Sevgililer Günü yaklaşırken…

0

Screen Shot 2016-02-12 at 2.28.42 PM

Konuyu obeziteyle açmak istemezdim. Ancak Sevgililer Günü’ne sayılı günler kala, afrodizyak besinlerden bahsetmeden önce, libido ve obezite arasındaki ilişkiden biraz bahsedelim. Bu arada sizi fazla bekletmeden de bir aşk mönüsü sunalım:  Füme Dilli Roka SalatasıRezeneli Piliç ve Bisküvili Çilek Tart
Artmış yağ dokusu, kadın-erkek cinsiyet fark etmeksizin hepimizi etkiler. Erkeklerde obezite, testosteron denilen erkeklik hormonunun oluşmasını başlatan kimyasal yolları etkileyerek, testosteron yapımını azaltır. Obezite başka bir yoldan da testosteronu etkilemektedir. Yağ dokusu artınca leptin hormonun yapımı da artar ve artmış leptin seviyesi de testosteron yapımını azaltır.
Testosteron hormonunun libidoyu etkileyen en önemli hormonlardan birisi olması yanı sıra eksikliği de erektil disfonksiyonun en önemli sebeplerinden biri olarak gösterilmektedir. Erektil disfonksiyon, en az 6 ay süreyle cinsel ilişki için gerekli olan penil ereksiyona ulaşamama veya sürdürememe olarak tanımlanır. Obezite ile erektil disfonksiyon arasındaki ilişki, sadece azalan testosteron hormonuyla da ilişkili kalmamaktadır. Kan basıncının artması, insülin rezistansı oluşması, kan dolaşımın bozulması, damar yapısının bozulması sebebiyle de dolaylı olarak erektil disfonksiyona sebep olmaktadır.
Obeziteyle gelen bir başka sorun da kısırlıktır. Testosteron hormonunun azalması, adipoz dokudan ortaya çıkan leptin ve benzer hormonların artışı, insülin rezistansı görülme sıklığının artması, sperm parametrelerinde bozulma olarak da kendini gösterebilmektedir.
Obezite kadınlarda da benzer bir işlev görmektedir. Kadınlarda artan yağ dokusu androjen (erkeklik) hormonlarının yapımını direkt olarak artırır. Bunun dışında plazma seks hormon bağlayan globülinleri azaltır (biraz karışık oldu, her insanın vücudunda karşı cinsin hormonlarından az miktarda olsa da bulunur, karşı cins hormonların yükselmesini veya kanda serbestçe gezmesini engelleyenler işte bu plazma seks hormon bağlayan globülinlerdir) ve azalan bu globülinler yüzünden kadınlarda testosteron artışı görülür. Artan androjen tip hormonlar kadınlarda polikistik over, periyotlarda düzensizlik veya olmama, hirşütizm gibi hastalıklar olarak kendini gösterebilmektedir.
Şimdi bir de iyi tarafından bakalım: Eğer bu sorunlar obeziteye bağlıysa, yapılan çalışmalar göstermiştir ki, kilo vermek ve yaşam tarzınızı düzenlemek de bu sorunların ortadan kalkmasını sağlayacaktır. 1996 -2006 yıllarında yapılan 221 çalışma incelendiğinde, hareketsiz hayat sürenlerle fiziksel aktivite yapanlar arasında önemli farklar bulunmuştur. Günde 200 kaloriden fazla fiziksel aktivite yapanların risk katsayısının, hareketsiz hayat sürenlere kıyasla oldukça düşük olduğu görülmüştür.
Beslenmeyle ilgili olarak yapılan bir çalışmadaysa, Akdeniz tipi diyet tüketenlerin bu tip sorunlarla daha az karşılaştığı ve Akdeniz tipi diyetin erektil disfonksiyona karşı koruduğu gözlenmiştir. Sigara kullanımı, hareketsiz hayat, kötü beslenme gibi pek çok neden bu sorunlara sebep olabilir. Fiziksel aktivitenin yüksek olması ve sağlıklı kiloyu koruyor olmak, pelvik kanlanmayı, penil oksijenlemeyi, efor kapasitesini , kalp-damar sistemini , şeker dengesini koruduğu için olumlu etkiye sahiptir.
Şimdi biraz da afrodizyaklardan bahsedelim
