Turkey: Hindi ve Türkiye?

0

Hindinin İngilizce’sinin ülkemizin ingilizcesi ile aynı olmasının bir tesadüf olduğunu sanmayın. Turkey adı, zamanında bu hayvanı pazarlayan Türk tüccarlardan geliyor çünkü.

Bu aralar Amerika’da kutlanan ve onların en önemli günlerinden biri olan Şükran Günü sofralarının baştacı olan hindi, bizde de yılbaşı sofralarını süslüyor. Birkaç hafta içinde bol bol adını duyacağımız hindi hakkında biraz farklı bilgilere ne dersiniz? Avrupalılar Hint tavuğunu, Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfinden çok önce biliyorlardı.

Bu kümes hayvanı Avrupa pazarlarına Gine’den geliyor ve eti çok seviliyordu. Bunları pazarlayanlar ise Türk tüccarlardı. Mehmet Yaşin yazdığı bir yazıda bunu çok güzel anlatmış. Bu garip görünümlü hayvana biz “Hindi” diyoruz ama bütün dünya onu ‘Turkey’ diye adlandırıyor. Yani bu kırmızı ibikli, siyah hayvanı, ülkemizin adıyla çağırıyorlar. Bununla ilgili farklı birkaç teori var. Birinci teoriye göre, 1500’lü yıllarda İngiltere’ye getirilen hindileri, İngiliz tüccarlar Asya ülkelerine satmak için önce İstanbul limanına getirmişler. Buradan Asya ülkelerine pazarlamaya başlamışlar. O zamana kadar bir adı olmayan bu kuşu satabilmek için ona bir ad takmak gerekince, ‘Türk Horozu’ demişler. Sonra horoz lafını kaldırıp sadece ‘Turkey’ demeye başlamışlar. İkinci teori biraz daha akla yakın. Buna göre Avrupalılar Hint tavuğunu, Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfinden çok önce biliyorlardı. Bu kümes hayvanı Avrupa pazarlarına Gine’den geliyor ve eti çok seviliyordu. Bunları pazarlayanlar ise Türk tüccarlardı. İngilizler, bu hayvanlar İstanbul’dan geldiği için adını ‘Türk Horozu’ koymuşlardı. Yıllar sonra Mayflower gemisiyle Amerika’nın Massachusetts eyaletine göç eden İngilizler, oradaki ormanlarda vahşi hindilerle karşılaştılar. Bunlar İngiltere’deki ‘Türk Horozlarına’ çok benziyorlardı. Onun için bu kuşla- ra ‘Turkey’ adını taktılar. Bu arada Burada Sevan Nişanyan’ın ‘Kelime- baz’ adlı kitabının birinci cildinde hindinin ismi konusunda şunları yazmış̧: “İngilizler bilmediğim bir nedenle ‘Turkey Fowl’ adını verdikleri, aslında Afrika kökenli bir kuş olan Beç tavuğunun adını alıp, yeni gelen kusa ‘İndian Turkey’ demişler. Bu Beç tavuğu, tavuktan irice, kara bir kuştur, serpme beyaz benekleri ve gösterişli ibiği olur, bizde bazen Tokat tavuğu da denir. Hindiye bayağı benzer, yani adlandırma makul. ‘Kırmızı ibiğinden dolayı Turkey adı verildi’ lafı ise geyiktir. Türkler o zamanlar kırmızı başlık giymezlerdi ki! Fes taaa 1820’lerde icat edildi.”

Osmanlı’da da tüketiliyordu

Bizim sofraların hindi ile olan ilişkisine gelirsek… Osmanlı mutfağı konusunda uzman olan Mariana Yerasimos, Osmanlı’da hindi tüketimiyle ilgili en eski belgenin 17 Ocak 1715 tarihli olduğunu belirtir. Söz konusu belge, Galata Sarayı’nın tamirattan sonra yeniden hizmete girmesi nedeniyle, Sultan III. Ahmed’in onuruna verilen harcamalar listesidir. Yerasimos, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde hindi kebabından bahsettiğini öne sürer.

Share.

About Author

Leave A Reply