülerin seyrini, artıp artmadığını, vücudun diğer bölgelerine yayılıp yayılmadığını da incelemek gerekli. Ancak bu şekilde doğru bir teşhis koyabiliriz. Bu nedenle bebeğinizin yine muayene edilmesi en doğru yaklaşım olacaktır. Bahsettiğiniz bölgelerde yerleşebilen ve deride kızarıklık oluşturabilen pek çok muhtemel sebep vardır.
Bebeğinizin yüzünde oluşan bu kızarıklıkların kızamık rahatsızlığına bağlı döküntüler olması mümkündür. Kızamık, kızamıkçık gibi viral döküntülü hastalıklarda, döküntüler genel olarak kulak arkasından başlayarak önce yüze sonra da vücuda yayılırlar. Bu hastalıkların başlangıcı soğuk algınlığı, grip belirtileri gibidir.Ateş, öksürük, burun akıntısı gibi belirtilerle başlarlar. Döküntülerin vücuda yayılıp yayılmadığından bahsetmemişsiniz. Bu nedenle bu konuda yorum yapmak güçleşiyor. Eğer kızarıklıklar vücuda yayılmamışsa var olan bu kızarıklıkların kızamık ya da kızamıkçık dediğimiz viral döküntülü hastalık olmaları ihtimali azalıyor demektir. Yine de bu tür hastalıklarda döküntülerin bazen atopik olabileceği gerçeği nedeniyle dikkatli olup, bu hastalıklar açısından da bebeğinizi değerlendirmek gerekli.
Viral döküntülü hastalıklar dışında bebeğinizdeki bu kızarıklıklar alerjiye (besin alerjisi, kullandığı ilaçlardan birine bağlı alerjiye, yüzü ve alnı tutabilen bazı tür egzemalara) veya geçirdiği mikrobik bir hastalığa bağlı da olabilir. Bu rahatsızlıklar açısından da bebeğinizi incelemek gerekli.

Share.

About Author

Leave A Reply