Kadın ya da erkeğin cinsel dürtülerini canlandırdığına, gücüne güç kattığına inanılan gıdaların tümüne birden “afrodizyak gıdalar” adı veriliyor. Güç kattığına inanılan dedim, çünkü halen gerek ülkemizde, gerekse dünyanın dört bir köşesinde, bu etkiyi yapan gıdalar konusundaki söylentiler hiç bitmiyor.
Yapılan araştırmalar, afrodizyak olarak bilinen birçok gıdanın aslında abartıldığı kadar etkisinin bulunmadığını gösteriyor. Ancak bilimadamları birçok afrodizyak sanılan gıdanın “placebo etkisi” yaptığını, yani psikolojik olarak dürtüleri tetiklediğini de kabul ediyorlar. Çünkü bir gıdanın gerçekten işe yarayan afrodizyak olması için, özellikle beyinin bu konuda çalışan bölgelerine pozitif bir uyarıcı etkisi yapması bekleniyor. Hatta kadınların ve erkeklerin beyinlerinde bu işi gören belgeler farklı olduğu için, her ikisi de farklı afrodizyaklara tepki veriyor
Peki, gerçekten afrodizyak etkisi kanıtlanmış yiyecekler nelerdir?
Elbette listenin başında fındık, badem, ceviz, Antep fıstığı gibi kuruyemişler geliyor. Özellikle ara öğünlerde açlığı bastırmak için önerdiğim bu kuruyemişlerden fındığın erkeklere, bademin de kadınlara iyi geldiği kanıtlanmış.
İkinci olarak bizdeki geleneksel afrodizyakların temel maddeleri olan bazı baharatlar geliyor. Özellikle kırmızıbiber, kişniş, anason, rezene, hardal ve zencefil, bin bir gece masallarında sürekli isimlerinin geçmesinden olacak, test edilmiş ve onaylanmış baharatlar.
Anadolu topraklarında üç bin yıllık afrodizyak reçetelerinde bile görülen bir başka katkı da sebzeler. Bunların başında da daha çok balığın yanında yemeyi tercih ettiğimiz roka geliyor. Kuşkonmaz ve havuç da, üzerine şöyle bir limon sıkıp çiğ tüketilebilecek afrodizyaklardan. Kokusu pek romantik gelmese de, etkinliği kanıtlanmış bir diğer sebze de sarımarımsağı çiğ yemek zorunda değilsiniz elbet; yemeğin içine katıp eşinizle birlikte tüketirseniz çok da sorun çıkmaz.
Kaliteli protein kaynağı ve doymuş yağ içeriği düşük tavuk ve hindi eti de, yüksek selenyum içeriğiyle iyi bir afrodizyak etkiye sahip. İçerdiği yüksek B vitaminleri sayesinde de hormon düzeylerini dengelemekte yardımcı tavuk ve hindi eti.
Genel olarak tatlı lezzetler, ekşi ya da tuzlu tatlardan daha fazla afrodizyak etki yapıyor. Tatlı deyince aklınıza hemen şıralı tatlıların, pastaların geldiğini biliyorum. Ama o tür tatlılar kan şekerini hızla yükselttiği ve kısa bir süre sonra hızla düşmesine neden olduğu için anti-afrodizyak bir etki yapabilir. Size tatlı olarak incir, muz, çilek, ananas ve avokado yemenizi öneriyorum. Kimi mineraller, kimi de vitaminler yönünden zengin olan bu meyveler, afrodizyak etki testini de başarıyla geçmiş. Özellikle incirin her iki cins üzerinde de olumlu etki gösterdiği ve cinsel dayanıklılığı arttırdığı kanıtlanmış.
Bu durumda Sevgililer Günü menüsü de ortaya çıktı demektir. İçinde bol roka ve kuru incir, badem bulunan bir salata ile birlikte kırmızı biber, sarımsak, rezene ve anasonla pişirilmiş bir tavuk yemeği, garnitür olarak da havuç ve kuşkonmaz haşlama veya ızgara olabilir. Mönünüz hazır, tıklayın tarife ulaşın: Füme Dilli Roka Salatası, Rezeneli Piliç ve Bisküvili Çilek Tart.
Bu arada salatayı hindi göğüs ile yapabilirsiniz. Yemeğin sonunu hafif getirmek istiyorsanız da sadece çilek ya da kuru incir tercih edebilirsiniz.

Share.

About Author

Leave A Reply