Prematüre bebekleri ve ailelerini neler bekliyor?

0
© 1999 EyeWire, Inc.

© 1999 EyeWire, Inc.

Tüm hamileliklerin %7-10’u erken doğum ile sonuçlanıyor. Günümüzde, riskli hamilelikler erken saptanarak, uygun tedavi ile anne ve bebeğin sağlığı korunmaya çalışılmakta. Buna rağmen bazı durumlarda prematüre doğum kaçınılmaz oluyor. Ancak yenidoğan bilim dalındaki ilerlemeler ile çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerin yaşama oranları giderek artmakta. Ülkemizde de doğum ağırlığı 750-1000 gram olan bebeklerin % 50-80’i yaşama devam edebiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Prof. Dr. İpek Akman anlatıyor.

Prematüre bebekler organ gelişimlerini tam tamamlayamadan doğduklarından uzun süre yoğun bakımda ve küvöz içinde izlenmeleri, bazı hastaların ise solunum cihazına bağlanmaları gerekir. Erken doğum tehdidi olan bir gebenin doğumunu, yenidoğan yoğun bakımı olan bir merkezde yapması bebeğinin sağlığı için çok önemlidir. Eğer doğum böyle bir merkeze ulaşılamadan gerçekleşirse, prematüre bebeğin tecrübeli bir transport ekibiyle uygun koşullarda, yoğun bakıma sevki hem hayatta kalabilmesi hem de ileride nörolojik özür gelişmemesi (beyne giden oksijen düzeyinin yeterli seviyede tutulması gerekir) açısından çok önemlidir.
Prematüre bebeklerin uzun süre yoğun bakımda kalmaları gerekebilir. Bebek ne kadar erken doğduysa ve doğum ağırlığı ne kadar küçükse, bu süre o kadar uzun olur. Anne baba ile bebeğin uzun süre ayrı kalmaları, yoğun tıbbi problemler, bebeği kaybetme korkusu ve bebekte kalıcı problemler oluşma riski nedeniyle, bu dönem psikolojik açıdan çok yıpratıcı olabilir. Ayrıca ülkemizde veya dünyadaki diğer merkezlerde yoğun bakım hizmetleri çok pahalıdır.

Prematüre bebeğin taburculuk sonrası izlemi:

Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde tedavi gören çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerin uzun dönem izlemlerinde bazı sorunlar yaşanabilir. Bu sorunlar şunlardır:
• Kronik akciğer hastalığı
• Fiziksel gelişme geriliği
• İşitme problemleri
• Görme problemleri
• Nörolojik gelişme geriliği
• Okul problemleri

Kronik akciğer hastalığı (BPD ) nedir? Neler yapılabilir?
Prematüre bebeklerin çoğu ilk günlerde solunum cihazı yardımıyla nefes alıp verirler, uzun süre oksijen tedavisi almaları gerekebilir. Bu tedaviler sırasında gelişimini tamamlamamış olan prematüre akciğer dokusunda ve hava yollarında zedelenme ve enflamasyon gelişebilir. Bir prematüre bebek 28 günlük olduğunda oksijen tedavine ihtiyaç duyuyorsa “kronik akciğer hastalığı“ tanısı konur. ABD’de çok düşük doğum ağırlıklı bebekler arasında BPD sıklığı, %23’tür. Bu sıklık gebelik yaşı ve doğum ağırlığı küçüldükçe artar.
BPD’si olan bebeklerin taburcu olduktan sonra tekrar hastaneye yatış oranları yüksektir. Bu bebeklerin evde sigara dumanına maruz kalmamaları ve enfeksiyonlardan korunmaları çok önemlidir. Bu hastalara Kasım – Nisan ayları arasında ayda 1 kez RSV enfeksiyonunu önleyen palivizumab adlı ilacın yapılması, RSV’e bağlı tekrar hastaneye yatışlarını azaltmaktadır. Ayrıca bebek 6 aydan büyükse grip aşısının yapılması önerilmektedir. Akciğer dokusunun kendini yenilemesiyle, kronik akciğer hastalığı süt çocukluğu döneminde geriler, hastaların çoğunda akciğer fonksiyonlarında düzelme görülür.

