Okul dönemi hastalıkları…

0

Screen Shot 2015-12-03 at 10.24.11 AM

Okul döneminde çocuklarda en sık üst solunum yolu enfeksiyonları görülür. Solunum yolu enfeksiyonları çocukluk çağında hafif veya yaşamı tehdit edebilecek kadar çok ağır olabilen ve en sık karşılaşılan hastalıklardandır. Hastalıkların yüzde doksanı virüslere bağlı olarak gelişir. Üst solunum yolu kulaklar, burun, boğaz, bademcikler ve sinüslerden oluşur. VKV Amerikan Hastanesi Pediatri Bölümü Dr. Arzu Özgeneci uyarıyor.

Soğuk algınlığı
Burunda berrak veya koyu renkli akıntıya ve burun tıkanıklığına neden olan viral enfeksiyonlardır. Soğuk algınlığının süresini etkileyecek çok fazla tedavi yöntemi yoktur ancak yine de bazı semptomları azaltılabilir. Burun akıntısı tedavisi, burun tıkanıklığından farklıdır. Burun gözeneklerine tahrişten korunmak için yağlı kremler kullanılabilir. Burun akıntısı, burnu virüslerden temizlemeyi sağlar. Çocuğunuzun allerjik nezlesi yoksa antihistaminiklerin faydası olmaz. Kendiliğinden düzelebilen bu hastalık için parasetamol tedavisi yeterlidir.

Soğuk algınlığı, enfeksiyonlu bir hastadan direkt temas yolu ile alınır. Eğer çocuğunuzda
• 2 günden uzun süren ateş
• 7 günden fazla süren burun akıntısı
• Gözlerinde iltihaplı akıntı
• Beslenmesine engel olan burun tıkanıklığı
• Kulak veya baş ağrısı
• Boğaz ağrısı varsa doktorunuzu aramanız gerekir.

Boğaz ağrısı (farenjit, tonsilit)
Grup A beta streptokok infeksiyonu ve virüsler etken olabilir. Çoğu kez boğaz ağrısı ve ateş nedeniyle çocuklar doktora götürülürler. Klinik bulgularla ayırt etmek zor olacağından boğaz kültürü aldırmak yararlıdır.
Boğazı ağrıyan ateşli çocuklar arasında her 10 çocuktan biri streptokok bakterisinin neden olduğu faranjite yakalanır. Faranjit kapalı ve kalabalık ortamlarda kolayca bulaşır. 5-15 yaş grubu çocuklar bu hastalığa en sık yakalanan gruptur. Hastalık, hasta kişinin tükürük ve burun salgısından bulaşabilir. Evde hasta biri olduğunda ortak hiçbir malzeme kullanılmamalı, eller sabunla sık sık yıkanmalıdır. Faranjit boğaz enfeksiyonu demektir ve yutmayı güçleştirir. Ateş, titreme, kırıklık, iştahsızlık gibi belirtilerin yanında karın ağrısı, bulantı, kusma da görülebilir. Boyundaki lenf bezleri şişer, bademcikler irileşir ve üzerinde beyaz-sarı iltihap odakları belirir.
Boğaz kültürü ya da hızlı strep testiyle doğrulandığında antibiyotik tedavisine başlanır ve 10 gün devam edilir. Kültür sonucuna göre streptokok üremişse penisilin tedavisi vermek uygun olur. Yetersiz tedavi bademcik absesi, romatizmal ateş ve nefrit gibi durumlara neden olabilir.
Hasta çocuğa bol sıvı, yumuşak yiyecekler, çorba, dondurma verilebilir. Büyük çocuklar tuzlu suyla gargara yapabilir.

Akut ortakulak iltihabı
Orta kulak iltihabı, üst solunum yolu enfeksiyonunun östaki borusunu (orta kulağı boğaz bölgesinin arkasına bağlayan boru) tıkamasına bağlıdır. Büyük çocuklar kulak ağrısı ve ateş nedeniyle doktora getirilirler. Viral veya bakteriyel olabilir. Çocukların çoğu en az bir kez kulak enfeksiyonu geçirir ve bunların 1/4’ü tekrarlayan kulak enfeksiyonlarıdır. Çocukların %5-10’nunda orta kulaktaki basınç, zarın delinmesine neden olabilir ve kulaktan sarı, bulanık bir sıvı akar. Eğer doktorunuzun verdiği tedaviyi uygularsanız çocuğunuz iyileşecektir. Kulağın ve işitmenin sürekli zarar görmesi, ender görülür. Tedavide parasetamol türü ağrıkesiciler ve doktorun kararına göre antibiyotik kullanılır.
Kulak iltihabı bulaşıcı değildir. Çocuğunuz dışarı çıkabilir ve kulaklarını örtmesi gerekmez. Ancak yuvaya ya da okula dönmesi için kendini iyi hissettiği ve ateşinin düştüğü zamanı beklemeniz gerekir.

