Ramazanda en çok yapılan beslenme hataları!

0

dreamstime_m_54989738

Günler geçtikçe oruç tutarken vücut her ne kadar alışsa da farkında olmadan bazı hataları yapmak da söz konusu olabiliyor. Şişli Florence Nightingale Hastanesi, beslenme ve diyet uzmanı Tuba Kayan Tapan ramazanda en çok yapılan 9 hataya dikkat çekiyor.

1-Mutlaka sahura kalkın
Sahura kalkmayan bireyler, gün boyunca almaları gereken enerjiden daha azını alır. Buna bağlı olarak, aldıkları vitamin mineral, karbonhidrat, protein veya da yağ eksik olur. O zaman da kan şekerlerinde düşmeler, hipotansiyon, halsizlik ve uyku hali oluşur. Bu kişiler ramazan sonunda kilo kaybı yaşar ama bu kas ve su kaybıdır. Halbuki yapılan sahurla birlikte öğün sayısı artacağından metabolizma daha hızlı çalışacak ve kilo artışları olmayacaktır.

2-Sıvı tüketimine dikkat
İftardan sahura besin alındığı süre boyunca sıvı tüketimi oldukça önemlidir. Çünkü yaz aylarında havanın sıcak olmasıyla birlikte terleme oranı arttığından dolayı vücutta su ve mineral kaybı olmaktadır. Kaybedilen mineral ve suyun geri alımı vücut dengesi için oldukça önemlidir. Su ve sıvı miktarı birbirlerine karıştırmamalısınız. İçilen çay, kahve ve komposto sıvı miktarına girer ve suyun yerini tutmaz. İçmeniz gereken su miktarı kilogram başına değişir. Kilonuz üstünden 30cc su ile çarparak tüketmeniz gereken su miktarını bulabilirsiniz.

3-Aşırı tuz ve yağ tüketiminden uzak durun
Sahurda yapılan yanlışlardan biri de, çok tuzlu ve yağlı beslenmektir. Fazla tuz vücutta su tutacağından ödeme neden olur. Aynı zamanda susama hissini de arttırır. Bu da gün boyu oruç tutanlara zor anlar yaşatabilir. Ayrıca yüksek tansiyonu olanların özellikle tükettikleri tuz miktarına çok dikkat etmeleri gerekir. Yağlı besinler de susama hissini arttırdığı gibi kilolu bireylerin daha fazla kilo almasına sebep olur.

4-Sahurda ve iftarda yüksek karbonhidratlı yiyeceklerden uzak durun
Özellikle un, şeker gibi basit karbonhidrat içeren gıdalar hipoglisemi ve hiperglisemi risklerini arttırır. Bu da kişilerin insülin direncini arttırarak, karın bölgesi yağlanmasına sebep olacaktır. Ayrıca artmış insülin direnci kan şekeri değerlerini etkileyecektir. Basit karbonhidratlı besinlerin posa içeriği düşük olduğundan, bağırsak hareketlerini yavaşlatmaktadır. Bu da kabızlık durumunu arttırır. Bu sebeple sahur ve iftar menülerinden poğaça, simit, börek gibi besinleri çıkararak onlar yerine posa içeriği yüksek olan sebze, meyve ve barbunya gibi kurubaklagilleri tercih etmek bağırsak hareketlerini arttıracağından mide-bağırsak sistemini olumlu yönde etkileyecektir.

5-Gazlı içeceklere hayır
Sahurda ve iftarda yapılan diğer bir hata da içecekler yönündedir. Meyve suyu ve gazlı içecekleri tüketmek içerdikleri şeker oranından dolayı, kan şekerini olumsuz etkiler. Suya seçenek olarak sahurda süt, iftarda ayran tercih edebilirsiniz. Özellikle sahurda ılık, tarçınlı bir süt insülin direncini olumlu yönde etkileyerek, gün içerisindeki kan şekeri seviyelerini stabil kılacaktır. Proteini yüksek beslenmek, tokluk hissini arttıracağından, sahurda tercih edilmelidir. Özellikle çok tuzlu olmayan peynir ve yumurta içerdikleri protein ve yağ örüntüsünden dolayı mideyi geç terk edeceğinden dolayı tokluk hissini arttıracaktır.

6-İftarda bir kase çorba içip ardından 15 dakika bekleyin
Gün boyunca uzun süre aç kalındıktan sonra düşen kan şekeriniz düşer. Bu durumu aşmak için oruç bozulan iftariyeliklerden sonra bir kase çorba içip 15 dakika beklemek iyi olur. Çok yağlı ağır yemekler yerine ızgara, haşlanmış ya da fırınlanmış et, tavuk ya da balık gibi yemekleri tercih edebilirsiniz. Aksi takdirde yüksek kan şekeri, yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlıkları riski artabilir.

7-Reflünüz mü var? İşte cevabı
İftarda hızlı ve çok miktarda besin tüketmek mide hastalıklarını da arttırır. Özellikle reflüyü oldukça tetikler. Gastrit reflü gibi mide şikayeti olan bireylerin, oruçlarını bozarken asitsiz iftariyeliklerle başlamaları gerekmektedir. En güzel başlangıç küçük bir kase komposto veya az yağlı bir çorba olacaktır. Mide hassasiyeti olan bireylerin besinleri çok sıcak ve çok soğuk olarak tüketmemesi gerekir. Mide hassasiyeti olan bireylerin acı ve baharatlı gıdaları da tüketmemeleri gerekir. Ayrıca meyve asidi midelerini rahatsız edebileceğinden çiğ meyve yerine komposto veya hoşaf içmeyi tercih etmelidirler. Yemekten hemen sonra çok miktarda kahve ve çay içmek mide kapakçığını gevşeteceği için reflü riskini arttırabilir. 

8-Şerbetli tatlılara bir süre uzak durun…
Tüketilmek istenen tatlının şerbetli olması yine yapılan hatalardan biridir. Ramazan ayında yapılan güllaç tatlımızın aslında şerbetli tatlılar yerine daha masum olarak tüketilebilecek bir tatlı olduğunun bilinmesi gerekir. Yemekten 1 saat sonra yapılacak ara öğünün meyve ve ceviz olarak tercih edilmesi en uygunudur. Çünkü hem posa içeriği yüksektir hem de kan şekerini dengeler. İlla bir tatlı tüketilmesi istenirse, bu meyve ve ceviz yerine güllaç, dondurma ya da bir sütlaç olabilir.

9- Süt ve süt ürünlerini tüketin
İftar ve sahurda süt ve süt ürünlerini tüketmek hem proteini yüksek olduğu için tok tutacaktır hem de kalsiyumun yüksek olması karın bölgesi yağlanmanın artması engelleyecektir. Ramazan ayında oruç tutan bireylerin süt ve süt ürünlerini günde en az 2 porsiyon olarak tüketmeleri oldukça önemlidir.

Share.

About Author

Leave A Reply