Yepyeni bir hayat!

1

Minik çocuğunuzu dış dünyanın kollarına ilk defa bırakmak fikri sizi gerginleştirebilir. Fakat unutmayın; çocuğunuza kendi özgüvenini ve bağımsızlığını kazanabileceği bir ödül veriyorsunuz…

Okula başlamak, heyecan dolu bir olay, bu durum biraz stresli hatta endişeli de olabilir. Lütfen çocuğunuza “seni özleyeceğim” gibi cümleler kurmayın. Bu onu daha da sıkıntıya sokar. Bunun yerine; “sen burada oyunlar oynarken, ben de büyüklerin yapması gereken sıkıcı işleri yapacağım.” Unutmayın ki, anaokulu demek oyunlarla bir şeyler öğrenmek demektir. Çoğu zaman aileler, çocuklarının okumaya ya da yazmaya odaklanmalarını istiyor. Fakat puzzle’lar yapmak, şekilleri öğrenmek çocuğunuzun, okumaya hatta ilkokula atacağı çok önemli adımlardır. Bunlardan bir tanesi bile kaçarsa, bir yerde tökezleyecektir. Bu yüzden, gözleri, kulakları ve akılları hazır olmadan onları zorlamamalısınız.

Lütfen yıl boyunca bu temek kurallara bağlı kalın:

–  Sıkı bir kahvaltı etmesini sağlayın. Aç bir çocuk odaklanmada zorluk yaşar.

–  Kendini iyi hissetmiyorsa onu okula göndermeyin.

–  Son olarak, lütfen biz öğretmenlere güvenin. Her günün planını yaparken onların ilgi alanlarını aklımızda tutuyoruz. Çok önemli beceriler öğrettiğimizin farkındayız, üstelik büyük ihtimalle o, ana sınıfı öğretmenlerini pek hatırlamayacak olsa da biz onları hiç unutmayız. Her çocuk aklımızda ve kalbimizde kalır…

Hazırlık aşaması
1. Geri sayım yapmaya başlayın.Okulun açılmasına 2-3 hafta kala bir takvim üstünde geri sayım yapmaya başlayın. Çocukların bir fikre alışmaları için zamana ihtiyaçları vardır.
2. Endişelerinizi belli etmeyin. Eğer çocuğunuzun ilk gün bacağınıza yapışacağını düşünüyorsanız bunu kendinize saklayın ve ona bu endişenizi yansıtmayın. Sizin gergin olduğunuzu düşünürse o da gerginleşecektir.
3. Günlük programını önceden öğrenin.“Çocuğun, gününü nasıl geçireceğini bilmesi çok önemli. Eğer kafasında bir boşluk kalırsa, korkuları ortaya çıkabilir” diyor, Prof. Dr. Robert Pianta.

Büyük gün:

1. Onu rahatlatın. En sevdiği oyuncağı ya da bebeği yanına alması pek hoş karşılanmayabilir. Ama sırt çantasının içine ailenizin bir fotoğrafını koyabilirsiniz. Bu, ona güvence verecektir.

2. “Hoşça kal demeyi” dramatikleştirmeyin. Ona kocaman sarılın ve “seni seviyorum, gün bitiminde gelip seni alacağım” deyin. Bu yeterli olacaktır. Ağlarsa, vedalaşmayı uzatmayın.

3. Etrafta dolanmayın. Sizi sınıfın kapısından bakarken görürse daha da endişelenecek ve “annem hala beni izlediğine göre burası kötü bir yer olmalı” diye düşünecektir. Sınıftan uzaklaşın!

4. Gün sonuna gelince, onu almaya gittiğinizde sanki yıllardır görüşmüyormuş gibi davranmayın. Size koşup sarılmak isteyebilir ya da tüm bu eğlenceden onu aldığınız için canı sıkılabilir. Onu ne kadar özlediğinizi, günün onsuz geçmediğini söylerseniz sizi üzdüğünü düşünüp o da üzülecektir.

Share.

About Author