İyi bayramlar, mutlu sofralar…

0

Koca bir ay boyunca yaşadığınız gün boyu süren açlık ve susuzluk sonrasında birden yüklenmeniz metabolizmanızı bozar, sizi rahatsız eder. O yüzden beslenme konusunda bir takım noktalara dikkat etmeniz gerekir.  İstanbul Florence Nightingale Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü Uzm. Dr. Süleyman Uraz anlatıyor.

Ramazan’da gün boyu uzun süren açlık ve susuzluğa başlangıçta metabolizmamız ve organlarımız tasarruf mekanizmalarının devreye sokarak mevcut duruma hızla uyum sağlar.  Yani vücudumuz, hem suyu, hem de besin maddelerini çok tasarruflu kullanarak hücre ve organların dengesini muhafaza eder. Bu nedenle bir takım kalp, böbrek ve metabolik hastalıkları olan hastaların organ fonksiyonları yetersiz olduğundan oruç tutmaları doktorlar tarafından önerilmeyebilir.

Ramazan’daki beslenme tarzı aslında metabolizmayı yavaşlatıp, organların dinlendirilmesi ve maksimum metabolik tasarrufun yaptırılmasını sağlar. Ramazanın bitmesiyle bu kez vücudun, organ sistemlerinin ve metabolizmanın tekrar yeni duruma uyum sağlaması gerekir. İşte bu uyum sağlama dönemi son derece önemlidir. Ramazan’da kalori tasarrufuna alışmış olan vücuda fazla kalori alındığı zaman hem sindirim sistemi problemleri yaşanır, hem de kan şekeri düzensizliği, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği gibi problemlerin oluşmasına neden olunur.

Ramazan beslenme alışkanlıklarının değiştirildiği, doğru beslenme için bir fırsat olarak görülmelidir.  Bayram sabahı metabolizma için yeni beyaz bir sayfa açmak gerekir. Bu nedenle ilk kahvaltı önemlidir.  Hafif bir kahvaltı ile bayrama başlamak uygun olur. Bir dilim tam tahıl ekmeği, zeytin, peynir, yumurta ve yanına mutlaka maydanoz, yeşil biber, salatalık gibi yeşil sebzeler tercih edilebilir.

Ramazan sonrası hızlı kilo alınır mı?
Özellikle bayramın “şeker-tatlı bayramı” olması nedeniyle bir aylık açlığın acısını çıkarırcasına her ziyarette ikram edilen tatlıların yenmesi ile tam bir metabolik felaket meydana gelir. Hamur ve yoğun şekerli tatlılar yerine günde bir porsiyon olmak üzere sütlü veya az şekerli meyve tatlıları tercih edilmelidir. Bu da ara öğün şeklinde yenmelidir.
Ramazanda iftar ve sahurda yemek yeme alışkanlığının devamı olarak geç saatte veya yatmaya yakın yemek yenmesi hem hazımsızlık, şişkinlik, reflü gibi sindirim sistemi problemlerine, hem de kilo almaya ve dolayısıyla, kolesterol yüksekliği, hipertansiyon ve şeker düzensizliğine neden olur. Bu nedenle akşam yemekleri erken yenmeli ve hafif olmalıdır. Akşam daha çok sebze yemekleri, zeytinyağlılar ve çorba tercih edilmeli. Yemeklerin yanında salata veya yeşillik eksik edilmemelidir. Günde mutlaka bir kase yoğurt tüketilmelidir. Hafif yaz tariflerine uygun tavuk ve hindi yemekleri de sofranızı zenginleştirecektir.

Ramazanda sindirim sistemi az ve uzun süre açlığa adapte olduğunda ramazanın bitiminde ani ve çok miktarda yemeğin, hem de iyi çiğnenmeden tüketilmesi karın ve mide ağrısı, şişkinlik, gaz hazımsızlık gibi sindirim sistemi problemlerine neden olabilir. Yavaş yemekle hem sindirim problemleri meydana gelmeyecek, hem de gereğinden fazla, mideyi şişirinceye dek yemek yemeye gerek kalmadan kan şekerinin yükselmesine zaman tanıyarak doygunluk hissi oluşacaktır.

Sıvı tüketimi
Gün boyunca, sıvı kaybına göre değişebilmekle birlikte en az 2-2.5 litre sıvı tüketilmesi alışkanlığı edinilmelidir. Ayran, şekersiz doğal komposto, soğuk nane, papatya, adaçayı gibi içecekler tercih edilebilir.  Ayrıca Ramazan’da ara verilen egzersiz ve yürüyüşe hemen başlamanız sizin için çok yararlı olacaktır.

Share.

About Author

Leave A Reply