Beslenme ve büyüme problemleri
Prematürelerde mide ve barsakların olgunlaşmasını tam tamamlamamış olması nedeniyle emme ve yutma sorunları, besin emilim düşüklüğü, sindirimin yavaş ve barsak hareketlerinin düzensiz olması sık görülen problemlerdir. Bunun yanı sıra bu bebeklerde yoğun medikal problemlerin varlığı ağızdan beslenmeyi geciktirir. Bunun sonucu olarak doğumdan sonra beslenme ve kilo alma yavaş olur. Bebeklerin açıklarını kapatmak ve akranlarını yakalamak için normalden daha yüksek kalori ve protein almaya ihtiyaçları vardır. Uygun ev ortamı sağlanıp, annenin beslenme eğitimi alması ve yakın doktor kontrolüyle bu mümkün olabilir. Bebeklerin çoğu 2 yaşındayken yaşıtlarını yakalarken, %20’si 8 yaşına geldiğinde yaşıtlarından kısa boyludur. Tablo 2 de prematürede fiziksel gelişme geriliği oranları verilmiştir.

Tablo 2 – Prematüre bebeklerde fiziksel gelişme geriliği oranları
Preterm doğumda IUGR * % 30
Taburculukta düşük tartı % 65
!:5 yaşında düşük tartı % 30
8 yaşında kısa boy % 20

IUGR: Doğum ağırlığının hamilelik haftasına göre düşük oluşu

İşitme sorunları
Yenidoğan yoğun bakımdan taburcu olan bebeklerin %2-3’ünde işitme kaybı olabilir. Bunun nedenleri arasında beynin doğum sırasında oksijensiz kalması, yüksek sarılık düzeyi, enfeksiyonlar, kullanılan ilaçların yan etkileri ve uzun süre solunum cihazı tedavisine bağlı östaki borusunda fonksiyon bozukluğu sayılabilir. İşitme kaybı hafif olsa bile konuşmada gecikmeye ve öğrenme problemlerine neden olabilir. Prematüre bebeklere işitme taraması yapılması, işitme kaybı tanısı konulan olgulara erken tedavi başlanması çok önemlidir.

Görme sorunları
Prematüre bebeklerin gözlerinin retina tabakasının kan damarları tam gelişmemiştir. Yüksek konsantrasyonda ve uzun süre oksijen tedavisi alan veya kritik hastalığı olan bebeklerde bu süreç uygun şekilde tamamlanamaz. Prematüre retinopatisi denilen bu hastalık, tedavi edilmezse körlüğe yol açabilir. Prematüre bebekler 4 haftalık olduklarında bir göz doktoru tarafından muayene edilmelidirler. Bu muayeneler göz damarları gelişimini tamamlayana kadar tekrarlanmalıdır.
Retinopati saptanan bebekler lazer ile tedavi olurlarsa görme kaybı riski azalır. Bu bebekler büyüdüklerinde kırma kusurları, şaşılık ve göz tembelliği görülebilir. Bu nedenle bu bebekler senede bir göz muayenesi olmalıdırlar.

Nörolojik gelişme geriliği
Prematüre bebeklerde serebral palsi (kalıcı ve ilerleyici olmayan hareket bozukluğu), zihinsel gerilik, epilepsi veya öğrenme problemleri görülebilir. Doğum ağırlığı ve hamilelik haftası azaldıkça sorun görülme riski artar. Örneğin doğum ağırlığı 1000-1500 g olan bebeklerde bu risk %15 iken, doğum ağırlığı 1000 gramdan küçük ise risk %25’tir. Spastik serebral palsi, prematürelerde en sık rastlanan hareket bozukluğu tipidir.
Hamilelikte gelişen enfeksiyonlar, ikiz kardeşin ölümü veya bebeğin oksijensiz kalması, bebekte beyin hasarı yaratarak ileride spastik serebral palsi gelişimine yol açabilir. Bebeğin ilk aylarda belirgin bulgusu olmamasına rağmen 1 yaşına doğru gelişiminin geri olduğu, duruş ve hareketlerinin anormal olduğu fark edilir.
Bu bebeklerde ilk aylarda fizik tedaviye başlanması gerekir. Zihinsel fonksiyonlar hareket bozukluğunun derecesine göre farklılık gösterebilir. Spastik dipleji (bacak hareketlerinde spastisite) veya hemiplejide (tek taraflı sağ veya sol spastisite) zihinsel fonksiyonlar genellikle normal veya normale yakındır, ancak çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerin %5’inde zihinsel gerilik görülebilir. Çocuğun işitme ve görme problemi varsa zihinsel gelişimi olumsuz etkilenebilir. Bu nedenle bu açılardan mutlaka incelenmesi gerekir. Yapılan araştırmalarda bebeğin annesinin eğitim durumunun ve sosyoekonomik çevresinin de zihinsel gelişimini etkilediği saptanmıştır.

Share.

About Author

Leave A Reply