Eğer çocuğunuz sık sık kulak enfeksiyonu geçiriyorsa;
• Çocuğunuzu sigara dumanından koruyun.
• Allerji testi yaptırın. Eğer çocuğunuzun sürekli burun akıntısı varsa bu bir allerjinin etken olduğunu düşündürebilir.
• Eğer çocuğunuz sürekli horluyorsa veya ağzından nefes alıyorsa büyük geniz eti olabilir; bu da kulak enfeksiyonu nedenlerinden biridir.

Zatürre (pnömoni)
Alt solunum yolu enfeksiyonlarından olan pnömoni (zatürre) çeşitli mikroplarla ortaya çıkabilir. Klinik olarak viral, bakteriyel veya mikoplazmal olanı ayırt etmek güçtür. Genellikle viral pnömonilerde başlangıçta üst solunum yolu enfeksiyonuna ait ateş, nezle, sesin kalınlaşması ve öksürük gibi belirtiler vardır. Kan sayımı ve akciğer filmi sonrası tanı konulur. Tedavisinde antibiyotik kullanımı gerekmektedir. Yatak istirahati, buhar, bol sıvı alınması ve ateş düşürücü kullanımı yeterlidir. Ancak çocuğun beslenmesi bozulmuş ise hastaneye yatırılarak oksijen verilmeli ve yeterli sıvı tedavisi sağlanmalıdır.
Bakteriyel pnömoniden şüphelenildiğinde etkenin bulunması önemlidir ve tedavinin şeklini belirler. Balgam ve kan kültürleri alınmalı ve tedavide mutlaka uygun antibiyotik verilmelidir. Mikoplazma pnömonileri okul çağı çocuklarında daha sık görülür. Öksürük bazen 3-4 ay sürebilir. Tedavisinde antibiyotik verilir. Günümüzde bakteriyel pnömonilerden korunmak için bazı bakteriyel aşılar uygulanmaktadır. Risk gruplarına pnömokok aşısı yapılmalıdır.

Akut solunum yolu enfeksiyonlarında destekleyici tedavi oldukça önemlidir.
• Hasta çocuk sıkı giydirilmemeli, ılık bir odada hafif giyinik olmalıdır.
• Oda sıcaklığı 18-20 derece olmalı ve burun temizliği tuzlu suyla yapılmalıdır.
• Solunan havanın nemlendirilmesi de yararlıdır.
• Bitkisel çaylar yumuşatıcı olarak verilebilir.
• Aileler, çocuklarına sık sık ve uygun süreyle (1 dakika kadar) el yıkamayı öğretmelidirler.

Romatizmal ateş
Akut romatizmal ateş, beta hemolitik streptokoka bağlı tonsilit ve farenjit sonrası görülür. En fazla 5-15 yaş arası çocuklarda sıktır. Klinik olarak enfeksiyondan 2-6 hafta sonra eklem ağrısı, halsizlik ve ateş ortaya çıkar. Gezici olan eklem ağrıları en çok dizleri tutar.
Romatizmal ateş kalp yetmezliğine neden olabilir. Şüphelenilen durumlarda kalp grafisi ve kan testleri istenmelidir. Tedavisinde yatak istirahati, yüksek doz aspirin ve antibiyotik tedavisi ile kalp yetmezliği ilaçları kullanılır. Atakların önlenmesi için ömür boyu her ay penisilin tedavisi yapılır. Gelişmiş ülkelerde tamamen ortadan kalkan bir hastalık olmasına karşın ülkemizde halen önemli bir sorundur.

Okul çağında çocuğunuzu hastalıklardan korumak için: 
• Hijyen kurallarına dikkat edilmesi, ellerin yıkanarak her zaman temiz tutulması gerekir.
• Kantinde satılan gıdaların temizliği de önemli bir noktadır.
• Hastalığın başında önlemler almak hastalıkların yayılmasını önler.
• Ailelerin okulda görülen hastalıklar hakkında önceden bilgilendirilmesi alınacak en önemli önlemlerdendir.
• Hasta çocuklar okula gönderilmemelidir.
• Okul çağında çocuğu olanların (5-15 yaş arası) çocuklarını okul başlamadan önce doktoruna götürmesi ve aşılarının eksik varsa tamamlanması gerekir.
• Ayrıca anne-babaların çocuğunu beslenme, spor alışkanlığı ve uyku düzeni açısından disipline etmeleri de çocukların hastalıklara karşı direncini arttıracağından üzerinde durulması gereken bir konudur.

Share.

About Author

Leave A Reply